10. Ceza Dairesi 2024/3542 E. , 2025/4004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2016/781 E., 2017/435 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının,
**10. Ceza Dairesi 2024/3542 E. , 2025/4004 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2016/781 E., 2017/435 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 1 ay 10 gün denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, 29.06.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/27644 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20750 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20750 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek ve bulundurmak suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/05/2016 tarihli ve 2016/16580 soruşturma, 2016/326 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, suça sürüklenen çocuğun yasal süre içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından ve aynı zamanda erteleme süresi içerisinde 31/08/2016 tarihinde yeniden aynı nev'i suç işlemesinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama neticesinde, suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ilişkin Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 08/06/2017 tarihli ve 2016/781 esas, 2017/435 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 17/05/2019 tarihli ve 2016/781 esas, 2017/435 sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede, Benzer bir olay nedeni ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/11/2020 tarihli ve 2020/4220 esas, 2020/6418 karar sayılı ilâmında yer alana, " ... Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, yaşı küçük sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesi uyarınca atanmış olan müdafiine tebliğ edilmemesi nedeniyle, karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleştiğinden söz edilemez. Dolayısıyla bu usulsüzlüğü ortadan kaldırmak için, sanık müdafiine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hâkkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın, yükümlülüklere uymama eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirmesi nedeniyle kovuşturma şartlarının oluşmadığı anlaşılmış olup, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, yasaya aykırı olduğundan ... " şeklinde yer alan açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi kapsamında "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/05/2016 tarihli ve 2016/16580 soruşturma, 2016/326 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar 02/08/2016 tarihinde suça sürüklenen çocuğun velisine tebliğ yapıldığı, zorunlu müdafiine tebligat çıkarılmadığı, dolayısıyla bahse konu kararın müdafiye tebliğ edilmeden ve itiraz hâkkı tanınmadan suça sürüklenen çocuk hakkında tedavî ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı anlaşılmakla, kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 26.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2016 tarihli ve 2016/16580 Soruşturma, 2016/326 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca üç yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz süresi ve merciinin gösterildiği, erteleme kararının, suça sürüklenen çocuğa 22.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, ancak suça sürüklenen çocuk müdafiine erteleme kararının tebliğe çıkarıldığına dair dosyada herhangi bir evrak bulunmadığı, B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 31.08.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, soruşturma dosyası birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2016 tarihli ve 2016/16580 Soruşturma, 2016/12933 Esas, 2016/1195 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Şüphelinin, 25.10.2016 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2016 tarihli ve 2016/44947 Soruşturma, 2016/14258 Esas, 2016/1289 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 16.12.2016 tarihli ve 2016/839 Esas, 2016/510 Karar sayılı kararı ile, Mahkemenin 2016/781 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.06.2017 tarihli ve 2016/781 Esas, 2017/435 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 1 ay 10 gün denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, 29.06.2017 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli kararını takiben, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, hapis cezasının aynen infazına dair 17.05.2019 tarihli ek karar ve bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2019 tarihli ve 2019/655 D.İş sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; E. 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye ve zorunlu müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen 11.05.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, müdafiine tebliğ yapılmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara yaşı küçük şüphelinin ve dolayısıyla şüpheliye soruşturma aşamasında 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiinin de itiraz hakkının bulunduğu, itiraz hakkının kullanılabilmesi için yaşı küçük şüpheliyi "temsilen" zorunlu müdafiine de ilgili kararın tebliğ edilmesi gerektiği, müdafiine usûlüne uygun tebliğ yapılmadığı için erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği, dolayısıyla ihlâl kabul edilen 31.08.2016 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde müdafiine tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devam olunarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli ve 2016/781 Esas, 2017/435 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.