11. Ceza Dairesi 2012/24941 E. , 2012/20486 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık, görevi ihmal. HÜKÜM : Ortadan kaldırma. Sanık ...'ye yüklenen suçlardan doğrudan doğruya zarar gören ve katılma talebinde bulunan şikayetçi kurumun suçtan doğrudan zarar görmediği gerekçesi ile Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen müdahale talebinin reddine dair karar kaldırılarak, katılan sıfatını alabilecek suretle suçtan zarar görmüş olan şikayetçi kurum …
**11. Ceza Dairesi 2012/24941 E. , 2012/20486 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık, görevi ihmal. HÜKÜM : Ortadan kaldırma. Sanık ...'ye yüklenen suçlardan doğrudan doğruya zarar gören ve katılma talebinde bulunan şikayetçi kurumun suçtan doğrudan zarar görmediği gerekçesi ile Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen müdahale talebinin reddine dair karar kaldırılarak, katılan sıfatını alabilecek suretle suçtan zarar görmüş olan şikayetçi kurum vekilinin 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesi gereğince yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip aynı Yasanın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; I) Katılan vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Doktor olan sanıklara yüklenen eylemin görevi ihmal suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanıklara yüklenen "görevi ihmal" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesi yerine, 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "ortadan kaldırılmasına" yazılı bölümün çıkartılarak yerine 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5237 sayılı CMK'nun 223/8. maddesi uyarınca "DÜŞÜRÜLMESİNE" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II) Katılan vekilinin sanık ... hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya arasında mevcut nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'in hükümden önce 31.12.2005 tarihinde öldüğü gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nun 64/1 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca ölüm nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III) Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Özel Yeşilköy dinlenme ve bakımevi yöneticisi, çalışanı ve hemşireleri olan sanıklar ..., ..., ..., ..., ilaç mümessilleri olan sanıklar ..., ..., ..., eczane sahibi olan ... ve eczacı kalfası olan ...'un üzerlerine atılı eylemlerin sübutu halinde "memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği" ve "dolandırıcılık" suçlarını oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde görevi ihmal suçu kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçu yönünden, suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının hüküm tarihine kadar, "resmi belgede sahtecilik" suçu yönünden ise, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren ve sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son usuli işlem olan, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın sorgularının yapıldığı, 12.06.2003, ... ve ...'ın sorgularının yapıldığı 25.09.2003 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, sanıklar hakkında "dolandırıcılık" suçundan açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve CMK'nun 223/8, "resmi belgede sahtecilik" suçundan açılan kamu davasının ise 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.