22. Hukuk Dairesi 2012/1933 E. , 2012/6508 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi TARİHİ : 24/11/2011 Davacı işçi, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık süre ücretinin tahsili için yaptığı takibe itirazın iptalini istemiştir. Davalı işveren, işe iade edilmeme tazminatına ilişkin ödemeleri gereken meblağın 2.419,00.-TL olduğunu, 2.917,00.-TL olarak ödeme yaptıklarını, daha önce de posta ile dört aylık çalışılmayan süre ücretinin de ödendiğini belirterek, davanı…
**22. Hukuk Dairesi 2012/1933 E. , 2012/6508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi TARİHİ : 24/11/2011 Davacı işçi, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık süre ücretinin tahsili için yaptığı takibe itirazın iptalini istemiştir. Davalı işveren, işe iade edilmeme tazminatına ilişkin ödemeleri gereken meblağın 2.419,00.-TL olduğunu, 2.917,00.-TL olarak ödeme yaptıklarını, daha önce de posta ile dört aylık çalışılmayan süre ücretinin de ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı yasal süresi içinde davacı temyiz etmiştir. Hükme esas alınan 12.09.2011 tarihli bilirkişi raporunda, kesinleşen işe iade davası ile geçersiz olduğu tespit edilen fesih tarihindeki (yani 21.06.2008 tarihindeki) asgari ücrete göre davacının işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları hesaplanmıştır. Oysa, işçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. İşe başlatmama tazminatının da fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanması gerekir. Ayrıca, boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar için ise, feshi izleyen dönem ücretlerine göre hesaplama yapılmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden sonra boşta geçen en çok dört aylık sürede işçinin çalışması devam ediyormuş gibi ücret ve diğer haklar belirlenmelidir. Boşta geçen en çok dört aya kadar süre içinde ücret zammı ya da yeni bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girdiğinde, her iki dönem için ayrı ayrı hesaplamaya gidilmelidir. Öte yandan, taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.