8. Hukuk Dairesi 2019/2547 E. , 2019/10285 K. "İçtihat Metni" DAVA TÜRÜ : İstihkak MAHKEMESİ : ... 16. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 04/072017 tarihli ve 2015/674 Esas, 2017/606 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davalı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesince istinaf başvur
**8. Hukuk Dairesi 2019/2547 E. , 2019/10285 K.** **"İçtihat Metni"** DAVA TÜRÜ : İstihkak MAHKEMESİ : ... 16. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 04/072017 tarihli ve 2015/674 Esas, 2017/606 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davalı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını duruşmalı olarak temyizi üzerine, duruşma istemi harcı yatırılan değer esas alınarak miktardan ret edildikten sonra, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı alacaklı vekili, 16.12.2015 tarihinde borçlu şirkete ait malların haczedildiğini, istihkak iddiasının alacaklılardan mal kaçırma amacı ile muvazaalı olarak öne sürüldüğünü açıklayarak, davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı üçüncü kişi vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu vekili, müvekkili ile üçüncü kişi şirket arasında hiç bir bağ bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; borçlu şirketin haciz adresinde bulunan şube işyerinin haciz tarihinden önce üçüncü kişi şirkete devredildiği, işyeri devrinin hacizden kurtulmak ve mal kaçırmak amacını taşıdığı, devir işleminin muvazaalı olduğu, dolayısıyla mahcuz malın borçlu şirkete ait olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı üçüncü kişi vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 31.01.2019 tarihli ve 2018/42 Esas, 2019/140 Karar sayılı kararı ile; Özel Çağ Hastanesinin Nisan 2008 tarihi itibariyle "... Sağlık Kurulu" tarafından devralındığı, devirden sonra isminin "...-Çağ Sağlık. ... A.Ş." olarak değiştirildiği, davalı borçlu ... Çağ Sağlık .. A.Ş'nin ...’da bulunan şubesinin kapatılarak fiili haczin gerçekleştirildiği adrese taşındığı, üçüncü kişi şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresinin de haciz adresi olduğu, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirketin bir kısım çalışanlarının ortak olup, borçlu şirket yetkilisinin üçüncü kişi şirkette hisse sahibi olduğu, borçlu ile üçüncü kişinin aynı konuda faaliyette bulundukları, borcun doğumundan sonra haczin yapıldığı adreste iş yeri devrinin gerçekleştiği, dolayısı ile borçlu ile üçüncü kişi arasında alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaaya dayalı bir ilişkinin söz konusu olduğu, faturaların ve lisans işlemlerinin başka delillerle desteklenmeksizin tek başına haczedilen menkullerin davalı üçüncü kişiye ait olduğunu ispat etmeye yeterli olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine; bu kez istinaf kararı davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. [adres satırı maskelendi]