3. Hukuk Dairesi 2024/4114 E. , 2025/3135 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1983 E., 2024/2160 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/374 E., 2023/209 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan ra
**3. Hukuk Dairesi 2024/4114 E. , 2025/3135 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1983 E., 2024/2160 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/374 E., 2023/209 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; yakını olan dava dışı .... nün yurt dışı eğitim bursu için davalı şirketten burs aldığını, kendisinin de işbu eğitim bursuna 13.12.2007 tarihli kefaletname ile kefil olduğunu, asıl borçlu konumundaki dava dışı .... nün davalı ile olan anlaşmaları gereği üzerine düşen sorumlulukları yerine getirerek yurt dışındaki eğitimlerini tamamladığını ve yurda dönüş yaparak davalı şirkette çalışmaya başladığını, ancak davalı tarafça 09.09.2022 tarihinde aleyhine takip başlatıldığını öğrendiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 598/3 maddesi gereği kefalet sözleşmesinin üzerinden 10 yıl geçmiş olmakla hak düşürücü sürenin dolduğunu, bu nedenle aleyhinde başlatılan takibe itiraz ettiklerini ancak borç miktarının yüksekliği nedeniyle huzursuz olduğunu ileri sürerek, taahhütname ve kefalet senedine dayalı aleyhinde başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı kefil tarafından açılan davada asıl borçlu olan burslu öğrenci .... nün müvekkili adına 1416 sayılı Kanun uyarınca Amerika Birleşik Devletlerinde yüksek lisans öğrenimi gördüğünü, eğitimini tamamladıktan sonra işe başladığını ancak mecburi hizmeti bitmeden 17.11.2014 tarihi itibariyle istifa suretiyle ayrıldığından kalan mecburi hizmeti oranında tazminat ödemesi gerektiğini, ayrıldıktan sonra birkaç kez kamu alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin kanunlardan faydalanılarak kısmi ödemeler yapıldığını, ödemelerin istenilen seviyede olmaması, borçlu ile iletişimin sağlıklı yürümemesi nedeniyle aleyhinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibi yapıldıktan sonra dava dışı ... tarafından 14.04.2022 tarihli taahhütname ve ödeme planı gereği ödemelerin gerçekleştirildiğini, davacı tarafça takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın iptaline yönelik yasal bir işlem yapılmadığını, bu nedenle davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; icra takibine konu alacağın, dava dışı asıl borçlunun yüklenme senedi hükümlerine aykırı davrandığı iddiasına dayanılarak başlatıldığı, davacının kefaletinin 13.12.2007 tarihli olduğu, davalı alacaklı tarafından 09.09.2022 tarihinden icra takibine başlandığı ve kefalet yönünden 6098 sayılı Kanun'un 598. maddesi ve Uygulama Kanunu'nun 5/2 maddesinde düzenleme yeri bulan 10 yıllık hak düşürücü sürenin ve 1 yıllık ek sürenin dolmuş olduğu, bu anlamda tarafların iddia ve savunmasına göre kefaletin ortadan kalktığının çekişmesiz olduğu, dava dışı asıl borçlunun yapılandırma başvurusunda bulunarak kısmi ödemede bulunduğu, henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davası açılmadığı, hali hazırda davacı borçlu kefilin itirazı üzerine duran geçerli bir takip bulunması nedeniyle davacı borçlunun dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, fakat davalının kötüniyetli takip başlattığı ispatlanamadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, talep edilen toplam 92.874,65 USD alacak yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihli ve sayılı belirtilen kararıyla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; asıl borçludan borç tahsil edilemeyince kefalet süresinin dolmasına rağmen müvekkili aleyhinde icra takibi başlatılarak, asıl borçlunun borcu ödemeye zorlandığını, kefalet süresinin dolduğunun tacir olan davalı tarafça bilinmemesinin mümkün olmadığını, kaldı ki yargılama aşamasında da müvekkilinin borcu bulunmadığının davalı tarafça ikrar edildiğini, aleyhinde başlatılan takibin parasal değerinin yaklaşık 2.000.000,00 TL civarında olduğunu, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, keza davacı aleyhinde başlatılan takibin yapılan itiraz üzerine durduğunu ve asıl borçlu ile iletişime geçilerek davanın geri çekilmesinin talep edildiğini, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan bir takip bulunmadığını ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, imzalanan taahhütname ve kefalet senedi dolayısıyla borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, 13.12.2007 tarihinde imzalanan kefaletnameye istinaden aleyhinde icra takibi başlatılan davacı kefilin, borç tehdidi altında olduğundan açılan menfi tespit davasında hukuki yararının bulunmasına, davalının kötüniyetli olduğu hususunun ise ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.