4. Ceza Dairesi 2022/8656 E. , 2022/22580 K. KARAR Hakaret suçundan sanık ...’ın katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemi sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 129/3, 43/1 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.325,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemenin 23/01/2013 tarihli ve 2012/49 esas, 2013/26 sayılı kararını kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsav…
**4. Ceza Dairesi 2022/8656 E. , 2022/22580 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Hakaret suçundan sanık ...’ın katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemi sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 129/3, 43/1 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.325,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemenin 23/01/2013 tarihli ve 2012/49 esas, 2013/26 sayılı kararını kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/04/2022 tarih ve 2022/43531 istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; "Dosya kapsamına göre, ... Sulh Ceza Mahkemesince, katılan ...’ın Polis Merkez Amirliğine teslim ettiği kameranın izleme tutanağından sanığın katılanlar ..., ... ve katılan sanık ...'e hitaben “şerefsizler” şeklinde hakarette bulunduğundan bahisle katılanlar ... ve ...'a yönelik eylemi nedeniyle mahkumiyetine, katılan sanık ...'e yönelik eylemi nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de, söz konusu tutanak incelendiğinde sanığın “sen uzak dur şundan sana ne zarar var terbiyesizler” şeklinde sözler sarf ettiği, iddianamedeki anlatımda da sanığın müştekiler ..., ... ve müşteki sanık ...'e "terbiyesizler" şeklinde söylemde bulunduğunun belirtildiği, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 11/06/2019 tarihli ve 2018/5921 esas, 2019/10345 karar sayılı ilamında yer alan ".... Sanığın, Aile Sağlığı Merkezinde doktor olan katılana “terbiyesiz” şeklinde, kaba ifade niteliğindeki sözünün, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi ... BOZULMASINA" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, sanığın müştekilere karşı şerefsizler değil terbiyesizler sözünü kullandığı, sanığın hakaret suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı şekilde sanığın "şerefsizler" şeklinde söz kullandığından bahisle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 7.11.2006-227/228 sayılı kararında açıklandığı üzere; yargılama yöntemine veya cezalandırmaya ilişkin hükmün belirli biçimde takdir edilmesinden kaynaklanan değerlendirme hataları "hukuki yanılgı" oluşturmakta iken; isim, yaş ve hesap hataları, yargı kararlarında "maddi yanılgı" veya ''yazım hatası" diye isimlendirilen beşeri hatalardır. Hukuki yanılgılar, ancak başka bir mercii tarafından ve yasa yolu başvurusuyla açılan bir tali muhakeme ile giderilebilir. Yargı kararlarındaki maddi yanılgıların düzeltilmesi ise herhangi bir yöntem ve zamanla sınırlı değildir. Bu yanılgılar, bizzat bu hatayı yapan mercii tarafından, kendiliğinden veya bir yasa yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebilir. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2/29-56 sayılı kararı da bu doğrultudadır.) İncelenen somut olayda; Sanığın katılanlara hakaret ettiği iddiasıyla dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda tüm deliller toplanıp, tanık beyanları, müştekinin iddiası ve sanık savunması bir bütün halinde değerlendirilip delil tartışması yapılarak sanığın mağdura "şerefsiz" diyerek hakaret ettiğinin sübut bulduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. Ceza Genel Kurulunun 25.10.1993 gün ve 260/281 sayılı kararında belirtildiği gibi, olaya ilişkin tüm deliller toplanıp, değerlendirilip suçun oluştuğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğuna göre, delil takdiri yapılarak verilen bu karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle, kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, Kanun yararına bozma isteminin takdire ilişkin olması nedeniyle yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi şartlarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 15/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.