5. Hukuk Dairesi 2022/14160 E. , 2022/17440 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada Bodrum 3. Asliye Hukuk ile İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanun'un 36/3. madde…
**5. Hukuk Dairesi 2022/14160 E. , 2022/17440 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada Bodrum 3. Asliye Hukuk ile İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanun'un 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. [adres satırı maskelendi] İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesince ise, somut davada davacı taraf davalı ile arasındaki satım ilişkisi kapsamında telefon satın alma karşılığında kambiyo senedini verdiğini, ancak telefonların teslim edilmediğini belirttiği, bu bağlamda borçlardan telefonun teslim borcu açısından davacı tarafın bulunduğu yer sözleşmenin ifa yeri olacak olup, davacının yerleşim yeri Bodrum ilçesinde yer aldığından, yine çek açısından açık bir yetki taraflarca belirtilmediği görülmekle çekin düzenlendiği banka şubesi de Bodrum ilçesinde yer aldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." denilerek genel yetkili mahkemelerin yetkisi düzenlen olup menfi tespit davalarında yetki kesin değildir. Kesin yetki halinin kuralının bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir.