6. Hukuk Dairesi 2023/2867 E. , 2024/2326 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/647 E., 2023/757 K. HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/360 E., 2022/600 K. Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilm…
**6. Hukuk Dairesi 2023/2867 E. , 2024/2326 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/647 E., 2023/757 K. HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/360 E., 2022/600 K. Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin takip borçlularından ...’ın alacaklı bulunduğu ilama dayalı borcu için üçüncü şahıs durumundaki Türk Ticaret Bankası’na İİK’nın 89/1.maddesi uyarınca birinci haciz ihbarnamesi gönderdiğini, ilamın kesinleşmediğinden bahisle ihbarnameye itiraz edildiğini, ancak alacak üzerinde başka hacizler olduğu yönünde itiraz olmadığını, itirazın haksızlığı nedeniyle açtıkları davanın reddedildiğini, bu sırada düzenlenen sıra cetvelinde müvekkili alacağının ikinci sırada yer aldığını, sıra cetvelinde birinci sırada yer alan davalı takibinin müvekkili alacağını semeresiz bırakmak amacıyla muvazaalı olduğunu ileri sürerek, Bakırköy 7. İcra Müdürlüğünün 2011/12518 sayılı icra takibinin ve bu takip dosyasından yapılan 21.05.2014 tarihli sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkili haciz müzekkeresinin yasaya uygun olduğunu, müvekkili ile emlak komisyoncusu ... ve müteahhit ... arasında arsaların tedariki, satın alınması konusunda anlaşmalar imzalanıp ödeme yapıldığını, ...'ın senedin kefili olup, kefilin muvazaasının söz konusu olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, bonoda tahrifat ve muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davada ispat yükünün davalıda olduğu, davalının sunmuş olduğu sözleşmede düzenlenen senedin içeriği konusunda herhangi bir açıklama olmadığı, icra takibine dayanak 250.000 Euro bedelli senedin tarihi ile sözleşme tarihinin aynı olduğu, sözkonusu sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı, adi şekilde düzenlenen sözleşme ve bononun taraflar arasında her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, davacı alacağının doğum ve takip tarihinin davalı alacak ve takibinden önce olduğu, davalı ...’ın borçludan olan alacağını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, davalı ...’ın takip borçlusu olup, hasım olarak gösterilmesinin işbu davanın niteliği gereği mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı ... mirasçılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; muvazaa nedeniyle takibin iptali istemi yönünden her iki davalı davada taraf iken, sıra cetveline itiraz davasında sadece davalı ... davada taraf olup, ...'ın ise taraf sıfatının bulunmadığını, yargılama aşamasında muvazaa nedeniyle takibin istemi yönünden açılan dava somut davadan ayrılarak aynı mahkemenin 2022/464 E. sayılı dosyasına kayıt edildiği için sıra cetveline itiraz istemi yönünden somut davada ...'ın davalı sıfatı kalmadığını, bu nedenle ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan ederek, kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hiçbir neden gösterilmeksizin mesleki mazeret talepleri reddedilerek yokluklarında karar verdiğini, bu suretle hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, davacı asilin ölümü nedeniyle dosyaya dahil edilmesi gereken mirasçılar dahil edilmeden karar verilerek gerekçeli kararın yazımı sırasında hatanın fark edildiğini, HMK'nın 304 hükmüne aykırı olarak beyanları alınmadan tashih kararı verildiğini, davacının 3. kişi banka nezdindeki borçluya ait alacak üzerinde geçerli bir haczinin bulunmadığını, davacı tarafça dava dışı 3. kişi bankaya gönderilen 1. haciz ihbarnamesine bankaca itiraz edilmesi üzerine davacı tarafından banka aleyhine tazminat davası ikame edildiğini, davacı tarafça 3. kişi bankaya gönderilen haciz ihbarnamesine bankaca itiraz edildiğinden ve haciz prosedürü tamamlanmadığından borçluya ait alacak üzerine davacı tarafından konulmuş