2. Ceza Dairesi 2022/15099 E. , 2023/3158 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/921 E., 2016/314 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, iftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, temyiz isteminin reddi A. Sanıklar Hakkında Mala Zarar Verme Suçu Yönünden; ... 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2014/921 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzer…
**2. Ceza Dairesi 2022/15099 E. , 2023/3158 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/921 E., 2016/314 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, iftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma, temyiz isteminin reddi A. Sanıklar Hakkında Mala Zarar Verme Suçu Yönünden; ... 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2014/921 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istemlerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Hırsızlık, İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve İftira Suçları; Sanık ... Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçları Yönünden; Sanık ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve iftira; sanık ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre, 1.... Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.12.2014 tarihli ve 2014/41877 Esas numaralı iddianame ile özetle; "sanıkların şikâyetçi ...'un işyerine gelerek kapısını zorlayarak açmak suretiyle işyerinde bulunan sigaralardan yaklaşık 5.000,00 - 6.000,00 TL değerindeki sigarayı çaldıkları, sanıkları fark eden tanıkların kolluk görevlilerine haber vermeleri üzerine sanıkların yakalandıkları ve ...'ın kendisini şikâyetçi ... olarak tanıttığı ve bu isimle adliyeye çıkarılarak tutuklandığı, daha sonra gerçek durumun anlaşıldığı" iddiasıyla sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 268/1 maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 267/1, 142/2-h, 143/1, 116/4, 119/1-c, 53/1 ve 63. maddeleri gereğince hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve iftira suçlarından; sanık ... hakkında ise aynı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 116/4, 119/1-c, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2014/921 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında; hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 168/2, 62; 116/2, 119/1-c, 62 ve 52/2-4 maddeleri uyarınca sırasıyla 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında; iftira suçundan, aynı Kanun'un 268/1 maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 267/1, 62 ve 52/2-4 maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına, her iki hüküm yönünden aynı Kanun’un 51. maddesi gereği mahkûm olunan hapis cezalarının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresinin belirlenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; "eksik inceleme sonucu, usul ve yasaya aykırı bir karar verildiğine, sanığın zihinsel problemler yaşadığı için yaptığı eylemlerin sonucunu gözetemediğine" ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Şikâyetçi ...'na ait tekel büfesine ait kamera görüntüsü ve tanık anlatımlarına göre, 05.36-06.15 saatleri arasında zarar verilip sanıkların 5.000,00-6.000,00 TL değerindeki sigara ve 300,00 TL parayı çaldıkları, ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerince sanıklar ..., ..., ... (... ismi ile yakalanmış olup, sanık ... hakkında bu dosyada beraat kararı verilmiş ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur) ve haklarındaki mahkûmiyet hükümleri Dairemizce onanan yaşları küçük ... ve ...'nin birlikte yakalandıkları, kaçtıkları yönde atılmış halde sigaraların bir kısmının bulunduğu, paranın ele geçirilemediği, ... isimli kişinin bu isim ile tutuklandıktan sonra ... olduğunun anlaşıldığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanıklar üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiş, şikâyetçilerin de aşamalarda ifadelerinin alındığı tespit edilmiştir. Tanık B.E.'nin iddiayı doğrulayan beyanları ve kolluk güçleri tarafından tanzim olunan, 02.12.2014 tarihli CD İzleme Tutanağı, Tutanak başlıklı yakalamaya ilişkin tutanak, 23.12.2014 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Sanık ...'nın ikrar içeren savunması, tanık B.E.'nin beyanları, CD İzleme Tutanağının içeriği, kolluk tutanakları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'nın üzerine atılı suçların sübut bulduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin eksik inceleme sonucu, usul ve yasaya aykırı bir karar verildiğine ilişkin itirazları reddedilmiş; dosya kapsamında alınan ve ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 25.11.2015 tarihli ve 8017 sayılı sağlık kurulu raporunda; sanık ...'nın olay tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 32.maddesi kapsamında ceza sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle de hukuk aykırılık bulunmamış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak; 1. Sanık ...'ın hüküm tarihinde farklı yargı çevresi içerisinde bulunan ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükümlerin açıklandığı 08.06.2016 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. CD inceleme tutanağı içeriğine göre, hırsızlık eyleminin saat 05.55’te sona erdiği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde gece vaktinin 06.08’de sona erdiği, gerekçeli kararda bahsi geçen saat 06.15'te hırsızlık olayına ilişkin ihbarın yapıldığının anlaşıldığı, bu suretle hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 143/1, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından ise aynı Kanun'un 116/4. maddelerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Hükmün gerekçesinde oluşa uygun şekilde, sanıkların işyerinden hırsızlık yaptıkları kabul edildiği ve suç ismi doğru olarak iş yeri dokunulmazlığının ihlâli olarak belirtildiği halde, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 116/2. maddesi yerine, hatalı bir biçimde aynı Kanun'un 116/1. maddesi olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Her ne kadar sanık ..., 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi uyarınca cezalandırılmış ise de; aynı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, 08.12.2014 tarihli iddianame ile sanık ...'a yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa hırsızlık suçundan zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (1), (2), (3) ve (4) No.lu bentlerinde açıklanan nedenlerle ... 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2014/921 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sanık ... yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanıklar hakkında bozma sonrası kurulacak hükümlerde aynı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.