4. Hukuk Dairesi 2013/19028 E. , 2014/314 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/09/2011 NUMARASI : 2011/321-2011/275 Davacı İ.. C.. vekili Avukat ..tarafından, davalılar D..Gazetecilik San. ve Tic. Ltd. Şti. vd. aleyhine 17/08/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/09/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi …
**4. Hukuk Dairesi 2013/19028 E. , 2014/314 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/09/2011 NUMARASI : 2011/321-2011/275 Davacı İ.. C.. vekili Avukat ..tarafından, davalılar D..Gazetecilik San. ve Tic. Ltd. Şti. vd. aleyhine 17/08/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/09/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıya dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, .....Gazetesi’nin 17/08/2009 ve 20/08/2009 tarihli nüshalarında yayınlanan haberlerde; kendisine yönelik kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan ifadeler kullanıldığını ileri sürerek, her bir yayın için ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkeme, haber verme hürriyeti ve basın özgürlüğünün sınırlarının dışına çıkılarak henüz neticelenmeyen soruşturmalar ve davalardaki iddialar gerçekmiş gibi kanaat uyandırıldığı ve davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesi ile istemi kısmen kabul etmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.