11. Hukuk Dairesi 2016/7738 E. , 2018/2855 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2016 tarih ve 2014/47-2016/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm…
**11. Hukuk Dairesi 2016/7738 E. , 2018/2855 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2016 tarih ve 2014/47-2016/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette müdür olarak çalıştığı döneme ilişkin olarak yapılan incelemede, davalının bir kısım icra takiplerinde faizden vazgeçerek sadece anaparanın tahsili suretiyle dosyaların kapatılması talimatı verdiğini, bu suretle şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek davalının şimdilik tespit edilebilen 193.719,64TL maddi zarardan sorumlu tutulması ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak, müvekkilinin yapılan işlemlerde yönetim kuruluna bilgi verdiğini, murahhas üye sıfatıyla görev ve sorumlulukları çerçevesinde işlemler yaptığını, ticari hayatın ve davacı şirketin niteliği gereği vade farkından vazgeçmenin olağan olduğunu, müvekkilinin ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı şirket murahhas üyesi tarafından hazırlanan 24/08/2010 tarihli ve davacı şirketin denetim kurulu tarafından hazırlanan 11/11/2010 tarihli raporlar uyarınca, kasa mevcudunun kayıtlardaki kasa mevcuduyla örtüştüğü, müşteri çekleri toplamının kayıtlara uygun olduğu, müşterilerin senet ve çeke bağlanmış borçlarında borç ötelemelerinin yapıldığını, bu durumda şirket alacağının kambiyo senetleri hesabına alındığını, müşterilerin elde tutulabilmesi için bu işlemin doğru bir işlem olduğu ve eşit şekilde müşterilere uygulandığı, bu hususta bir suistimalin bulunmadığı, yönetim kurulunun bu şekildeki borç yapılandırılmasından dolayı bilgilendirilmediği, müşterilere farklı vade uygulandığı, vadelerin 8-10 aya kadar uzanabildiği, vade farkına faiz uygulanmadığı, yönetim kurulunun bu hususta dolaylı olarak bilgilendirildiği ve rekabet avantajı bağlamındaki vade politikası konusunda yönetim kurulunun bir konum alması ve bir usul belirlemesi gerektiği hususlarına yer verildiği, davalının uzun bir süredir davacı şirket müdürü olarak çalıştığı, yönetim kurulunun vermiş olduğu yetkilerle görev yapan sınırlı sorumluluğu olan bir müdür olduğu, uzun süredir müşterilerden yapılan tahsilatlarda özellikle müşteri kaybı yaşamamak adına esnek davranıldığı, yapılan işin rekabet koşullarına tabi bir ticari iş olduğu dikkate alındığında bu tür esnekliklerin işin devamı anlamında yapılabildiği, gelinen aşama itibariyle yönetim kurulunun hiç bir bilgisi olmaksızın bu işlemlerin yapıldığının ileri sürmesinin iyi niyetli görülemeyeceği, talebe konu takip dosyalarından bir kısmı açısından zamanaşımının dolduğu, zamanaşımı dolmayanlar açısından ise davalı açısından hukuka aykırılık unsurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.