başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi a para cezası verilmesi süreci başvurucu ticareti ile iştigal etmektedir başvurucuya ait gaziantep nizip yolu taşlıca mevkiinde faaliyet gösteren istasyonunda tarihinde kolluk görevlilerince idari bir denetim yapılmıştır bu denetim sonucu düzenlenen aynı tarihli tutanakta istasyonda park halinde bulunan bir aracın içinde büyük boy bir mutfak tüpü görüldüğü belirtilmiştir bu durumdan şü
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi a para cezası verilmesi süreci başvurucu ticareti ile iştigal etmektedir başvurucuya ait gaziantep nizip yolu taşlıca mevkiinde faaliyet gösteren istasyonunda tarihinde kolluk görevlilerince idari bir denetim yapılmıştır bu denetim sonucu düzenlenen aynı tarihli tutanakta istasyonda park halinde bulunan bir aracın içinde büyük boy bir mutfak tüpü görüldüğü belirtilmiştir bu durumdan şüphelenilmesi üzerine istasyonunda çalışan montunda şişlik olduğunun görüldüğü şahsın üstü kontrol edildiğinde bir adet tahmini cm uzunluğunda pompadan tüpe gaz basımında kullanıldığı değerlendirilen aparat bulunduğu tespit edilmiştir bu tutanak bahsi geçen çalışan ve ilgili araç sahibince de imzalanmıştır enerji piyasası düzenleme kurulu epdk tarihinde başvurucunun savunmasının alınmasına karar vermiştir başvurucu savunmasında istasyonunda sıvılaştırılmış petrol gazı lpg tüpü doldurduğuna dair herhangi bir tespit yapılamadığını belirtmiştir başvurucu konu hakkında düzenlenen tutanağın ise yeterli bilgiler içermediğini savunmuştur epdk tarihinde başvurucuya tl idari para cezası vermiştir kararın gerekçesinde kolluk görevlilerince düzenlenen tutanaktaki tespitlere yer verilmiştir buna göre başvurucuya ait istasyonunda mutfak tüpüne dolum yapılması için kullanılacak aparatın tespit edilerek fotoğrafının çekildiği vurgulanmıştır kararda başvurucunun eyleminin tarihli ve sayılı kanunun maddesinin ikinci fıkrasının numaralı bendine aykırı olduğu belirtilmiştir epdk sonuç olarak aynı kanunun maddesinin ikinci fıkrasının b bendinin numaralı alt bendi uyarınca cezanın verildiğini belirtmiştir b para cezasına süreci başvurucu idari para cezasına karşı tarihinde epdk aleyhine ankara mahkemesinde iptal davası açmıştır dava dilekçesinde işyerinde lpg dolumuna yarayan aparat bulundurulmasının söz konusu olmadığını belirtmiştir başvurucu ayrıca çalışanı üzerinde bulunan aletin gerçekten tüp dolumuna yaradığına yönelik bir inceleme yapılmadığını denetimi yapan kolluk görevlilerinin bu konuda ehil kişiler olmadığını belirtmiştir başvurucu bunun yanında ön araştırma ve soruşturma yapılmaksızın idari para cezası verilemeyeceğini de ifade etmiş davaya konu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir mahkeme tarihinde davanın reddine karar vermiştir kararın gerekçesinde başvurucuya ait istasyonunda idarece yapılan denetim sonucunda lpg dolumuna yarayan tüp dolum aparatı tespit edildiğine vurgu yapılmıştır mahkemeye göre başvurucunun bu eylemi sayılı kanunun maddesinin ikinci fıkrasının numaralı bendine aykırılık teşkil etmektedir diğer taraftan mahkeme başvurucunun ön araştırma ve soruşturma yapılmaması şikayeti yönünden ise olayda idari para cezası verilmesi için böyle bir soruşturma yapılmasının zorunlu olmadığını olayın bir soruşturmaya gerek duyulmayacak biçimde açık olduğunu belirtmiştir mahkeme bu sebeplerle başvurucunun sayılı kanunun maddesinin ikinci fıkrasının b bendinin numaralı alt bendine göre cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır başvuru numarası karar tarihi başvurucunun temyiz ettiği karar danıştay dairesinin tarihli karan ile bozma sebeplerinden birinin bulunmadığı gerekçesine dayanılarak onanmıştır başvurucunun karar düzeltme istemi talebi de aynı dairenin tarihli kararıyla reddedilmiştir nihai karar başvurucu vekiline tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk mevzuat hükümleri sayılı kanunun bayileri kenar başlıklı maddesinin ikinci fıkrası şöyledir bayileri istasyonlarında lpg tüpü dolumu ve satışı yapmamak lpg tüpü dolumuna yarayan hiçbir alet makine ve teçhizatı istasyon dahilinde bulundurmamak ile yükümlüdür sayılı kanunun para cezaları kenar başlıklı maddesinin ikinci fıkrasının b bendi şöyledir b aşağıdaki hallerde sorumlulara türk lirası para cezası verilir ve nci madde hükümlerinin ihlali sayılı kanunun ön araştırma soruşturma ve dava hakkı kenar başlıklı maddesi şöyledir kurul re sen veya kendisine intikal eden ihbar veya şikayetler üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar verir ön araştırma ve soruşturmada takip edilecek usul ve esaslar kurum tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir değişik üçüncü fıkra md yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır başvuru numarası karar tarihi anayasa mahkemesi kararları anayasa mahkemesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımları şöyledir kanun un maddesinin ikinci fıkrasının a bendinde bayilerin lisanslarının devamı süresince bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapmaları yasaklanmış itiraz konusu kuralla da yasaklanan bu eylem gerçekleştiren sorumluların sekiz yüz elli bin türk lirası idari para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır kanun koyucu petrol piyasası faaliyetlerinin sağlıklı ve düzenli şekilde yürütülebilmesi amacıyla bayilere bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapmamalarına ilişkin getirdiği yükümlülüğün ihlal edilmesi halinde itiraz konusu kuralla idari para cezası öngörmüş olup kural kabahat sayılan eylemin işlenmesini önlemeye yönelik caydırıcılık fonksiyonunu yerine getirmektedir petrol piyasasında faaliyette bulunan aktörlerin eylemlerinden dolayı petrol piyasasının bozulmaması ve piyasadaki faaliyetlerin şeffaf ve istikrarlı şekilde yürütülebilmesi amacıyla bayilere bu şekilde yükümlülük getirilmesi ve bu yükümlülüğü ihlal eden bayilerin idari para cezasıyla cezalandırılmaları kanun koyucunun takdir hakkı kapsamında kalmaktadır bununla birlikte kanun koyucunun takdir hakkı kapsamında öngördüğü yaptırımın adil ve hakkaniyete uygun olması gerekmektedir özel bir faaliyet alanında kamu düzenini korumak veya belli bir sektörü düzenlemek amacıyla ilgili kanunlarda özel olarak yetkilendirilmiş idari makamlar tarafından verilen idari cezalar cezalar olarak ifade edilmektedir bağımsız idari otoritelerden olan enerji piyasası düzenleme kurulu tarafından özel kolluk veya düzenleme yetkilen kapsamında verilen idari cezalar da bu kategoriye girmektedir idari para cezalarının meblağları yüksek olduğundan muhatapları üzerinde çok ağır sonuçlar doğurabilmekte olup bu idari para cezalarının çoğunlukla nispi veyahut alt ve üst sınır gösterilmek suretiyle düzenlendiği görülmektedir konusu kuralda bayilerin bağlı bulundukları dağıtıcı haricinde başka dağıtıcılardan veya onların bayilerinden akaryakıt ikmal etmeleri durumunda öngörülen idari para cezası idari para cezası niteliğinde maktu olarak düzenlenmiştir bu cezada işletmelerin ekonomik büyüklüğü ve sınıfına ilişkin herhangi bir kademelendirme yapılmadığı görülmektedir buna göre tek pompa ile faaliyet gösteren ve idari para cezası miktarı kadar yıllık cirosu bulunmayan bir akaryakıt istasyonu ile büyük ölçekteki akaryakıt istasyonunu işletenler açısından yükümlülüğün ihlali halinde verilecek ceza miktarı aynı olmakla birlikte para cezasının miktarının yüksek olması göz önüne alındığında tek pompa ile faaliyet gösteren ve cirosu yüksek olmayan akaryakıt bayisi için verilen ceza daha ağır sonuçlar doğurabilmektedir diğer taraftan bayilerin bağlı bulundukları dağıtıcı haricinde başka dağıtıcılardan veya onların bayilerinden akaryakıt ikmal etmeleri