(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/17407 E. , 2012/21888 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalı iş sözleşmesinin hak…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/17407 E. , 2012/21888 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalı iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla işe iade kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında, bölge müdürü olan davacının bölgesinde belli lokantalardan gerçeğe aykırı fatura temin edildiğini yapılan yemek harcaları ile fatura arasındaki farkların medikal işlerde kullanıldığı ortalama yemek masraflarının harcamaların altında olduğunun bu lokantalarda yapılan incelmeden anlaşıldığını davacı yönetici olup harcama limitlerini kontrol etmesi gerektiğini, soruşturmadan sonra davacının fazla harcamaları olan tıbbi mümessilleri uyarması da önceden devam eden etik dışı uygulamadan haberdar olduğunu gösterdiğini tüm bu nedenlerle davacıya duyulan güven kaybolduğundan feshin haklı nedene dayandığı gerekeçsi ile davanın reddi karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre feshin haksız olduğunu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir Karar davalı vekilince temyiz etmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğinden davacının 20.01.1997 tarihinden itibaren davalı işyerinde bölge müdürü olarak çalışıtğı ve iş sözleşmesinin 3.10.2011 tarihli bildirim ile bölgesindeki usulsüz harcamalar nedeniyle kendisine duyulan güven kaybolduğundan 4857 sayılı İş Kanunun 25/2 maddesi uyarınca feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda işyeri yönetimine isimsiz ve tarihisiz yapılan ihbarda, usulsüz fatura düzenlendiği, yemek yenildiği gösterilen yerlerin kimsenin gitmeyeceği yerler olduğu, kredi kartlarının bu lokantalara bırakılarak o saatlerde çekim yapıldığı ve ücretlerininde etik dışı işlerde kullanıldığını bildirdiği bunun üzerine yapılan incelemede davacının bölgesinde çalışan iki tıbbi mümessilin bu lokantalardan çok defa hizmet aldıkları, işverence aynı lokantalara gönderdiği elemanı ile yaptığı incelemede aldıkları yemek ücretlerinin fatura edilenlerden daha düşük belirlendiği, davacının ancak bu soruşturmadan sonra yaptığı uyarı ile bu tıbbi mümessile lokantasını değiştirmesini isteyen uyarıda bulunduğunun dosya kapsamı ile sabit olmasına göre davacının bölge müdürü olarak şirket menfaatlerini gözeterek yapılan masrafları onaylayan kişi olarak gerekli özeni zamanında göstermesi, gerekli olan denetimleri zamanında yaparak harcama konusunda usulsüzlüğe yol açacak davranışları engellemesi gerekirdi, davacının bizzat kendisinin usulsüz harcama yaptığına dair bir delilde dosyaya sunulmadığından ve davacının eylemin ağırlığına göre iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 120,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 11.10.2012 tarihinde karar verildi