1. Hukuk Dairesi 2011/8226 E. , 2011/10841 K. "" MAHKEMESİ : TARSUS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakanları F. E.’nun kayden pay maliki olduğu 948 parsel sayılı taşınmazdaki 809/3520 ‘şer payının çıplak mülkiyetini diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı olan kızlarına tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu kaydının iptali il…
**1. Hukuk Dairesi 2011/8226 E. , 2011/10841 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : TARSUS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakanları F. E.’nun kayden pay maliki olduğu 948 parsel sayılı taşınmazdaki 809/3520 ‘şer payının çıplak mülkiyetini diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı olan kızlarına tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; temlikin muvazaalı olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayanan tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden toplanan delillerden; tarafların ortak miras bırakanı F. E.’nun maliki olduğu 948 parselde 809/880 (1618/3520) payından, intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini 06.05.1998 tarihli akitle davalı olan kızları E. I. ve R. E.’na 809/3520 ‘şer payla tapuda satış yoluyla temlik edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, miras bırakan F.’nın davalılara yapmış olduğu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706 (yeni TMK 782) Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.