11. Hukuk Dairesi 2020/2980 E. , 2021/1661 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.11.2017 tarih ve 2014/2007 E. - 2017/1100 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.04.2019 tarih ve 2018/885 E. - 2019/551 K. sayılı kararın Yargıtay'ca …
**11. Hukuk Dairesi 2020/2980 E. , 2021/1661 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.11.2017 tarih ve 2014/2007 E. - 2017/1100 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.04.2019 tarih ve 2018/885 E. - 2019/551 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının büfe işleticisi olduğunu, davalıdan aldığı tavuk döner v.b. ürünlerin satışını yaptığını, davacının işlerinin iyi gittiği bir sırada bir şikayet üzerine İlçe Tarım Müdürlüğü yetkilileri tarafından müşterilerinin gözü önünde fütursuzca denetlendiğini, bahsedilen denetim olayının duyulması üzerine davacının iş yapamaz hale geldiğini, davacının yaptığı araştırma sonrasında o dönemde davalının iş yerinde 17.09.2013 tarihinde yangın çıktığını ve bir kısım ürünlerin yangında zarar gördüğünü, davalının zarar gören bu ürünleri imha etmesi gerekirken %50 indirim yaptığından bahisle davacıya sattığının anlaşıldığını, davalının sattığı bu ürünler nedeniyle davacının iflas etme noktasına geldiğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 03.06.2014 tarihli dilekçesi ile dava konusu değeri 300.000,00 TL olarak açıklamıştır. Davalı vekili, davalıya ait depoda 17.09.2013 tarihinde yangın çıktığını ancak davacıya satılan ürünlerin 17.09.2013 tarihinde yangından önce çıkan araçla gönderilen ürünler olduğunun fatura, irsaliye, araç ve ürün izleme raporları ile sabit olduğunu, yangında zarar gören tüm ürünlerin Bandırma'daki merkeze gönderilerek imha edildiğini, davalıya yangından sonra ilk teslimatın 24/09/2013 tarihinde yapıldığını ve bu ürünün Bandırma'dan gelen ürün olduğunu ve indirim uygulanmasının söz konusu olmadığını, davacının iş yerinde İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından yapılan denetimin sonrasında gerek tavuk ürününde ve gerekse de davacının iş yerinde herhangi bir olumsuzlukla rastlanılmadığının rapor edildiğini, davacının davalıdan 28.03.2014 tarihine kadar da ürün almaya devam ettiğini, davacının iddialarını destekleyici hiç bir somut delil bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının kendisine bozuk gıda satıldığına dair iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur.