(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12857 E. , 2009/13861 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.08.2005 gününde verilen dilekçe ile ormanlık alandan yararlanma hakkına elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 14.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya v
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12857 E. , 2009/13861 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.08.2005 gününde verilen dilekçe ile ormanlık alandan yararlanma hakkına elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 14.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı köy, idari sınırları içerisinde kalan ve Orman İşletme Müdürlüğü’nün köy halkına bıraktığı taşınmaz bölümlerinden, davalı köyün sınır uyuşmazlığı yaratması sebebiyle Orman İşletme Müdürlüğü’nün kesim izni vermediğini belirterek muarazanın giderilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı köy tüzel kişiliği üzerinde çekişme yaratılan taşınmaz bölümünün kendi sınırları içersinde bulunduğunu, kadimden beri kendilerinin yararlandıklarını belirterek açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastro çalışmalarının başlamış olması sebebiyle, davaya bakmakla Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünde reddine karar verilmiştir. Hükmü davalı temyiz etmiştir. Taraflar arasında dava konusu yerlerin orman olduğu hususunda çekişme çıkmadığından, eldeki davanın bu ormanlardan yararlanmaya yönelik olarak açıldığı kabul edilmelidir. Hal böyle olunca; uyuşmazlığın 6831 sayılı Kanununun değişik 37 ve 40. maddeler çerçevesinde incelenerek değerlendirilmesi gerekir. Gerçekten; 6831 sayılı Orman Kanununun 37. maddesi hükmü "Devlet ormanlarından çıkartılacak, tomruk, tel direk, maden direk, sanayi odunu, kağıtlık odun, lif-yonga odunu, sırk, çubuk, yakacak odun, reçine, sığla yağı, çıra ve şimşir gibi yıllık üretim programına alınmış orman ürünlerinin dışındaki her nevi orman ve artıklarını tayin olunacak mıntıka ve süreler içinde toplayıp çıkarmaları için öncelik sırasına göre 40. maddede belirlenen orman köylülerini kalkındırma kooperatiflerine veya iş yerindeki veya civarındaki köylülere ilanen duyurulmak suretiyle ve tarife bedelini ödemeleri şartıyla izin verilir. Bu yerlerdeki halkın veya kooperatiflerin bu işe istekli olmadıklarını veya iş güçlerinin yeterli bulunmamasının tespit ve teshiki halinde bu ürün ve artıkları diğer isteklilerce toplanıp çıkarılmasına aynı şartlarla izin verilebilir veya orman idaresince istihsal olunup satılınabilir…" şeklindedir. Yasanın 40. maddesi de "Devlet ormanlarında ağaçlama, bakım, imar, yol yapımı, kesme, toplama, taşıma, imal gibi orman işleri; işyerinin ve işyerinde çalışacakların hangi mülki hudut ve orman teşkilatı hudutları içersinde kaldığına bakılmaksızın, öncelikle işyerinde veya civarındaki orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine ve işyerindeki köylülere veya iş yeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere, işyerine olan mesafeleri ile işgüçleri dikkate alınarak gördürülür. Yapılacak işe yukarıda belirtilen kooperatiflerin ve köylülerin işgüçlerinin yeterli bulunmaması veya işe ehil olmamaları veya aşırı fiyat istemeleri veya işin dağıtım veya yapılması ile ilgili konularda çözülmesi mümkün olmayan ihtilaflar çıkarmaları gibi hallerde bu gibi işler işyerine civar olmayan orman köylülerini kalkındırma kooperatiflerine veya köylülere yaptırılabileceği gibi taahhüt yolu ile de yaptırılabilir….." hükmünü içermektedir. Yasanın yukarıya alınan her iki hükmü birlikte değerlendirildiğinde 6831 sayılı yasa hükümleri uyarınca yaptırılacak istihsal ve nakliyat sahasının hangi köy mülki hudutları dahilinde kaldığının önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan; kanun koyucu istihsal faaliyetlerinde istihsal sahasında veya civarındaki orman köyleri kalkındırma kooperatiflerine, ardından o sahadaki köylülere veya işyeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere öncelik tanımıştır. Fakat istihsal sahalarındaki işlerin kime verileceği yetkisi ise kanuna göre uygulamayı yapacak Orman İşletme Müdürlüğü’dür. Başka bir anlatımla, bu gibi davalarda Orman İşletme Müdürlüğünün yaptığı tercih önem kazanmaktadır. Belirtilen nedenle mahkemece işin esasına girilerek yukarıda açıklanan düzenlemeler doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiş olması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 09.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.