7. Hukuk Dairesi 2023/1001 E. , 2024/1800 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2352 E., 2022/2601 K. KARAR : Davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/469 E., 2022/226 K. Taraflar aras…
**7. Hukuk Dairesi 2023/1001 E. , 2024/1800 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2352 E., 2022/2601 K. KARAR : Davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/469 E., 2022/226 K. Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ...Ş vekili ve davalı ...Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş vekili ve davalı ...Ş vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... İnş. Taah. ve Tic. A.Ş arasında 24.11.2010 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve Borçlanma Sözleşmesi yapılmış olup müvekkiline A 3 blok 109 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın 230.000,00 TL bedelle satıldığını, söz konusu taşınmazı müvekkiline 2013 yılında takyidatlarıyla müvekkiline "hukuki ayıplı" şekilde teslim ettiğini, konkordato süreci sonunda takyidatların kaldırılacağı beyanları karşısında tapuyu hukuki ayıp teşkil eden takyidatlarıyla devralmak zorunda kaldığını, ancak gelinen aşamada taşınmaz üzerindeki ipoteklerin kaldırılması bir yana, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe konu edildiği ve satış aşamasına geldiği gerçeği karşısında işbu dava ile yolsuz tescil niteliğindeki ipoteklerin terkinini talep etmek zorunda kaldığını, davalı bankanın söz konusu gayrimenkul üzerinde davalı ... İnş. Taah. ve Tic. A.Ş'ye kullandırılacak kredi teminatı olarak ipotek tesis ederken hiçbir şekilde inceleme yapmadığını, araştırma için ekspertiz yollamadığını belirterek; müvekkiIinin malik olduğu 109 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üzerine davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin kaldırılmasını; bu mümkün olmazsa ödenen bedelin ulaştığı yargılama sırasında tespit olunacak güncel değerinin denkleştirici ... kapsamında, ifa imkansızlığı sebebiyle bedelin ... İnşaat tarafından müvekkile iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin inşaat sektöründe faaliyet göstermekte olup büyük altyapı projelerinden dev konut projelerine kadar bir çok farklı alanda faaliyet gösteren Türkiye'nin en büyük inşaat firmalarından birisi olduğunu, inşaat sektöründe yaşanan ekonomik krizin bütün şirketlerde olduğu gibi müvekkili şirketi de etkilediğini ve şirketi dar boğaza soktuğunu, davacı yanın tüketici sıfatına haiz olmadığını ve dava konusu işlemin tüketici işlemi olmadığını, takyidattan ari bir şekilde tapu devir borcunun henüz muaccel olmadığını, göreve ilişkin itirazları doğrultusunda mahkemenin görevsizliği re'sen araştırılması gerekli bir husus olduğundan davacının taşınmaz sorgusunun yapılmasına, davacı üzerine kayıtlı diğer taşınmazların tespitine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini ve davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankaya karşı açılan dava haksız ve dayanaksız olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerine davalı ... İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş’nin müvekkil bankadan kullanmış olduğu kredilerinin teminatını teşkil etmek üzere bankamız lehine 24.05.2018 tarihinde ipotek tesis edildiğini, dava konusu taşınmaz üzerine ... İnşaat A.Ş adına kayıtlı olduğu tarihte taşınmazın üzerinde herhangi bir şerh bulunmadığı zamanda taşınmazın da gerçek malikleri tarafından ipotek verildiğini, dolayısıyla ortada yolsuz bir tescil bulunmadığını, mağduriyetin tamamen davacının kendi kusuru olduğunu, ipotek tesis edilen taşınmazlar hakkında müvekkili Banka tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda taşınmazın içerisine girilmiş ve taşınmazların tüm değerleri dikkate alınarak ekspertiz yaptırıldığını, müvekkil Bankanın kredi kullandırırken ekspertiz yaptırmış olmasının görülmekte olan işbu dava ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, bankanın ekspertiz yaptırma bir yükümlülüğü de bulunmadığını, davacı taraf işbu davayı, hukuken tedbirli davranıp taşınmazın nihai teslim süresinin dolmasının akabinde açabileceği halde davacı tarafın 2013 yılından 2021 yılına kadar yaklaşık 8 yıldır sessiz kaldığını, bu nedenlerle müvekkili banka hakkındaki davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kullandırılan krediye teminat olarak 18.03.2014 tarihinde ipotek tesis etmiş ve diğer davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş lehine kredi kullandırdığını, işbu tarihte ipotekli taşınmazların kaydında bir şerh bulunmadığını, müvekkil bankanın ipotek tesis edilmesi karşılığı kredi tesis ederken taşınmazın tapu dışında ... olabileceğini araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, taşınmazın davacı tarafa tescil edilmesi durumunda bile müvekkil bankanın ipotek hakkı devam etmekte olacağını, akdettiğini iddia ettiği sözleşmeyi noter huzurunda yapmadığı gibi, tapu siciline şerh düşmemiş bulunan davacının bu durumdan kendi lehine sonuç çıkarması hukuken olanaklı olmadığını, Bankaların ya da diğer finans kuruluşlarının tesis ettiği ipoteklerin fekkini sağlamak için sonradan adi yazılı şekilde yapılmış ya da resmi şekilde yapılmış olsa dahi tapu kütüğüne şerh edilmemiş bir şahsi hakkın, iyiniyetli 3.kişi durumundaki ipotek alacaklılarına karşı ileri sürülerek ipoteklerin fekkini sağlamak söz konusu olabileceğini ki böyle bir kötüniyetin korunmayacağı ve tapu kayıtlarına güven ilkesi karşısında kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı bankalar tarafından tesis edilen ipoteklerin taşınmazın davacıya satımından uzunca süre sonra olduğunu, ipotek tesis tarihlerinin de taşınmazın davacıya tesliminden sonra olduğunu belirtmiştir. 2. Davalı ... Bankası tarafından taşınmaz hakkında ipotek tesis edilmeden önce eksper incelemesi yaptırıldığı, bu durumda taşınmazın davacıya teslim edildiği ve satıldığı husunun bilinemeyeceğinin bu davalı tarafından savunulamayacağı açıklanmıştır. 3. Davalı ... yönünden de bu banka tarafından ipotek tesisinden önce bir eksper raporu düzenlendiği kanıtlanamamış olup bu bankanın üzerine düşen araştırma ve özen yükümülüğünü yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceği ifade edilmiştir. Bilirkişi raporunda da davalı bankalarca ipotek tesis edildiği anda; davalı bankalarca, davalı ... İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş. firmasının, ipotek tesis tarihinden geriye doğru finansal raporlarının ve ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, son dönemlerde basın-medya kuruluşlarında da sıkça gündeme gelen ve farkındalık oluşturan satış vaadi sözleşmesi kaynaklı mağduriyetler de dikkate alınarak, ipoteğe konu taşınmazın ... olduğunun tecrübeli bir banka personeli tarafından tespit edilmesinin olanak dahilinde olduğu belirtilmiş olmakla bu tespit karşısında bankaların basit bir araştırma ile taşınmazın davacıya ... olduğu hususunu bilebilecek durumda oldukları ve bu nedenle iyi niyet savunmalarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile her iki banka lehine tesis edilen dava konusu ipoteklerin fekkine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş vekili ve davalı ...Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ...Ş. vekili; işbu davanın açılmasına müvekkili banka sebebıyet vermediğinden banka aleyhine harç, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, davalı ... Insaat firmasının davacıya ait yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle isbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, müvekkili bankanın kötü niyetli yahut kusurlu olarak davacıyı zor duruma düşürme kastı dahi bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı ...Ş. vekili; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olması gerektiğini, dava maktu harca tabi olduğundan dolayı karar sonucu da verilecek harç ve karşı vekalet ücretinin de maktu olması gerektiğini, müvekkil bankanın iyi niyetli olup, henüz üzerinde hiçbir takyidat yokken davalı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettiğini, tapu kütüğünün aleniliği ilkesince, iyiniyetli müvekkili bankanın kazanmış olduğu ipotek hakkının korunacağının açık olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu bağımsız bölümü 24.11.2010 tarihinde satın ve 29.07.2013 tarihinde teslim aldığı, davalı ...'nın 24.05.2018, davalı ...'ın 18.03.2014 tarihinde ipotek koyduğu, 2. Yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davalı yüklenici şirketin kayıtlarında basit bir inceleme ile bu yerin temliken davacıya satışının yapıldığının ve ödemelerin büyük kısmının ipotek tarihi itibari ile tahsil edildiğinin anlaşılabileceği, 3. Basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi gereken davalı bankanın bu yükleniminin doğal sonucu olarak kredi tesisinden önce inşaat şirketinin mülkiyetinde görünen bu taşınmazı temlik edip etmediğini ve içinde oturan kişinin ne sıfatla burada bulunduğunun tüm yönleriyle ve nitelikleriyle incelediği, sözleşmenin imzalanmasından önce satış borcu bulunup bulunmadığını tespit edip ona göre taahhüt altına girdiğinin, inceleme yaparak krediye uygun ve avantajlı olduğunu gördükten sonra ipotek tesis ederek kredi verdiğinin somut olayda kanıtlanamadığı aksine bu yükümlülüklere uyulmadığı görülmekle davalı bankaların salt tapu kaydına dayanan iyiniyetli oldukları savunmaları yerinde görülmediğinden istinaf itirazlarının reddine, 4. Davalı ...'nın aleyhlerine avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazları yönünden; kural olarak bir davada haksız çıkan tarafın yargılama giderleriyle yükümlü olduğu, ancak 6100 sayılı HMK'nun 312/2 inci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde davayı kaybeden taraf yargılama giderleri ile sorumlu tutulamayacağı, davalı banka yargılama süresince davanın reddini savunduğundan HMK'nun 312/2 inci maddesindeki koşulun davalı yararına gerçekleşmediği ancak davada yargılama konusunun davalı yararına tesis edilen ipoteğin içerdiği borcun varlığına ilişkin bulunmadığı, davacılar ile davalı yüklenici arasında yapılan konut satış sözleşmesinin ayıpsız olarak ifasına ilişkin olduğundan bu durumda davalının alacağı veya taşınmazın değeri üzerinden yargılama giderine hükmedilmesinin gerekmediği, davanın ayıbın giderilmesine ilişkin değeri ölçülemeyen bir istem olarak değerlendirilerek davalı aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği için hükmün bu yönden kaldırılmasına, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş vekili ve davalı ...Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... A,Ş vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek, istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri gerekçelerin dikkate alınmadığını açıklayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını ve davanın reddine karar verilmesini temyiz dilekçesiyle talep etmiştir. 2. Davalı ...Ş vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ...Ş vekili ve davalı ... AŞ vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.