TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2024 NUMARASI : 2021/221 Esas 2024/723 Karar DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 02/04/2021 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025 Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı da…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1581 Esas 2025/1669 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1581 KARAR NO : 2025/1669 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2024 NUMARASI : 2021/221 Esas 2024/723 Karar DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 02/04/2021 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025 Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların pay sahibi olduğu, ... İnşaat Sanayi Turizm Ticaret Anonim Şirketi’nin 28 Ocak 2021 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan kararların ve 1 Şubat 2021 tarih ve 2021/3 sayılı yönetim kurulu kararının yok hükmünde ve kanuna, şirket esas sözleşmesine aykırı olmasına rağmen 25/03/2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanına göre tescil edildiğini, tescil kararının hatalı olup derhal iptali gerektiğini beyanla Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil kararının kaldırılmasına ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; müdürlüklerince şirket yetkililerinin sunduğu evrakların incelendiğini ve yapılan incelemede şirketin ortaklık yapısına ilişkin süren davaların olduğunun görüldüğünü, pay sahiplerinin genel kurulda temsil şekli, pay defteri ve hazır bulunanlar listesinin uyuşmaması gibi tespitler çerçevesinde genel kurulun tescilinde tereddüt oluştuğundan Ticaret Bakanlığından 05/03/2021 tarihinde görüş talep edildiğinin, görüş yazısı üzerine tescile tabi hususların tescil edildiğini, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını beyanla davanın reddine ve Müdürlükleri yasal hasım olduğundan tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 07/10/2021 tarihli celse ara kararı ile; ... İnşaat Sanayi Turizm Ticaret Anonim Şirketi'nin feri müdahale talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür. Feri Müdahil vekilinin 10/06/2021 tarihli dilekçesinde özetle; iddiaların gerçek dışı olduğunu, ayrıca tescil istemine karşı açılan davada miras payının devrine ilişkin itirazıların ileri sürülemeyeceğini, sicil müdürlüğü işleminde hukuka aykırı bir yan bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacıların TTK'nın 34. maddesine dayalı olarak şirket adına terkin talebinde bulunamayacakları değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin başta davalı şirketin gayri meşru yönetimi olan mevcut yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 28 Ocak 2021 tarihi olağanüstü genel kurul toplantısında alınmış kararların iptaline ilişkin Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/175 Esas numaralı dosyasındaki yargılaması bekletici mesele yapılmış olmasına rağmen daha sonra ilgili sıfatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bu karardan rücu edilmesinin hatalı olduğunu, her ne kadar anonim şirketlerde kararların tescil ve ilanını isteme yetkilisi olan ilgililer şirketin yönetim kurulu ve temsile yetkilendirilen üyeleri olsa da, hatalı bir tescile itiraz etme ve iptalini talep etme hususundaki ilgililerin yalnızca yönetim kurulu üyeleri veya temsilcilerle sınırlandırılamayacağını, davacıların tescil kararının iptalini istemekte hukuki yararı ve ilgili sıfatı bulunduğu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; TTK 34. maddesi gereğince Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davaya konu 24/03/2021 tarihli tescile dayanak 28/01/2021 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul ve 01/02/2021 tarihli Yönetim Kurulu kararları incelendiğinde; 11/01/2021 Tarih ve 10242 sayılı sicil gazetesine göre Yönetim Kurulu üyeleri ... ve ... olup, ...'in aynı zamanda münferiden temsile yetkili iken, ihtilafa konu Genel Kurul sonucunda bu kez ..., ... ve ...'in 28/01/2024 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi seçildikleri, yine Yönetim Kurulu tarafından ...'in 28/01/2024 tarihine kadar münferiden temsile yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, ilgili kararın 24/03/2021 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek, 25/03/2021 tarih 10295 sayılı TTSG'nin 138. sayfasında ilan edildiği görülmüştür. Davacı tarafça ortağı oldukları "... İnşaat Sanayi Turizm Ticaret AŞ" nin 28/01/2021 tarihli Genel Kurul ve 01/02/2021 tarihli Yönetim Kurulu kararlarının tescil ve ilanına ilişkin 