durumunda maktu idari para cezası ile cezalandırılmalarının öngörülmesi nedeniyle idari para cezası uygulanırken fiilin işleniş şekli diğer bir ifadeyle akaryakıtın ikmalinin ne şekilde yapıldığı failin kusur durumu başka bir ifadeyle bayinin fiili kasıtla veya taksirle işleyip işlemediği ve ikmal edilen akaryakıtın miktarı gibi hususlarda dikkate alınamamaktadır başvuru numarası karar tarihi bu itibarla bayilerin bağlı bulundukları dağıtıcı haricinde başka dağıtıcılardan veya onların bayilerinden akaryakıt ikmal etmeleri halinde fiilin haksızlık içeriği bayilerin kusur durumu dikkate alınmadan ekonomik büyüklüklerine ve sınıflarına göre adil bir denge gözetilmeden itiraz konusu kuralla ölçülü ve makul olmayan idari para cezası ile cezalandırılmaları hukuk devletinin gereği olan adalet ve hakkaniyet bağdaşmamaktadır açıklanan nedenlerle kural kanun un maddesinin ikinci fıkrasının a bendi yönünden anayasa maddesine aykırıdır gerekir anayasa mahkemesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısımlan şöyledir kanun un maddesinin birinci fıkrasında lpg taşıma faaliyeti yapmak için lisans alınmasının zorunlu olduğu düzenlenmiş itiraz konusu kuralla da lpg taşıma faaliyetinin lisans alınmaksızın yapılması halinde sorumlulara türk lirası para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır anayasa maddesinde belirtilen hukuk devleti insan haklarına dayanan bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren eylem ve işlemleri hukuka uygun olan her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren anayasa ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan yargı denetimine açık olan devlettir hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğu gibi idari yaptırımlar açısından da hangi eylemlerin kabahat sayılacağı bunlara uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü yaptırımın ağırlaştırıcı ve hafifleştirici nedenlerinin belirlenmesi gibi konularda kanun koyucu takdir yetkisine sahiptir bununla birlikte kanun koyucunun takdir hakkı kapsamında öngördüğü yaptırımın adil ve hakkaniyete uygun olması gerekmektedir kanun un genel ve madde gerekçeleriyle yasama sürecindeki tartışmalardan kanun koyucunun sıvılaştırılmış petrol gazının lpg güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içinde kullanıcılara sunulmasını faaliyetlerin şeffaf güvenli ve istikrarlı bir şekilde sürdürülmesini ve bu kapsamda etkili bir denetim sisteminin kurulması ile caydırıcı cezalar getirilmesini hedeflediği anlaşılmaktadır kanun koyucunun kamu can ve mal güvenliği açısından tehlike arz eden lpg teknik gerekliliklere ve mevzuata uygun olarak güvenli bir biçimde taşınmasını sağlamak üzere bu faaliyet için lisans alınmasını zorunlu kıldığı ve bu yükümlülüğün ihlali halinde uygulanacak yaptırımı maktu idari para cezası olarak belirlediği görülmektedir kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında söz konusu fiilleri kabahat olarak belirlemesinin ve bunun karşılığında cezalar öngörmesinin kamu yararını sağlamaya yönelik olduğu açıktır kanun un maddesinde para cezasını gerektiren filler ağırlık derecelerine göre gruplandırılarak ihlalin önemine göre farklı para cezaları öngörülmüştür kanun koyucunun lpg piyasasında yürütülecek faaliyetler için lisans alınmasına kanun un diğer bazı hükümlerine göre daha çok önem ve cezaları caydırıcılık fonksiyonunu yerine getirebileceğini takdir ettiği maktu cezalar olara düzenlediği anlaşılmaktadır kanunla yapılan düzenlemelerin etkili bir şekilde hayata geçirilebilmesi bakımından öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamak ve yasaklanan başvuru numarası karar tarihi fiillerin işlenmesini önlemek için hangi tür ve ölçekte yaptırım uygulanacağı kanun koyucunun takdir yetkisindedir maktu olarak belirlenen para cezaları cezayı gerektiren fiili işleyenlerin