İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/10/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:09/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerekti…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:04/10/2022 DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:09/01/2026 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/05/2019 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... ait ve davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı özel halk otobüsü ile davacının yönetimindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralandığı ve iş göremezliğe maruz kaldığı, davalı sürücünün kusuru sonucu hadisenin vuku bulduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 5.000,00 TL beden tamlığından dolayı uğranılan zararın ve 100,00 TL tedavi amaçlı sarf edilen ulaşım gideri olmak üzere toplam 5.100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihlerinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 30/06/2022 tarihli dilekçesiyle başlangıçta beden tamlığından dolayı uğranılan zarar için istenilen 5.000,00 TL maddi tazminatın 4.900,00 TL'sinin geçici iş gücü kaybından dolayı, 100,00 TL tutarındaki kısmının ise sürekli iş göremezlik zararına karşılık talep edildiğini açıkladıktan sonra geçici iş görmezlikten kaynaklı maddi zarar tutarını 17.609,25 TL'ye yükseltmiş, devamında ise tedavi amacıyla sarf edilen ulaşım gideri talebinden feragat edildiğini belirtmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; arabulucu sürecinde taraf teşkili sağlanmadığı, dolayısıyla bu yöne ilişen dava şartının yerine getirilmediği, aracın kayıt malikinin işleten olduğu ve husumetin de araç malikine yöneltilmesi icap ettiği, yine ... Hizmetleri A.Ş.'nin aracın işletilmesinden kaynaklı zarardan araç malikiyle birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu tutulması gerektiği, bu sebepten belirtilen şirketin davaya dahil edilmesini, olaya ilişkin yürütülen ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını, uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerektiğinden asliye hukuk mahkemesine yönelik görevsizlik kararı verilmesini, kusurun ve zararın ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. davaya cevap vermemiştir. DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, kusur ve maluliyet bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin ATK Trafik İhtisas Dairesinden temin edilen kusur raporuna göre davalı sürücüye %75, davacıya ise %25 oranında kusur yüklendiği, ATK İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunca hazırlanan raporda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre trafik kazası sonucu yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle davacının %7 oranında daimi ve 4 ay süreyle geçici iş göremezliğe maruz kaldığının mütalaa edildiği, bu rapora itiraz üzerine aynı kurumdan alınan ek raporda yine aynı yönetmelik hükümlerinden yararlanılarak yapılan değerlendirme neticesinde bu kez trafik kazasındaki yaralanmasının davacıda sürekli maluliyete neden olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, kaza tarihi dönemi kapsayan asgari ücret tutarı dikkate alındığında resen yapılan hesaplamada 12 aylık geçici iş göremezlik zararının 23.479,00 TL olduğu, %25 kusur indirimi uygulandığında 17.609,25 TL zararın talep edilebileceği, davalı sürücünün ve trafik sigortacısının belirtilen zararı gidermekle yükümlü olduğu ve belirlenen zarar tutarı yönünden davanın sübuta erdiği, uyuşmazlığın ticari iş niteliği bulunmayan trafik kazasından kaynaklandığı için avans faizi isteminin yersiz olduğu, tedavi amaçlı sarf edilen ulaşım gideri talebinden feragat edildiği, daimi iş göremezlik zararı talebi bakımından da davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.609,25 TL geçici iş göremezlik zararının davalı ... yönünden 12/05/2019 olay tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı tutulması kaydıyla 01/12/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sürekli iş görmezlik zararı ile tedavi amaçlı sarf edilen ulaşım gideri talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları A5 maddesine göre tedavi sürecinde sarf edilen giderlerin ve bakım masraflarının sağlık gideri niteliğinde olduğu ve belirtilen zarar kalemine ilişkin tazminatın Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilebileceğini, sürekli iş gücü kaybından kaynaklı bir zarar var ise poliçe limiti dahilinde müvekkili şirketin sorumluluğunun gündeme gelebileceğini, ayrıca kazaya ilişkin olarak SGK tarafından davacıya iş göremezlik ödeneği yapılıp yapılmadığının tespiti icap ettiğini, maluliyete ilişkin kök raporda davacı için %7 oranında daimi iş göremezlik ve 4 ay da geçici iş göremezlik tayini yapıldığı halde ek raporda daimi iş göremezliğin bulunmadığının belirlendiği, iyileşme süresinin ise 12 aya çıkarıldığını, raporlar arasında afaki derecede fark olduğu ve bu çelişkinin giderilmediğini, dava öncesi sigorta şirketine tazminat hesaplamasına esas tüm bilgi ve belgelerle başvuru yapılmadığını, KTK 97. maddesi uyarınca dava yoluna gidilmeden önce sigorta şirketine müracaat edilmesinin dava şartı olarak öngörüldüğünü, müvekkili şirkete usulünce başvuru yapılmadığından bu yöne müteallik dava şartının yerine getirildiğinden söz edilemeyeceğini, dava öncesi temerrütte oluşmadığı, müvekkili şirket yönünden tazminatlara faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, aksi durumda dahi dava tarihinden faiz işletilebileceğini, kısa kararda açıklanan hüküm ile gerekçeli kararın çeliştiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunmalarını aynen tekrarlayarak arabulucu görüşmeleri sırasında davacıyı ebeveynlerinin temsil ettiğini, oysa davacının o tarihte 22 yaşında ve ergin olduğunu, dava ikamesi sırasında dava değerinin 5.100,00 TL gösterildiğini, sorasında tazminat miktarı artırılarak 17.609,25 TL'ye yükseltildiğini, ancak tamamlama harcın eksik ödendiği ve bu noktasının ikmal edilmediğini, keşif yapılmadan ve olaya ilişkin görgü tanıkları dinlenmeden karar verildiğini, müvekkili sürücünün kazayı önlemek için elinden geleni yaptığını, ancak davacının aşırı hızlı olması, kask ve koruyu tertibat kullanmaması, ehliyetsiz ve sigortasız araçla seyri nedeniyle ve kendi kusurundan dolayı yaralandığını, müvekkilinin eylemi ile davacının yaralanması arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı yanın motosiklet kullanırken takması gereken koruyucu ekipmanı olmamasından dolayı ve sigortasız araca binmesi, sürücü belgesinin olmaması nedenlerinden ötürü ayrıca kusurlu sayılması gerektiğini, belirtilen hususların müterafik kusur olarak kabulü ve gerekli indirimlerin uygulanması icap ettiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinaflara cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı, çift taraflı trafik kazası sonucu yaralandığını ve iş göremezliğe maruz kaldığını, tedavi sürecinde ulaşım masrafı yaptığını ileri sürerek belirtilen zarar kalemlerine ilişkin maddi tazminatın karşı aracın sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda tedavi amaçlı ulaşım gideri talebinin feragat nedeniyle reddine, iş göremezlik zararı talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Somut olaya konu olan 12/05/2019 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının maluliyet iddiasına dayanan maddi ve manevi tazminat istemli iş bu dava yönünden; kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olması nedeniyle sigorta şirketinin bu istinaf talebinin reddi gerektiği; davacının yaralanmasının alt ekstremite bölgesinden olup kafa bölgesinden bir yaralanmasının olmaması nedeniyle kask takılmamasının zarara etkisinin bulunmadığı, ayrıca davacının kaza anında kask takmadığının dosyadaki delillerle kesin biçimde ispatlanamadığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca motosiklette dizlik takılmasının zorunluluk arz etmediği, bunun yanında yaralanmanın diz bölgesinde olmaması nedeniyle dizlik takılmamasının da zarara etkisinin bulunmadığı, bu nedenle mahkemece müterafik kusur indirimi uygulanmaksızın hüküm kurulmasının yerinde olduğu; somut olaya ilişkin trafik kazasının kontrolsüz kavşakta meydana geldiği, davalı sürücünün soruşturma aşamasındaki beyanında kavşağa gireceği zaman yandaki duvar nedeniyle yan tarafı tam olarak göremediğini beyan ettiği, kontrolsüz kavşaklarda sağdan gelenin geçiş üstünlüğü bulunduğunda kuşku