24/03/2021 tarihli tescil kararının itirazen kaldırılmasının dava ve talep edildiği, davalı tarafça davacıların ilgili kararın terkinini istemekte ilgili sıfatının bulunmadığının savunulduğu, mahkemece davacıların şirket adına terkin talebinde bulunamayacakları değerlendirilerek davanın reddine karar verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davacının istinaf itirazları doğrultusunda dosyamız kapsamındaki uyuşmazlığın, 28/01/2021 Tarihli Olağanüstü Genel Kurul ve 01/02/2021 tarihli Yönetim Kurulu kararlarının TTK'nun 28. maddesi uyarınca 24/03/2021 tarihinde davalı tarafça yapılan tescilinin terkinini davacı tarafın talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun 28/(1) maddesi uyarınca tescil talebinde bulunabilecek kişiler ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri olarak sayılmıştır. Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin ''Başvuruya yetkili kişiler'' başlıklı 22 maddesinde ; ''(1) Tescil başvurusu ilgililer veya temsilcileri yahut hukuki halefleri tarafından yetkili müdürlüğe yapılır. İlgililer; tacirin gerçek kişi olması halinde kendisi veya vekili ya da sözleşme ile kendisine yetki verilmiş temsilcisi, tacirin tüzel kişi olması halinde ise onun yetkili organları veya yetkili temsilcileridir. (2) Tescil başvurusu yapabilecek ilgililer aşağıda sayılmıştır:d) Anonim şirketlerde; 1) Şirket kuruluşunda şirket sözleşmesi ile belirlenen yönetim kurulu veya temsile yetkilendirilen üye ya da üyeleri,(1) 2) Denetime tabi şirketlerde denetçinin atanması ve görevden alınmasında, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri,(1) 3) İç yönergenin tescilinde, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri,(1) 4) Genel kurul kararlarında tescile tabi olguların bulunması halinde, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri,5) Genel kurul kararlarının iptaline dair mahkeme kararlarının tescilinde, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri, 6) Sona erme, iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten ileri gelmişse, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri, 7) Tasfiye memurlarının atanmasına veya görevden alınmasına ilişkin genel kurul kararlarının tescilinde, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri, 8) Tasfiyenin sona ermesine, ek tasfiyeye ve tasfiyeden dönülmesine ilişkin kararların tescilinde, tasfiye memurları.'' ticaret siciline tescil başvurusunda bulunabilecek kişiler sayma yönetimi ile belirlenmiştir. Sicil müdürlüğü tarafından tescil başvuru üzerine verilecek kararlara itiraz bakımından ise bu yönde bir sayım yapılmamıştır. Kanun’daki hükme paralel olarak, ilgililerin verilen karara itiraz edebileceği belirtilmekle yetinilmiştir. Bu doğrultuda anonim şirket bakımından tescil işlemi ve itiraz başvurusunda bulunmaya yetkili kişilerin yukarıda olduğunun kabulü gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nun "İtiraz" başlıklı 34.maddesi uyarınca; ilgililerin tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri, bu itirazın mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanacağı, ancak, sicil müdürünün kararının, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişinin de dinleneceği, bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verileceği düzenlenmiştir. Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı tarafça davalı ticaret sicil müdürlüğünce 24/03/2021 tarihinde tescil edilen 28/01/2021 tarihli genel kurul ve 01/02/2021 tarihli yönetim kurulu kararlarının batıl ve yok hükmünde olduğunun ve iptalinin gerektiğinin ileri sürüldüğü, şirket ortakları veya ilgililer ticaret sicilde tescil ve ilan edilen hususun batıl olduğunu veya iptali gerektiğini ancak ilgili şirket aleyhine açılacak genel hükümlere tabi bir dava ile ileri sürebileceği, böyle bir dava sonucunda alacakları karar üzerine ancak sicilde olan bir kaydın iptalini veya silinmesini talep edebileceği, şirketi tek başına temsil yetkisi bulunmayan/kalmayan yönetim kurulu üyelerinin şirket adına ilgili sıfatıyla istemde bulunmaları veya itiraza ilişkin dava açmalarının TTK'nun 28 ve 34. maddeleri uyarınca mümkün olmadığı, bu nedenle şirket ortakları davacılarının Ticaret Sicili hasım göstererek TTK'nun 34. maddesi uyarınca sicilde yapılmış bir kaydın iptalini talep etmelerine yasal olanak bulunmadığı, hal böyle olunca mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davacı tarafın davasının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı taraftan alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -