11. Ceza Dairesi 2023/6491 E. , 2024/11106 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2014 tarihli ve 2014/25075 Soruşturma, 2014/18597 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2015 tarihli ve 2015/832 müteferrik sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.10.2023…
**11. Ceza Dairesi 2023/6491 E. , 2024/11106 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2014 tarihli ve 2014/25075 Soruşturma, 2014/18597 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2015 tarihli ve 2015/832 müteferrik sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.10.2023 tarihli ve 2023/12007 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109819 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109819 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/05/2014 tarihli ve 2014/25075 soruşturma, 2014/18597 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 26/06/2015 tarihli ve 2015/832 müteferrik esas sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/05/2014 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik 09/05/2014 tarihinde yapılan itiraz başvurusu üzerine, Yalova Ağır Ceza Mahkemesi ve Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderildiği, Mahkemeler arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığı süreci devam ederken, aynı olayla ilgili olarak müşteki tarafından 29/01/2015 tarihli dilekçe ile yeniden şikayette bulunulması üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/5455 sayılı dosyası üzerinden şüpheli ... hakkında soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma neticesinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 11/08/2015 soruşturma, 2015/5455 esas ve 2015/15783 numaralı iddianamesi ile özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine dair Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2019 tarihli ve 2015/671 esas, 2019/760 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Bursa Adliye Mahkemesinin 8. Ceza Dairesinince 07/04/2022 tarihli ve 2020/333 esas, 2022/645 sayılı kararıyla, sanık hakkında aynı eylem ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın usulüne uygun şekilde kaldırılmasında zorunluluk bulunduğu, eksiklik giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle anılan kararın bozulduğu ve yargılamanın Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/497 esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği, kanun yararına bozma başvurusuna konu olan dosyanın bozulması halinde sanık hakkında Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/497 esas sayılı dosyası ile birleştirilme talepli kamu davası açılması gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, müşteki ...'in 15/04/2014 havale tarihli şikayet dilekçesiyle, şüpheli ... ile aralarında yaptığı kira sözleşmesi kapsamında aracını devrettiğini, ancak aradan zaman geçmesine rağmen araç kiralama bedelini ödemediği gibi aracını da devretmediğini iddia ederek şikayette bulunması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, taraflar arasındaki husumetin kira sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; adı geçen sanığın Nilsal Konfeksiyon Tuh. Deri Beyaz Eşya Parf. Hed. Eşya Oyuncak Kırst. San. ve Tic. Ltd. Şti. isimli firmanın yetkilisi ve sorumlusu olmadığı halde araç kiralama işi yapan katılanların iş yerine olay günü giderek kendisini firmanın yetkilisi ve sorumlusu olarak tanıtıp firma adına 16 BY 96 plaka sayılı aracı bir yıllığına kiraladığı, kira sözleşmesinin 28/01/2015 tarihinde bitmesine rağmen kiraladığı aracı katılanlara teslim etmediği gibi kira bedelini de ödemediği olay nedeniyle şüphelinin üzerine atılı eylemin güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarını oluşturması ihtimaline binaen mevcut delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinde; “1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Mahkeme, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hâkimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Mahkeme istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları; " (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme uyarınca, atılı suçlara ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin Mahkemesince yapılması gerektiği gözetilerek, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 26.06.2015 tarihli ve 2015/832 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.