geçerli bir haciz bulunmadığını, bir an geçerli bir haczin varlığı kabul edilse dahi, haciz ihbarnamesinden sonra davacı tarafça paranın dosyaya celbi için herhangi bir işlem yapılmadığı için haczin düştüğünü, müvekkili alacağının muvazaalı olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile haciz ihbarnamesine 3. kişi tarafından itiraz edilmesi nedeniyle usulüne uygun bir haczin varlığından söz edilmeyeceğinden, davacının sıra cetveline yönelik itirazında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; birinci haciz ihbarnamesine, gerçeğe aykırı ve haksız yere itiraz edilmesi sebebine dayanılarak İİK’nın 89/4 maddesi gereğince açılan tazminat davasının kesinleşmediğini, davalı alacağının muvazaalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 142, İİK 89 maddeleri 3. Değerlendirme 1.Davacı tarafça, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemli işbu davada Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 01.04.2015 tarihli, 2014/313 Esas, 2015/148 Karar sayılı kararı ile; İİK'nın 142. maddesi uyarınca takibin Bakırköy İcra Müdürlüğü'nce yapıldığı ve sıra cetvelinin de o icra dairesince düzenlendiği gerekçesi ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, Dairemizin (Yargıtay kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 28.11.2016 tarihli, 2015/7074 Esas, 2016/5192 Karar sayılı kararı ile karar usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle onanmıştır. 2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ile 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan yasa maddelerinin düzenleniş amacı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır. İş bu dosyaya konu dava, 28.11.2016 tarihinde Yargıtay incelemesinden geçtiğine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK’nın geçici 1. maddesi ve geçici 3/2. maddesi uyarınca temyiz incelemesi görevi Yargıtay Dairelerine ait bulunduğundan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 10.05.2023 tarihli, 2023/647 Esas, 2023/757 Karar sayılı yok hükmünde olan kararı kaldırılmak ve istinaf dilekçeleri de temyiz dilekçesi olarak kabul edilmek suretiyle ilk derece mahkemesi kararının temyiz incelemesi yapılmıştır. 3.3- Davalı vekili temyizi yönünden yapılan değerlendirmede; dosya içeriği itibariyle, davacı alacaklının aynı zamanda işbu davaya konu sıra cetveli ile ilgili Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/707 Esas sayılı dosyasında şikayet başvurusu yaparak sıra cetvelinin iptalini istediği anlaşılmıştır. Bu durumda, şikayetin kabul edilmesi halinde sıra cetveli iptal edileceğinden işbu sıra cetveline itiraz davası konusuz kalacak olup, şikayetin sonuçlanıp sonuçlanmadığı araştırılarak, şikayet hakkında karar verilmediğinin anlaşılması halinde bu dosya ile birleştirilmesinin sağlanması mümkün olmaması halinde ise, bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Öte yandan, davacı, borçlunun alacaklı olduğu 3. kişi bankaya haciz ihbarnamesi tebliğ ederek haciz uygulamıştır. Banka bu haciz ihbarnamesine borçlu ile aralarında dava bulunduğunu, kendisinin de alacaklı olduğunu belirterek itiraz etmiştir. Bu durumda, haciz ihbarnamesine dayalı haczin geçerli olup olmadığının belirlenebilmesi için davacının İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca açtığı davanın neticelenmesi gerekir. Bu davada, davanın kabulü halinde davacı haczi geçerli sayılarak itiraz davasının esasının incelenmesi gerekir. İİK’nın 89/4. maddesi uyarınca açılan davanın reddi halinde ise itiraza uğrayan haciz ihbarnamesine dayalı bir haczin olmadığı kabul edilerek aktif husumet ehliyeti göz önünde bulundurularak hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, yukarıda açıklanan bu hususlar gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 3.4- Bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2.Bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Davalı ...'dan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.