19. Ceza Dairesi 2015/5020 E. , 2015/3072 K. "" Tebliğname No : 7 - 2012/78424 MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi TARİHİ : 06/02/2012 NUMARASI : 2011/354 (E) ve 2012/43 (K) SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğ…
**19. Ceza Dairesi 2015/5020 E. , 2015/3072 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 7 - 2012/78424 MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi TARİHİ : 06/02/2012 NUMARASI : 2011/354 (E) ve 2012/43 (K) SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğunun belirtilmesi, UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle sanık hakkında İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesince 01.02.2012 tarih ve 2011/303 Esas- 2012/33 sayılı Karar ve İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesince 06.02.2012 tarih 2011/351 Esas- 2012/41 sayılı karar ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/5044 ve 2015/5510 Esaslarında kayıtlı olan dava dosyalarının mevcut olduğunun anlaşılması karşısında; Anılan dosyalar incelendiğinde, suç, iddianame ve hüküm tarihleri gözetilerek sonucuna göre TCK'nın 43. maddesi 1. fıkrası son cümlesi de gözetilerek, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işlediğinin anlaşılması karşısında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Daire çoğunluğu ile aramızda, gecikmesinde sakında bulunduğundan bahisle Cumhuriyet savcısının sonradan yazılı hale getirilen sözlü talimatı ile sanığın işyerinde arama yapılmasının ve bu talimat üzerine gerçekleştirilen arama işlemi esnasında ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulmaması nedeniyle arama ve arama işleminin hukuka aykırı olduğundan, aramada bulunup el konulan suça konu eşyanın da hukuka aykırı delil olduğu noktasında görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Görüş farklılığı, hukuka aykırı elde edilen deliller dışında sanığın mahkumiyetine yeterli başka delil bulunup bulunmadığına ilişkindir.