7. Hukuk Dairesi 2024/2953 E. , 2025/918 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/733 E., 2024/1069 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar …
**7. Hukuk Dairesi 2024/2953 E. , 2025/918 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/733 E., 2024/1069 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 910 ada 10 parsel sayılı taşınmazın müvekkili ..., 1668 ada 25 parsel sayılı taşınmazın müvekkili ...; 1668 ada 27 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğunu, davalının, parseline kadastro yoluna tecavüzlü şekilde ev, duvar ve fırın yaptığını, ağaç diktiğini ileri sürerek davalının kadastro yoluna inşaat yapmak, ağaç dikmek ve çevre düzenlemeleri yapmak suretiyle yaptığı müdahalesinin men'ine ve kal'i ile eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davada yol üzerine yapıldığı iddia edilen evin 1970 tarihinde babası tarafından belediyenin izni ile yaptırıldığını, davacıların kullanmış olduğu yolun 1984 tarihinde ...'a ait olan parselin çocukları arasında paylaşması sonrasında parsel yolu olarak davaya konu evin 2 m mesafesinde çıkmaz yol olarak açıldığını, yıllar sonra yapılan zemin ölçümünde kadastro kayıtlarına göre bu yolun mevcut 2 m kadar üzerinde uygulandığının tespit edildiğini, babasının vefatından sonra 2003 yılında parselin imarlı yerlerinin kardeşler arasında pay edildiğini, yolun bulunduğu 16 No.lu parselin kardeşi ...'e verildiğini, yolun mevcut durumda kalacağına dair ...'ün resmi olmayan şahitler huzurunda belge düzenleyerek verdiğini, 2018 yılında ...'ün parseli satması üzerine yeni parsel sahiplerinin parselin içinde kalan yolu kapatacaklarını söylediklerini, davacılarla beraber ... Belediyesine yolun kapatılması durumunda mağdur olacaklarına dair başvuruda bulunduklarını, 28 No.lu parseli satın alarak 03.01.2020 tarihinde davacıların kullanabileceği yol açtığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalıya ait 106,68 m2 duvarın yola tecavüzlü olduğu, davalıya ait evin 22,15 m2'lik kısmının yola tecavüzlü olduğu, evin toplam alanının 264,00 m2 olduğu, davalıya ait parselin yola 126,65 m2 tecavüzlü olduğu, evin yola müdahaleli olan kısmının taşınmazın tamamına zarar verilmeden kal'i mümkün olmadığı, dava değeri hesaplanırken evin tamamının değerinin esas alındığı, kaldırma kararından sonra paftanın ne zaman kesinleştiği kadastro müdürlüğünden sorulmuşsa da pafta üzerine tarih atılmadığının bildirildiği, yolun paftasında oluşumunun üzerinden 10 yıllık sürenin geçtiği, davalının iddiaları doğrultusunda yol üzerinde eski bir evin bulunduğu görülse de bu evin sonradan tadilatlarla büyütüldüğü, 2006 tarihli encümen kararı ile yapılan işleme ilişkin tutanakta evin yola 9,13 m² müdahaleli olduğu belirtilirken dava tarihinden sonra yapılan keşif neticesinde hassas ölçümle evin yola 22,15m² müdahaleli olduğu anlaşılmış, yolun açılmasından sonra davalının evi genişletmek suretiyle çapa bağlı yola yeni bir müdahalesinin olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.06.2023 tarihli krokili raporda taralı toplam 126,65 m²'lik alanı duvarla çevirip içerisine ev ve fırın inşa edip, 1 adet çam ağacı, 1 adet dut ağacı, 1 adet fındık ağacı, 4 adet mazı dikmek suretiyle gerçekleştirdiği müdahalesinin men'ine, paftasında yol olan kırmızı ile taralı 126,65 m²'lik alanda bulunup tecavüzlü olan ve krokide koordinatları gösterilen iki katlı ev (tamamı), 4 adet mazı, fındık ağacı, ceviz ağacı, çam ağacı, fırın ve duvarın kal'ine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu yol üzerinde davalıya ait evin 22.15 m2'sinin tecavüzlü olduğu anlaşılmasına rağmen evin tamamı üzerinden kal kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ile davanın kabulü ile müdahalenin men'ine, fen bilirkişisi raporunun krokisinde B harfi ile gösterilen evin 22.15 m2'sinin, 4 adet mazı, fındık ağacı, ceviz ağacı, çam ağacı, fırın ve duvarın kal'ine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; özel parselasyon yapılırken 16 parsel malikine satan ...'ün 27.07.2004 tarihli yazılı ve krokili beyanında, her ne kadar 16 parselin B harfli ile işaretli yerden geçmekte ise de kendisinin arsasının A harfli bölümünü kullanacağını, satış olsa dahi A harfli işaretli yolun kalacağına dair yazılı beyanının mevcut olduğunu, duvarın sadece kendisi tarafından yapılmış bir duvar olmadığını, 16 No.lu parsel sahibinin de bu duvara ortak olan bir kişi olduğunu, belirtilen ağaç değerlerinin de son derece düşük takdir edildiğini, tanıkların mahkemece dinlenmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını, davacılara kendi arsalarına geçiş için fiilen yol açıldığını halen kullanmaları ve son imar haritasında bu özel yolun ortadan kalktığının da resmen görünmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla iyi niyetli yapılan ev, ağaç, duvar, fırın gibi eklentilerin bedellerinin iyi niyetli malik sıfatıyla kendisine ödenmesinden sonra meni müdahale ve kal kararı verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, genel yola el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, elatma 16.06.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda kroki ile tespit edildiğinden mahkemece tanık dinletilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.