(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/464 E. , 2013/29791 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüld…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/464 E. , 2013/29791 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, 01.02.2000 tarihinden 13.03.2010 tarihine kadar çalıştığını, bu çalışması davalı firmada kesintisiz ve sürekli olduğunu, usta, idareci ve posta başı olarak görev yaptığını, müvekkilinin 26.01.2010 tarihinde emeklilik için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurduğunu, 13.03.2010 tarihinde müvekkilinin işine son verildiğini, müvekkilinin emekliliğe hak kazanarak işten ayrıldığı için kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hakkının olduğunu açıklayarak, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davacının 26.01.2010 tarihinde emeklilik için müracaat ettiğini, kendisine tüm haklarının ödeneceği işveren tarafından bildirilmesine rağmen müvekkilini oyalayıp bu davayı açtığını, davacının banka hesabına 17.06.2010 tarihinde altı yıl sekiz ay yirmidört günlük kıdem tazminatı toplamı olarak 4.936,55 TL yatırıldığını, davacının müvekkili firmadan kıdem tazminatı alacağı bulunmadığını, ücret alacakları da banka hesabına yatırıldığını, işyerinde işçilerin haftalık kırkbeş saat çalıştığını, davacının tüm izinlerini kullandığını açıklayarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının işyerinde emeklilik sebebiyle ayrıldığı gerekçesiyle ihbar tazminatı isteğinin reddine diğer isteklerin kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında davacının aldığı ücret miktarı tartışmalıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücret göz önünde tutularak belirlenir.