İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/11/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirkete kasko poliçesiyle sigortalı ... Nakliyat ..AŞ'ye ait ... plakalı araçların İstanbul'dan/Trieste/ İtalya'ya davalı şirkete ait bulunan ... Gemisi ile taşınmakta iken 06.02.2008 tarihinde söz konusu gemide çıkan yangın neticesinde tamamen yandığını, meydana gelen yangın sebebi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1639 KARAR NO : 2025/1843 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/05/2025 NUMARASI : 2025/200 Esas 2025/425 Karar DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ: 21/11/2008 İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/11/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirkete kasko poliçesiyle sigortalı ... Nakliyat ..AŞ'ye ait ... plakalı araçların İstanbul'dan/Trieste/ İtalya'ya davalı şirkete ait bulunan ... Gemisi ile taşınmakta iken 06.02.2008 tarihinde söz konusu gemide çıkan yangın neticesinde tamamen yandığını, meydana gelen yangın sebebiyle müvekkili şirketçe sigortalı araçlarda meydana gelen hasara ilişkin olarak ... Plakalı araçta 46.400-YTL hasar tespit edilmiş olup anılan hasar tazminatı 11/03/2008 tarihinde sigortalıya ödendiğini, sigortalı ile müvekkili şirket arasında münakit ve bir delil anlaşması mahiyetinde olan Sigorta Poliçesi Umumi Şartları ve TTK'nın ilgili maddeleri uyarınca müvekkil şirket hasar bedelini ödedikten sonra sigortalısının haklarına kanunen halef olmakta talep ve dava hakları müvekkili şirkete geçtiğini belirterek toplam 46.400-YTL'nin 11/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ekili; müvekkilinin ... isimli ... gemisinin Pendik-Trieste seferini gerçekleştirmek üzere 03/02/2008 tarihinde Pendik Limanından hareket ettiğini, 06/02/2008 tarihinde saat 05:30 civarında geminin varma yerine 3 saat mesafe kala ana güvertede başlayan yangının 10-15 dakikalık sürede tüm gemiyi sardığını ve geminin içindeki yüklerle birlikte yanarak tamamen zayi olmasına neden olduğunu, çıkan yangından taşıyanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taşıyanın zarar sebebiyet vermeyen başlangıçtaki bir elverişsizlikten sorumlu tutulamayacağını, taşıyanın sorumlu tutulabilmesi için zarar ile başlangıçtaki elverişsizlik arasında uygun illiyet bağı bulunmasının şart olduğunu, yangının çıkmasında şahsi kusuru da bulunmadığını, yangının gemide buluna yük ve yüklerden kaynaklandığını, 1976 Londra Konvansiyonu'nun 2.maddesi uyarınca yükün zararından kaynaklanan tazminat alacağı dahil gemide bulunan yüklerin yanarak zayi olmasından kaynaklanan tüm tazminat alacaklarının sınırlamaya tabi olduğunu, yanarak zayi olan geminin hurda olarak Trieste'de yapılan açık arttırmada 2.300.000-Euro bedelle satıldığını, seferden elde edilen navlun miktarının ise 343.310 Euro olduğunu, buna göre müvekkil şirketin ... gemisinde bulunan ve yanarak zayi olan tüm yük ve araçlar için ödemekle yükümlü tutulabileceği tazminat miktarının 2.643.310-Euro ile sınırlı olup bu miktarın tüm tazminat alacak alacaklarına alacakları oranında paylaştırılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ... isimli ... gemisinde ortaya çıkan yangın hadisesinde zarar gören araç sahipleri/yük ilgilileri ve sigorta şirketleri tarafından davalı gemi donatanına karşı çok sayıda davalar açılmış olup, bu dosyalardan 2008 /151 Esas sayılı dosya pilot dosya olarak seçilerek, diğer dosyalarda ve eldeki dosyada 2008/151 Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesine karar verildiği; bekletici mesele yapılan dosyanın Denizcilik İhtisas Mahkemesinde aldığı ilk esas numarası 2008/151 olup ilk olarak davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay 11.HD'nin 18.07.2011 tarihli 1.bozma ilamı ile davacının bilirkişi raporuna itirazların karşılanması için yeniden rapor alınması gerektiğinin belirtildiği, bozmadan sonra İstanbul(Kapatılan) 51.ATMnin 2011/411 esasını alan dosyada 19/12/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 11.HD'nin 27/03/2015 tarihli 2. bozma kararından sonra 2016/94 esası üzerinden verilen direnme kararının temyizi üzerine Yargıtay HGK'nın 25.10.2018 tarihli 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı ilamı ile,"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınarak giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerektiği" ne karar verildiği ;25.10.2018 tarihli 2018/11-624 Esas ve 2018/1516 Karar sayılı ilamı ile,"... bilirkişi raporları arasındaki geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığı hususundaki çelişkinin yeniden bilirkişi raporu alınması suretiyle giderilmesi ile davalı taşıyan-donatanın gemi adamlarının kusurlarından dolayı sorumlu olup olamayacağının da yukarıda ispat yüküne ilişkin belirtilen ilkeler gözetilerek yeniden değerlendirilmesi ile direnme kararının bu değişik gerekçe ile bozulmasına" karar verildiği ;Bu aşamadan sonra 2019/211 esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde, Yargıtay HGK kararında işaret edilen hususlarda bilirkişi raporu alındıktan sonra 17/03/2021 tarihli karar ile; "... gemisinin ISM yöneticisi olan şirket hukuki açıdan taşıyanın yardımcısı konumunda olduğundan bu şirketin geminin yola elverişsizliğine neden olan kusurlu davranışının davalı taşıyanın kişisel kusuru sayılması gerektiği, saptanan elverişsizlik hali ile yangın olayı ile davacının ortaya çıkan zararı arasında illiyet bağının bulunduğundan yangında zayi olan davacıya ait 11 adet araç ile ilgili zararından davalı donatanın eTTK m.1019 ve 1062.gereğince sorumlu olduğu" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, İş bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 11.HDnin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamı ile; "...geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı gerekçesi ile kararın davalı yararına bozulduğu; bozmadan sonra 2024/215 nolu esasını alan davada bozma ilamına uyularak, bozma ilamında açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verildiği; bekletici mesele yapılan dosyada Yargıtay 11.HDnin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı son bozma ilamı ile, eldeki dosyaya konu olan ... isimli ... gemisinde meydana gelen yangında gemi donatanının "sorumlu olmadığına" karar verildiğinden, aynı yangında doğan zararın tahsili için davalı hakkında açılan iş bu davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; geminin yüke ve sefere elverişsiz olduğu tespitinde bulunan farklı bilirkişi raporlarına rağmen benzer dosyalarda haklı davanın reddi kararı verildiği; pilot dosyada mübrez; gemi adamlarının yangına müdahalede geciktiği ve bu konuda yeterli olmayan bir eğitimden geçtikleri ve uygulama eksiklikleri olduğuna dair 08.12.2010 tarihli Bilirkişi Raporu, Prof. Dr. ...'ın Uzman Görüşü'nde yer alan '...taşıyanın olası elverişsizlikleri saptama konusunda hizmetlerinden yararlandığı kişilerin ihmallerinden de sorumlu olacağı... Yangının elverişsizlikten kaynaklanmamış olmasının taşıyanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı...' tespitleri, Prof. Dr. ...in 22.02.2012 havale tarihli ayrık raporunda yer alan 'çoğunluk raporundaki açıklamaların geminin yola elverişsizliği sonucunu doğuracağı... Bu durumda geminin denize elverişli olmasının önemi olmadığı' tespitleri ile ' gemi adamlarının yeterliliğini, eğitim durumları ve fiili tatbikatlarla sağlama yükümlülüğü taşıyana aittir. Bu yükümlülük yerine getirilmemiştir.' tespiti,V. ... ve D. ... bilirkişi raporunda yer alan; 'gemi personelinin yangınla mücadelede yetersiz olduğunun ortaya çıktığı;bu aşamadan sonra davalının elverişsizliğe yol açan noksanların keşfedilememesi sebeplerini izah ve bunda kendisinin ve fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin bir kusuru olmadığını ispat etmekle yükümlü olduğu; ancak davalının bu tür ispat faaliyetine gitmediği; davalının zarardan sorumlu olduğu...' tespitleri yer alan; 'dosyadaki teknik raporlardan gemi personelinin yangınla mücadeledeki görevi ifada yetersiz olduğunun ortaya çıktığı; bu tespitlerin geminin yola elverişli olduğu hususunda şüphe uyandıracak nitelikte olduğu, bu aşamadan sonra davalının elverişsizliğe yol açan noksanların keşfedilememesi sebeplerini izah ve bunda kendisinin ve fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin bir kusuru olmadığını ispat etmekle yükümlü olduğu; ancak davalının bu tür ispat faaliyetine gitmediği; davalının zarardan sorumlu olduğu...' tespitleri,25.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda yer alan '...taşıyana elverişsizlikle ilgili kişisel kusur isnat edilebilir ve bu durumda taşıyan, TTK nın taşıyanın sorumluluğu hükümlerinde kendisine yer verilen yangın istisnasından faydalanamaz. Kaldı ki ISM Yöneticisi şirket de nihayetinde hukuki manada davalının yardımcısı olduğundan bu şirketin yola elverişsizliğe sebep olan kusurlu davranışları da taşıyanın kişisel kusuru addedilecektir.' tespitleri hilafına haklı davanın reddi kararı verildiğini, bilirkişi raporlarına istinaden; şu anda Yargıtay huzurunda olan pilot davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, pilot dosyanın gerekçede yer alan tespitlerin aksine Yargıtay'da temyiz incelemesinde olduğunu, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; davacı sigortalısına ait ... plakalı plakalı aracın davalı şirket tarafından işletilen ... ... gemisinin Pendik-Trieste seferini yapmakta iken sefer