T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1835 KARAR NO : 2025/2444 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2025 NUMARASI : 2025/365 E. 2025/784 K. DAVA KONUSU : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 İSTEM: Davacı vekili, müvekkili ...'nın paraya ihtiyacı olduğu bir dönemde tanıştığı davalıdan borç …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1835 KARAR NO : 2025/2444 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2025 NUMARASI : 2025/365 E. 2025/784 K. DAVA KONUSU : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 İSTEM: Davacı vekili, müvekkili ...'nın paraya ihtiyacı olduğu bir dönemde tanıştığı davalıdan borç para aldığını, 200.000,00-TL karşılığında 300.000,00-TL bedelli, müvekkili ...'nın kefil olduğu senet düzenlendiğini, aradan bir ay gibi bir zaman geçtikten sonra müvekkil ....'nın 150.000,00-TL paraya ihtiyacı olması sebebiyle ....'nın kefil olduğu 250.000,00-TL'lik daha senet verildiğini, davalıdan alınan paranın toplamda 350.000,00-TL olmasına karşın, ... tarafından davalıya 450.000,00-TL ödeme yapıldığını ve senetlerin iadesini istediğini ancak davalının faiz alacağı olduğunu söyleyerek 800.000,00-TL'lik senedi müvekkillere imzalattığını, sonrasında müvekkili .... davalıdan 50.000,00-TL ve 6.000,00-Dolar para alarak 150.000,00-TL'lik senede daha imza attığını ve ....'nın da kefil olarak imza attığını, davalı tarafından senetlere ilişkin icra takibi başlatılması üzerine davalı hakkında tefecilik suçundan şikayetçi olduklarını, yapılan yargılamada davalının ceza aldığını, takibin haksız olduğunu belirterek müvekkil .... ve ....'nın İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2018/11691 Esas sayılı dosyasından dolayı ayrı ayrı borçlu olmadıklarının tespitine ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 23/09/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; ... ve ....'nın İzmir 23. İcra Müdürlüğü 2018/11691 E. sayılı dosyadan dolayı 850.000,00-TL ayrı ayrı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacılardan ...'nın babasından kendisine Çeşme Alaçatı'da çok değerli taşınmazların miras kaldığını, ancak, bu taşınmazların hisseli olduğunu, diğer hisseleri satın alması durumunda bu taşınmazları yüksek değerlerle satıp para kazanacaklarını belirterek müvekkilden değişik tarihlerde toplamda 900.000,00-TL aldıklarını, davacıların, söz konusu hisse alımının kısa sürede gerçekleşeceğini belirtmelerine rağmen, aradan uzun bir süre geçmesine rağmen işlemin tamamlanmadığını, araştırma yapması üzerine davacı ....'nın babasının adına çok cüzi ve ekonomik değeri düşük olan iki adet hissesi olduğunu öğrendiğini, dolandırıldığını anlaması üzerine davacılar hakkında İzmir 23.İcra Müdürlüğünün 2018/9599E. ve 2018/11691E. Sayılı dosyaları ile icra takibi başlattığını, davacılar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, davacı ...'nın her ne kadar müvekkile ödeme yaptığını iddia etse de müvekkile ödeme yapmadığını ileri sürerek, haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. Dairemizin kaldırma kararı öncesi; İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI; Mahkemece; ".....İzmir B.A.M. 21. H.D.'nin 2021/1138 E. 2022/113 K. Sayılı ilamında: "Mahkemece toplanan delillere göre; Salihli Asliye Ceza Mahkemesi'nde davalı hakkında çeke yönelik tefecilik suçundan açılmış ve mahkumiyetle sonuçlanıp, kesinleşmiş bir ceza kararı bulunduğu, ancak davacıların davalıya 30.000,00 TL borçlu olduğunu ve bu borcun ödediği iddia edilmiş ise de, bu borcun ödendiğine ilişkin tanık beyanı dışında yazılı bir delil, senet sunulmadığından bu yönde ödemenin yapıldığının kabul edilemeyeceği, 30.000,00 TL borcun ödendiğinin davacılarca ispat edilemediği, davacıların Salihli 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/7365 takip sayılı icra dosyasında bulunan 44.000,00 TL'lik bononun 30.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 14.000,00 TL'si yönünden borçlu olmadıklarına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamış, davalının istinaf itirazının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. " şeklindeki içtihatlar da nazara alındığında hukuk tefecilik suçu kapsamında düzenlenen bonolar nedeniyle davacıların borçlu tutulmalarını korumayacağından, bononun veya herhangi bir hukuki işlem belgesinin düzenlenmesindeki amaç hukuka aykırı kamu düzenine ahlaka aykırı ise bu hukuki işlem belgesinin geçerli olmayacağı ve hukuki sonuç doğurmayacağı temel hukuk bilgilerinin TMK.'nun genel ilkelerinden olması nedeniyle davacıların davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kısa kararın 2. Bendinde icra inkar tazminatının sehven davacıdan alınarak davalılara ödenmesine ibaresinde hata yapıldığı gerçekte ve doğru hâliyle davalıdan alınarak davacılara ödenmesine ibaresi yazılması gerektiği anlaşılsa da bunun açık hata dahi olsa kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulamayacağından tahsis şerhi ile düzenlenmesi gerektiği....." gerekçesi ile, "1-Açılan Davanın Kabulü ile davacılar .... ve ....'nın İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2018/11691 E. Sayılı icra taklip dosyasında takibe konu edilen bonolar nedeniyle davalı takip alacaklısına BORÇLU BULUNMADIKLARININ TESPİTİNE, Tashih şerhiyle; 2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak miktarı olan 850.000 TL'nin %20'si oranına tekabül eden 170.000 TL'nin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine," karar verilmiştir. Dairemizin 27.12.2024 tarihli, 2023/1877 Esas, 2024/2322 Karar sayılı kararı ile; HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca yargılamaya bakmakla Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davalının istinaf sebepleri ile ilgili olarak herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/06/2023 tarih, 2021/411 Esas 2023/329 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararı sonrası; İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI; "...........Ceza Mahkemesinin karar gerekçesinde bu davaya konu bonoların tefecilik ilişkisi nedeniyle verildiğinin tespit edildiği; bu durumda, ceza davası sonunda tefeciliğe ilişkin maddi vakıa kesinleştiğinden, 6098 sayılı TBK.’nun 27/1 maddesi hükmü uyarınca, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı sözleşmeler geçersiz olacağından, davalının savunmasına itibar edilmeyerek menfi tespit davasının ve davalı kesinleşen mahkumiyet kararı ile tefecilik suçu sonucu düzenlenen bonoları takibe konu etmekle kötü niyetli olduğu kanaatine varılarak davalı aleyhine tazminata da karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile; "1-Davanın KABULÜ ile; davacıların İzmir 23. İcra Müdürlüğü' nün 2018/11691 Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak yapılan 25/05/2018 keşide, 29/06/2019 vade tarihli iki ayrı bonodan ötürü toplam 850.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, 2-Davalının sorumlu olduğu 850.000,00 TL üzerinden %20 kötü niyet tazminatı olan 170.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine," karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davalı vekili, davalı müvekkilinin, davacılar ... ve ... tarafından Çeşme Alaçatı’daki taşınmaz hisselerini yüksek fiyata satma vaadiyle toplam 900.000,00-TL alındığını, davacılar tarafından hisse devrinin gerçekleşmediği ve çeşitli bahanelerle sürekli oyalandığını, müvekkilin araştırmaları sonucu davacı ...’nın babasının adına çok düşük değerde iki hissenin bulunduğunu öğrenerek dolandırıldığını, bu nedenle İzmir 23. İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlattığını ve suç duyurusunda bulunduğunu, takipsizlik kararının ise ihtilafın hukuki mahiyette olduğunu belirttiğini, ayrıca müvekkilin lehine açılan ortaklığın giderilmesi davasının sonucunda taşınmazların satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini ve davacılarca istinaf edildiğini, davacılar tarafından müvekkil hakkında açılan ceza davasında eksik ve hatalı yargılama sonucunda tefecilik suçundan hüküm kurulduğunu, mahkeme dosyalarında müvekkilin tefecilik suçu işlemediğinin ve davacıların kendi beyanlarıyla müvekkilden para aldıklarının açıkça ortaya çıktığını, davacıların icra dosyası mevcutken elden ödeme yaptıklarını iddia etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ödeme iddialarını kanıtlamaları gerektiğini ve tanık beyanlarının duyuma dayalı olup hukuken geçersiz olduğunu, davacıların hiçbir yazılı belge sunmadığını, senetle ispat zorunluluğunun bulunduğunu ve yerel mahkemenin davacıların farazi beyanlarına dayanarak hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, tüm iddialarını belgelerle ve mahkeme ilamlarıyla kanıtladığını öne sürerek, istinaf talebinin kabulüyle İzmir 2. Asliye Ticaret 2025/365 E. 2025/784 K. Sayılı kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, icra takibine konu senedin tefecilik suçu kapsamında alındığı iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına göre, davalının tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davalının, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/09/2025 tarih, 2025/365 E. 2025/784 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gereken 58.063,50-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 14.515,88-TL'nin mahsubu ile bakiye 43.547,62-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361 vd maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, 25/12/2025 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.