olmadığı, davalı sürücünün ise sağdan gelen davacı sürücüye ilk geçiş hakkını vermeyerek asli kusurlu olduğu, davacı sürücünün de kavşakta hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurunun bulunduğu, somut dosyada alınan kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas Dairesi raporundaki olay örgüsünün ve kusur oranlarının olayın oluşuna uygun olduğu, somut dosyada keşif yapılması veya tanık dinlenilmesinin dosyaya yenilik katmayacağı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin kusur durumuna, keşif yapılmasına ve tanık dinlenilmesine yönelik istinaf taleplerinin reddi gerektiği; SGK'dan alınan yazı cevabına göre davacıya yapılmış bir ödeme olmadığı sabit olduğundan davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin reddi gerektiği; 492 sayılı Harçlar Kanununun 28. maddesine göre ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında karar ve ilam harcının yirmide biri peşin olarak alınması gerekmekte olup, somut dosyada başlangıçta ve sonradan talep edilen toplam tazminat miktarlarına göre alınması gereken peşin harç 60,14 TL olacağından davacı tarafça yatırılan 216,40 TL'nin yeterli olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin harcın eksik alındığına yönelik istinaf talebinin yersiz olduğu; dava tarihinden önce sigorta şirketine başvuru yaptığı sabit olan davacının arabuluculuğa başvuru şartının bulunmadığı, bunun yanında gerçek kişiye karşı açılan davaların ticari dava olmaması nedeniyle davalı ...'a karşı açılan dava açısından zorunlu arabulucuğun söz konusu olmadığı, bu nedenle davalı ... vekilinin arabulculuğa yönelen istinaf talebinin reddi gerektiği; dava tarihinden önce davacının sigorta şirketine başvuru yaptığı ve istenilen hastane raporlarının da ibraz edildiği, davalı sigorta şirketinin ise raporda yer alan maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle ödeme yapmadığı, somut dosyada tespit edilen maluliyetin ise geçici maluliyete ilişkin olduğu, bu haliyle davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda bir eksiklik bulunmadığı, bu nedenle KTK 97 maddesinde yer alan dava şartının yerine getirildiğinin kabulünün zorunlu olduğu ve davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerektiği; davacınn sigorta şirketine başvuru yaptığı sabit olduğuna göre başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüdün gerçekleşeceği, somut dosyada başvurunun davalıya 30/10/2019 tarihinde ulaştığı, buna göre temerrüdün 12/11/2019 tarihinde gerçekleştiği ancak davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak ve Kasım ayının 30 çektiği gözetilerek 01/12/2019 tarihinden itibaren işlemiş faize hükmolunmasının isabetli olduğu; kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmadığından davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin yersiz olduğu; ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından sunulan asıl raporda davacının önceki tarihli yaralanması yönünden sehven maluliyet belirlendiği, ek raporda ise somut olaya ilişkin tedavi belgeleri değerlendirilerek maluliyet tespiti yapıldığı, bu nedenle maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğundan bahsedilemeyeceği, ayrıca ek raporda yaralanmanın somut trafik kazasından kaynaklandığı belirlendiğinden davalı vekilinin maluliyet raporlarına yönelen istinaf taleplerinin reddi gerektiği; davacının kaza tarihi itibariyle SGK kaydı bulunmadığından geçici iş göremezlik süresinin SGK kayıtlarına göre belirlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa yönelen istinaf taleplerinin de reddi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı sigorta şirketi vekili ile davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş. ve davalı ... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile davalı ...'nün yatırdığı (80,70 TL + 220,02 TL) 300,72 TL istinaf karar harcı ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yatırdığı (67,38 TL + 233,34 TL) 300,72 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 601,45 TL istinaf karar harcının davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iadesi, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 31/12/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi. ...