üzerinde ekonomik durumlarına göre farklı etkiler doğurabilirse de bu durumun adalet ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık oluşturduğu söylenemez kanun koyucunun takdir yetkisine kapsamında fiilin meydana getireceği neticeleri de alarak düzenlediği itiraz konusu kuralda hukuk devleti ilkesi ile çelişen bir yön bulunmamaktadır açıklanan nedenlerle kural kanun un maddesinde yer alan lpg taşınması yönünden anayasa maddesine aykırı değildir talebinin reddi gerekir kanun un maddesinin ikinci fıkrasının numaralı bendinde bayilerinin istasyonlarında lpg tüpü dolumu ve satışı yapmamak lpg tüpü dolumuna yarayan hiçbir alet makine ve teçhizatı istasyon dahilinde bulundurmamak ile yükümlü olduğu düzenlenmiş itiraz konusu kuralla bu yükümlülüğün ihlali halinde türk lirası para cezası verilmesi öngörülmüştür kanun koyucunun lpg satışı ile lpg tüpü satışı faaliyetlerini iki ayrı piyasa olarak düzenlediği kamu can ve mal güvenliği açısından tehlike arz eden bu faaliyetlerin her birine özgü teknik düzenlemeler getirdiği bu kapsamda bayilerinde lpg tüpü satış ve dolumunu yasakladığı ve bu yasağın ihlali halinde uygulanacak yaptırımı maktu para cezası olarak belirlediği görülmektedir kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında söz konusu fiilleri kabahat olarak belirlemesinin ve bunun karşılığında cezalar öngörmesinin kamu yararını sağlamaya yönelik olduğu açıktır sayılı kanun un sayılı kanun un maddesiyle değiştirilen maddesinin ikinci fıkrasının a bendinde yer alan aşağıdaki hallerde sorumlulara türk lirası para cezası verilir ibaresinin sayılı kanun un maddesinde yer alan lpg taşınması yönünden incelenmesi bölümünde belirtilen gerekçeler bu kural yönünden de geçerlidir açıklanan nedenlerle kural kanun un maddesinin ikinci fıkrasının numaralı bendi yönünden anayasa maddesine aykırı değildir talebinin reddi gerekir b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesine sözleşme ek nolu protokolün mülkiyetin korunması kenar başlıklı maddesi şöyledir her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip olduklar hakka halel getirmez avrupa hakları mahkemesi ister suç gelirlerinin elde edilmesinin önüne geçilmesi için müsadere olarak uygulansın isterse de doğrudan uygulansın başvuru numarası karar tarihi para cezalarının veya kazanç müsaderesinin mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğini kabul etmektedir bu suretle yapılan müdahalenin sözleşmeye ek nolu protokolün maddesinin ikinci paragrafı kapsamında mülkiyetin kullanılmasının kontrolüne ilişkin üçüncü kural çerçevesinde incelenmesi gerektiği görüşündedir krallık kk b no krallık b no konstantin b no konstantin kararına konu olayda başvurucu avukatın ücreti yetersiz bulması nedeniyle zorunlu müdafii olmayı reddederek duruşmadan ayrılması üzerine ceza mahkemesince başvurucu avukata yaklaşık euro tutarında para cezası verilmiştir şikayet edilen cezaya konu paranın mülk teşkil ettiğini ve bu para cezasının uygulanmasının da mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğini belirtmiştir konstantin göre uygulanan para cezası sözleşmenin anlamında bir yaptırım teşkil etmektedir bu sebeple müdahale taraf devletlere yaptırımların ödenmesini sağlamak için mülkiyetin kullanımını kontrol yetkisi tanıyan sözleşmeye ek nolu protokolün maddesinin ikinci paragrafı çerçevesinde değerlendirilmiştir konstantin para cezasının açık öngörülebilir ve ulaşılabilir mahiyette bir kanuna dayandığını yargılamanın etkin ve gecikmeden sürdürülmesi yönünde kamu yararına dayalı meşru bir amacının da bulunduğunu tespit etmiştir konstantin ölçülülük yönünden yaptığı değerlendirmede ise farklı unsurları değerlendirmiştir kararda duruşmanın geçerli bir neden olmaksızın tehir edilmesinin mahkemelerden garanti altına alması istenen adalet sisteminin düzgün işlemesine bir engel teşkil ettiği vurgulanmıştır caydırıcı bir etkinin sağlanması için parasal bir cezanın uygulanabileceğini belirtmiş ve bu alanda devletlerin geniş bir takdir yetkisi olduğuna dikkat çekmiştir bu bağlamda en önemli güvencenin ise başvurucuya uygulanan cezaya karşı itiraz edebilme hakkının tanınması olduğunu ve somut başvuruda ise başvurucuya uygulanan cezaya ilişkin karar verme usulünün keyfi olduğunun ortaya konulamadığını belirtmiştir son olarak başvurucuya verilen para cezasının üst sınırdan uygulanmakla beraber aşırı veya orantısız olmadığını değerlendirmiş başvurucunun mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasında olması gereken adil dengenin bozulmadığı sonucuna varmıştır konstantin ceza olarak değerlendirdiği suç gelirlerinin müsaderesine ilişkin krallık kararında da benzer değerlendirmeler yapmıştır bu olayda ceza mahkemesince başvurucunun uyuşturucu kaçakçılığı suçundan elde ettiği düşünülen gelirlerinin toplamı olan sterlin tutarındaki paranın müsaderesine bu paranın ödenmediği durumda ise iki yıl süreli hapis cezasının infazına karar verilmiştir bu cezanın başvurucunun mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğini bu sebeple sözleşmeye ek nolu protokolün maddesinin olayda uygulanabilir olduğunu belirtmiştir krallık ceza mahkemesinin kazanç müsaderesine ilişkin kararının sözleşme anlamında bir olduğunu vurgulamıştır krallık mahkemeye göre sözleşmeye ek nolu protokolün maddesinin ikinci paragrafı taraf devletlere bu alanda geniş bir takdir yetkisi tanımakta olup uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele anlamında böyle bir tedbirin uygulanmasının caydırıcı etkisine dikkat çekilmiştir krallık tedbirin yalnızca suçtan elde edilen gelirler ile sınırlı olduğunu ve yargılamada başvurucuya etkin bir itiraz hakkının tanındığını gözeterek karşılaştırılan meşru amaca göre müdahalenin ölçülü olduğu sonucuna varmıştır krallık başvuru numarası karar tarihi b no kararına konu olayda bakü de annesinden intikal eden evi satan başvurucu yanında taşıdığı para miktarını abd doları gümrük makamlarına eksik abd doları olarak bildirmiştir rus kanunlarına göre abd doları üzerindeki para miktarı gümrüğe bildirilmelidir başvurucuya bildirim yükümlülüğüne uymama suçundan şartlı tahliye koşuluyla altı ay hapis cezası verilir ve ayrıca el konulan paranın tamamının müsaderesine karar verilir müsadere tedbiriyle ilgili istikrarlı yaklaşımına değinmiş ve müdahalenin mülkiyetten yoksun bırakma içerse dahi sözleşmeye ek nolu protokolün maddesinin ikinci paragrafı kapsamında mülkiyetin kullanımının kontrolü mahiyeti taşıdığını belirtmiştir kamu yararı bakımından korunan hukuki menfaatin ise gümrük makamlarına bildirim yükümlülüğüne uyulmasını sağlamak olduğunu vurgulamıştır başvurucuya herhangi bir suç isnadında bulunulmadığı ve olayda müsadere tedbirinin kara paranın aklanması terörizmin finansmanı uyuşturucu kaçakçılığı vergi kaçırma veya başka suç faaliyetleri kapsamında uygulanmadığı tespitlerine yer vermiştir buna göre belirli bir miktarın üzerinde nakit parayı yanında taşımış olan başvurucu sadece gümrük makamlarına yanında taşıdığı bu parayı eksik bildirmekten ötürü sorumlu tutulmuştur bildirilmeyen paranın meşru yollardan elde edildiğini ve bu paranın bildirilmemesinin kamuya olan zararının ise oldukça az olduğunu vurgulamıştır bununla birlikte müsadere tedbirinin sadece zararın tazmini amacıyla değil aynı zamanda caydırıcı ve cezalandırıcı bir yönünün de bulunduğu kabul edilmiştir ancak olayda ise başvurucunun zaten bildirim yükümlülüğüne uymadığı için şartlı tahliye koşuluyla hapis cezası aldığına dikkat çekilmiştir göre yalnızca bildirim yükümlülüğüne uyulmamasından dolayı ceza da almışken ayrıca müsaderenin uygulanması ölçüsüz olup başvurucuya aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir v