8. Hukuk Dairesi 2021/13359 E. , 2021/12490 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Kadastro hakiminin, infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlü oldu…
**8. Hukuk Dairesi 2021/13359 E. , 2021/12490 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Kadastro hakiminin, infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlü olduğu gibi, Mahkemece davaya konu edilen istemler yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği açıklanarak, dava konusu 374 ve 375 parsel sayılı taşınmazlar hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmayarak sicil oluşturulmamasının isabetsizliğine" değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, çekişmeli 374 parselin ... mirasçıları, 375 parselin ... mirasçıları adına tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli 374 ve 375 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davalılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ne var ki; çekişmeli taşınmazların sınırında 574 mera parseli olduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış ve taşınmazın öncesindeki niteliğinin ne olduğu, mera vasfında olup olmadığı kesin olarak saptanmamış; taşınmazın niteliğine, kullanım durumuna, üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin şekline ve süresine ilişkin olarak somut verilere dayalı bilgi içermeyen, taşınmazlar üzerinde köygöçüren ve otlak ayrığı bitkilerinin bulunduğu tespitlerine yer verildikten sonra sonuç kısmında taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olduğu belirtilerek kendi içinde çelişki yaratılan ve tek ziraatçi bilirkişi tarafından hazırlanan raporla yetinilmiştir. Öte yandan, bir arazinin niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, hava fotoğraflarından yararlanılmamış, çekişmeli taşınmazların batı sınırında bulunan İshaklı Köyü çalışma alanında bulunan komşu taşınmazlar belirlenerek, varsa dayanak belgeleri ile kadastro tutanakları dosya arasına getirtilmemiş, güney sınırında bulunan 371 parsel sayılı taşınmazın tespitine dayanak vergi kaydı bulunduğu halde, bu kaydın uygulaması da yapılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.