11. Hukuk Dairesi 2009/9458 E. , 2011/1998 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2009 tarih ve 2008/208-2009/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lay…
**11. Hukuk Dairesi 2009/9458 E. , 2011/1998 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2009 tarih ve 2008/208-2009/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi...olan davalıya ait çekin hamili olduğunu, keşidecisinin kimliğinin gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını, karşılıksız çek keşide etmek suçundan ceza yargılamasının devam ettiğini, davalının çek hesabı açarken üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiğini ve müvekkilinin zararına neden olduğunu, hesabın sahte kimlikle açıldığının 28.11.2007 tarihinde öğrendiğini ileri sürerek, şimdilik 5.500,00YTL maddi ve 1.000,00 YTL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, Çek Kanunu'nda yazılı hususların müvekkili banka tarafından yerine getirilerek hesap sahibi ...'tan çek talep formu, müşteri işlemleri sözleşmesi, çek taahhütnamesi alındığını, vergi levhası, imza sirküleri, noterden tasdikli nüfus cüzdanı sureti ve mahalle muhtarlığından ikametgah kağıdı alındığını, TCMB kayıtlarına göre keşidecinin yasaklı olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin gerekli özen ve dikkati gösterdiğini, keşideci ...'a fiilen ticari faaliyetinin tespitinden sonra çek koçanı verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka tarafından Çek Kanunu’nun 2. ve 3. maddelerinde yazılı olan hususlar yerine getirilerek dava dışı keşideciye çek karnesi verildiği, davalı bankanın gerekli dikkat ve özeni gösterdiği, kusuru bulunmadığı, keşideci tarafından bankaya ibraz edilen belgelerin resmi kurumlardan alınmış olduğu, bu belgeler alınırken bu belgelere dayanak olan belgelerin sahteliğini davalı bankanın araştırarak tespit etmesinin mümkün olmadığı, davalı banka dışında gerçekleştirilen sahtecilik işlemlerinden bankanın sorumlu tutulamayacağı, davalı banka tarafından 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği ileri sürülmüş ise de bu sürenin başlangıç tarihi ıttıla tarihi olup davacı 28.11.2007 tarihinde öğrendiğini belirtinden bu tarihe göre davanın zamanaşımına uğramadığı, davacının daha önce öğrendiğini davalı bankanın ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince; dava, davalı muhatap bankanın çek hesabı açarken gerekli araştırmayı yapmaması ve bu hesaptan keşide edilen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek hamilinin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Çek Kanunu’nun 2. maddesine (26.02.2003 tarih ve 4814 sayılı yasanın 1. maddesi ile değişik) göre “Bankalar, çek hesabı açmak maksadıyla bu Kanunla kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirirken, çek hesabı açtırmak isteyenin yasaklılık ve engel durumu bulunup bulunmadığını Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nca 9 uncu maddeye göre bankalara yapılan duyurular çerçevesinde her birinin kendi nezdinde oluşturduğu kayıtlardan araştırırlar; ayrıca bu kişinin ekonomik ve sosyal durumu gibi hususların belirlenmesinde gerekli basiret ve özeni gösterirler”. Bankalar, TTK hükümlerince tacir olup, tacirlerin ise ticarethanelerine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Bu hükümler ışığında, bankanın çek hesabı açmadan önce kredi verirken müşterisi için yaptığı araştırmaya benzer bir araştırma yapması, ancak güvenilir olduğu anlaşılan kimselerle çek anlaşması akdetmesi gerekmektedir. Çekin hamili de ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu ve ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre ilişki kurmak, bu suretle özenli davranmak durumundadır. Mahkemece, davalı bankanın çek hesabı açarken Çek Kanunu’nun aradığı tüm belgeleri aldığı, gerekli araştırmayı yaptığı, üzerine düşen özeni gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davalı bankanın Çek Kanunu’nun aradığı belgeleri talep etmesi yeterli olmayıp ayrıca adına çek hesabı açılan dava dışı kişinin ticari itibarı ve ekonomik durumu konusunda yeterli araştırma yapması gerekmekte olup, dava dışı kişi ve işletmesi hakkında gerekli araştırmanın yapıldığı iddiasının kanıtlanması gerekir. Somut olayda, banka tarafından hesap açılırken çek hesabı açılan dava dışı kişinin ve işletmesinin ticari itibarı ve ekonomik durumu konusunda yeterli araştırma yapıldığı, Kanunun aradığı gerekli basiret ve özenin gösterildiği hususları kanıtlanamamıştır. Bu durumda mahkemece, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun’un 1. ve 2. maddeleri hükümleri ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davalı bankanın durumu değerlendirilip, davacı hamilin de müterafik kusuru bulunup bulunulmadığı üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.