esnasında içinde ki 202 adet yüklü araçlar ile birlikte yanarak tümüyle zayi olması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tazmini istemine ilişkindir.Aynı yangın olayında meydana gelen zayi olayları nedeniyle çok sayıda tazminat davası açılması nedeniyle mahkemece bir dava karara bağlanarak diğer davalar bakımından bekletici mesele yapıldığı anlaşılmaktadır. Pilot davanın kesin olarak karara bağlanması üzerine elde ki davada aynı mahiyette olmak üzere yangın olayında Davalı ... kusur izafe edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.eTTK nın 1062 .maddesi" Taşıyan, kendi adamlarının ve gemi adamlarının kusurlarından ,kendi kusuru gibi mesuldür.Zarar geminin sevkine veya başkaca teknik idaresine ait bir hareketin veya yangının neticesi olduğu takdirde taşıyan yalnızca kendi kusurundan mesuldür. Daha ziyade yükün menfaati icabı olarak anılan tedbirler geminin teknik idaresine dahil sayılmaz. Tereddüt halinde zararın teknik idarenin neticesi olmadığı kabul edilir." şeklinde düzenlenmiştir.Davacı vekili tarafından pilot davada toplanan tüm delillerin, alınan ifadelerin alınan bilirkişi raporlarının tamamında davalının kusuru neticesinde yangının başladığı ve müdahale edilemediği, gemi adamlarının yangına müdahale edebilecek nitelikte olmadığının belirlendiğini, geminin yangın olayından evvel denize elverişsizliğinin tesbit edilebileceğini bu yolda bir inceleme yapılmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürülmüştür. Mahkeme kararından belli olduğu üzere davanın reddi ve kısmen kabulü kararları birden fazla kez Yargıtay bozma ilamlarına konu olmuş, yargılama sürecinde 6 dan fazla bilirkişi kurulu raporu, bilimsel mütalaalar sunulmuş alınan tüm bilirkişi raporları sonrası oluşan yangın nedeniyle davalı Donatanın kusurlu bulunmadığına, denizde bir geminin başına gelebilecek risk niteliğinde olduğuna karar verilmiştir. Gerekçeli kararlarda aynı olay nedeniyle mahkemede tazminata dair 213 dosyanın derdest olduğu belirtilmektedir. Yangın olayının büyüklüğü; yangının kısa sürede büyüyüp hiç bir emtianın kurtarılamadığı anlaşılmaktadır. Bekletici mesele yapılan dosyada; tüm yargılama sürecinde; bir kısım akademisyenler hukuki görüş sunmak, bir kısmı bilirkişilik yaptığı; tüm araştırmalara rağmen ana güvertede çıkan yangının çıkış sebebinin belirlenemediği; yangına müdahale edilemediği, kısa sürede tüm gemiyi sardığı belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporlarında gemide teknik kusur tesbit edilememiştir. Son olarak Yargıtay 11 HD'nin 23/02/2023 tarihli, 2021/4620 esas ve 2023/1074 karar sayılı ilamında "geminin yapısı, teknik donanımı, yangın algılama ve söndürme donanımı bakımından ulusal ve uluslararası normlara uygun olduğu, gemi adamlarının gemide çıkabilecek yangın konusunda eğitildikleri, tatbikatlarını yaptıkları, bu konuda gerekli ve yeterli belgelere sahip oldukları, yangın olayının denizde karşılaşılabilecek en tehlikeli olay olarak kabul edilmesi gerektiği, gemi personelinin yangının çok hızlı ve kısa bir süre içerisinde yayılması ve büyümesi sonucu yangına müdahalede yetersiz kalmasının can korkusu ve panik duygusu gibi tamamen insani sebeplerle geliştiği, bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsizliği sonucunu doğurmayacağı" sonucuna varılmıştır.Bozma ilamında zikredildiği üzere ayrıca aynı yangın olayı nedeniyle yanan treylerle ilgili olarak görülüp sonuçlandırılan ve davalıyı sorumlu tutan Landshut Eyalet Mahkemesinin (2.Ticaret Mahkemesi) ve temyizi inceleyen Münih Eyalet Yüksek Mahkemesinin kararına karşı karar düzeltme istemini inceleyen Federal Eyalet Mahkemesinin 15.12.2011 tarih IZR 12/11 sayılı kararında da dava konusu gemide çıkan yangın riskinin, sadece açık denizdeki bir geminin başına gelebilecek bir riske dönüştüğü, taşıyıcının mallarda yangın sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyadan, kendi kastı ve ihmali yoksa sorumlu olmayacağı, davalı taşıyıcının kasıt veya ihmali ile ilgili maddi delil bulunmadığı, bu sebeple taşıyıcının sorumluluktan kurtulabildiği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; davacı vekili bekletici mesele yapılan dava dosyasında verilen kararın kesinleşmediğini ileri sürmüş ise de, son olarak bozmaya uyularak verilen karar şekli anlamda kesinleşmese dahi maddi anlamda kesinleşmiştir. Aynı yangın olayına ilişkin kesinleşmiş kararda çıkan yangın nedeniyle "geminin yola elverişli olduğu donatanın kusuru" bulunmadığı belirlendiğinden somut olayda ayrıksı bir sonuca varacak delil dosyada bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davalı ...ve Taşımacılık AŞ tarafından yapılan 15-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/11/2025