Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; Bu Kanunda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yay
davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ve çalışanları tarafından verilen garantilere inanarak davalıya 01.01.1999 tarihinde 1.100 DM. 29.10.2000 tarihinde 9.600 DM. yatırdığını, müvekkiline ''...” ibaresi bulunan tahsilat makbuzu ile ... ibaresi bulunan teslim tesellüm belgesi adlı iki ayrı belge verildiğini, müvekkiline istenildiği an parasını geri çekebileceği ile yüksek oranda faiz getireceğinin vaad edildiğini, ancak müvekkilinin istemesine rağmen ödediği parasını tahsil edemediğini, davalılar tarafından yürütülen faaliyetin açıkça kanuna aykırı olması nedeniyle tahsil edilen paraların iadesi gerektiğini, davalıların Bankalar Kanununun ihlal edildiğini, Sermaye Piyasası Kanununa aykırı şekilde izinsiz aracılık faaliyetinde bulunulduğunu, davalıların TTK'ya aykırı olarak basiretli bir iş adamı gibi davranmadıklarını, davalı şirket ve yetkilileri tarafından yürütülen faaliyetlerin usulsüz olduğunun resmi kurumlar tarafından yayınlanan belgeler ile sabit olduğunu, müvekkiline verilen iki ayrı belgenin bir banka makbuzu olmaktan öte hukuki bir değeri bulunmadığını, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...'in de müvekkillerinin zararından ayrıca sorumlu olduğunu, davalı şirketin hukuka aykırı faaliyetlerin bir çok belge ve raporla sabit olduğunu, benzer yollarla müvekkili gibi pek çok mağdurun bulunduğunu, mevcut alacakları nedeniyle davalı şirketin iflas etmesi olasılığı göz önüne alındığında mal kaçırma tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, şirketin mal varlığı üzerine alacak miktarı kadar tedbir konulmasına, TTK., SPK., Bankalar Kanunu ve diğer mevzuata aykırı şekilde kurulan ilişkinin hükümsüzlüğünün tespitine, müvekkillerinden tahsil edilen 10.700 DM. (5.766 EUR) karşılığı 23.064,00 TL'nin fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla ve tahsil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, dava dilekçesi tebliğ edilmeden görevsizlik kararı verildiğinden, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.