TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 NUMARASI : 2023/104 Esas 2023/343 Karar DAVA : İtirazın İptali (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2023 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vek…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1159 Esas 2025/1674 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1159 KARAR NO : 2025/1674 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 NUMARASI : 2023/104 Esas 2023/343 Karar DAVA : İtirazın İptali (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2023 KARAR TARİHİ : 12/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı aracın davalıya ait iş yerinde yükleme alanı önüne geldiği sırada yerde bulunan mazgalın yerinden çıkması ve aracın yakın bölümüyle diğer muhtelif yerlerine hasar vermesi neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı araçta meydana gelen hasarın müvekkili tarafından ödendiğini, ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hiçbir belgeye dayanmadan takip başlattığını, meydana gelen kazada müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, iş güvenliği önlemlerinin alındığını, kolluk kuvvetlerinin meydana gelen olayda iddia edildiği şekilde hasar oluşup oluşmadığı hususunda tereddüte düştüğünü, sigortalı araçta hasarlı olan yerlerin daha önce mi hasarlı olup olmadığının şüpheli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kaza tespit tutanağında, dava konusu aracın mazgal yüzünden hasar gördüğünün tespit edildiği, bu haliyle davalının kazanın oluşumunda kastının bulunmadığı, mazgalın sabitlenmemesi nedeniyle aracın hasar gördüğünün anlaşıldığı, TTK'nun 1472 maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; halefiyete dayalı sigorta tazminat davalarında sigortacı, selefinin yani sigorta ettireninin sahip olduğu haklardan daha fazlasına sahip olmadığını, bu kapsamda sigortacının, sigorta ettirenin sahip olduğu bütün def’ileri ileri sürebileceğini, halefiyete dayalı tazminat davasının, sigortacının durumunu ağırlaştıramayacağını, TTK'nun 1472. maddesi ile düzenlenen kanundan doğan halefiyet ilkesine göre şayet sigorta rizikosu, sigorta ettirenin kusuru olmaksızın üçüncü kişilerin kusuru ile vuku bulmuş olursa, kendi sigorta ettirenine sigorta tazminatını ifa eden sigortacının, bu ifası oranında sigorta ettirenin yerine geçeceğini ve onun kusurlu üçüncü kişi/kişilere başvurma hakkına halef olacağını, sigortacı, sigortalının sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmayacağını, müvekkilinin kasko sigortalısının kendi kusuruyla hasara sebebiyet verdiğini, burada zarar tazmini akabinde rücu işlemlerinin yapılamayacağını, ancak dava konusu olayda 3. kişi kusurunun açıkça ortada olduğunu, bunun rücuya konu edilip zarar sorumlusu 3. kişiye yöneltilmesinin hukuken mümkün olduğunu, 3. kişiye ait mazgalın bakım ve onarımının düzgün yapılmaması sebebiyle kazanın meydana geldiğinin teyit edildiğini, mahkemece 3. kişinin ağır kusuru ve kasıtlı eyleminin aranmadığını, kasko sigortalarında böyle bir ayrıma gitmenin ise hukuken mümkün olmadığını, mahkemece sigortacının kendi sigortalısına rücu etmesine ilişkin ağır kusur veya kasıt eylemlerinin dava konusu ile karıştırıldığını, burada sigortalıya karşı bir dava açılmadığını, huzurdaki davanın kusuruyla kaza oluşmasına sebebiyet veren 3. kişiye karşı açıldığını, maddi tazminat talepli davalarda hükmedilecek vekalet ücretlerinde manevi tazminat davalarına benzer bir uygulamaya gidildiğini, bu değişiklik ile artık maddi tazminat davalarının kısmen reddi durumunda, davalı vekili yararına tarife uyarınca hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğini, yine getirilen değişiklik uyarınca maddi tazminat davalarının tümden reddi durumunda, hükmedilecek avukatlık ücretinin maktu olacağını, bu sebeple davanın reddi halinde bile maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi gerektiğini, davalının gereken sorumlulugu özen yükümlülüklerine uygun olarak yerine getirmeyerek zararın oluşmasına sebebiyet verdiğini, mahkemece açiklanan hususlarda detaylıca araştırma yapılmadan hüküm tesis edildiğini, hasar bedelinin 3. kişiden rücuen talebi halinde ağır kusur veya kasıt eylemi aranmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kasko sigortalı araç ruhsatı, ekspertiz raporu, Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2023/146 sayılı icra takip dosyası sureti, kasko sigorta poliçesi, ödeme dekontları, sigortalı araç hasar faturası, ibra ve teslim belgesi, mazgal fotoğrafları, 09/04/2022 tarihli tutanak sureti dosya içerisinde yer almaktadır. Dava konusu Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2023/146 sayılı icra takip dosyası ile; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 125.059,57 TL'nin tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 09/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 7 günlük itiraz süresi içerisinde 04/01/2023 tarihinde takibe konu borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının itirazın davacı alacaklı vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir. Davacı yan kasko sigortalı aracın davalının iş yerinde bulunan mazgalın yerinden çıkması sonucu hasara uğradığını, sigortalıya ödenen hasar bedelinden davalının sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise olayda kusurunun bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kasko sigortalı araçta oluşan hasardan davalının sorumlu olup olmadığı, sigortalı aracın hasara uğramasında sigortalı araç sürücüsünün ve mazgalın bulunduğu iş yeri sahibi olan davalının kusur durumları, davalının sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu bulunup bulunmadığı, davalının takibe itirazının haksız olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı yan sigortalı aracın davalının iş yerinde yükleme alanına geldiğinde yerde bulunan mazgalın yerinden çıkarak araca çarpması sonucu aracın hasara uğradığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, ödenen bedelden hasarın gerçekleşmesine kusuruyla sebebiyet veren davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek işbu itirazın iptali davasını açmıştır. İddianın ileri sürülüş şekli karşısında işbu davada davacının davalıdan rücuen tazmin talebinin dayanağı kusura dayalı haksız fiildir. Bir başka anlatımla, davacı davalının kasten sigortalı araca zarar verdiği iddiasına değil, kusuruyla sigortalı araçta hasar oluşmasına sebebiyet verdiği iddiasına dayanmaktadır. Mahkemece ise, ön inceleme duruşmasında deliller toplanmadan TTK'nun 1472. Maddesindeki koşulların oluşmadığı, davalının kastının bulunmadığı, mazgalın sabitlenmemesi nedeniyle aracın hasar gördüğü gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmesi davalının meydana gelen trafik kazasında kusurlu olması halinde mümkündür. Yapılan bu açıklamalar karşısında mahkemece yapılması gereken iş, sigortalı araçta dava konusu kaza nedeniyle hasar oluşmasında davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, sigortalı araçta hasar oluşmasının sebebinin davalının iş yerindeki mazgalın yerinden çıkarak sigortalı araca çarpmak olup olmadığı, davalının sigortalı araçta hasar oluşmasında kusuru var ise sigortalı araçta meydana gelen hasarın miktarına ilişkin deliller toplanıp, kusurun tespitine ilişkin uzman bilirkişiden tarafların iddia ve savunmaları kapsamında rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli niteliğe sahip deliller toplanarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2023 tarih 2023/104 Esas 2023/343 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -