T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/249 KARAR NO : 2026/620 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2023 NUMARASI : 2020/33 E. - 2023/555 K. DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetin Tespiti Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahke…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/249 KARAR NO : 2026/620 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2023 NUMARASI : 2020/33 E. - 2023/555 K. DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetin Tespiti Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/09/2023 tarih ve 2020/33 E. - 2023/555 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin medikal malzeme üretim ve satışını yapan bir şirket olduğunu, ihalelere de katılarak kamu hastanelerine medikal malzeme temin ettiğini, bu malzemelerden birinin de "..." isimli ürün olduğunu, bu ürünü 2019 yılına kadar Amerikan menşei ... isimli bir firmanın ürettiğini, sonradan müvekkilinin de üretime başladığını, davalının da ... isimli firmanın Türkiye distribütörü olduğunu, ... firması tarafından üretilip ülkemizde satışı yapılan ... model isimli ürünlerin ASTM F920-93 standartlarına göre 10 kg ve üstü hastalarda kullanılabilecek mahiyette olduğunu, keza ürünün orijinal kullanım kılavuzunda ve kataloglarında da özellikle 10 kg ve üstü hastalara uygun olduğunun yazdığını, bir ürünün Ülkemizde satışının yapılması için ÜTS (Ürün Takip Sistemi)'ne kayıt yapılması zorunlu olup, tüm dünya genelinde 10 kg ve üstü hastalara uygun olduğu belirtilerek satışı yapılan ürünün, yalnızca Türkiye distribütörü davalı şirket tarafından 01/05/2019 tarihinde yapmış olduğu değişiklik ile 8 kg ve üstü hastalarda kullanılabileceği yönünde kullanım kılavuzu hazırlanarak satışının gerçekleştirildiğini, bu eylemin davalı tarafından hasta yelpazesini genişletmek amacıyla yapıldığını, davalının eylemi özellikle 10 kg altı pediatrik hasta grubu olmak üzere kamunun sağlığını tehdit ettiği gibi TTK'nın özellikle 56/1.a.2 ve 9 hükümleri bağlamında haksız rekabet teşkil edip müvekkilinin de zarara uğramasına neden olduğunu, bu bağlamda TTK md. 55 vd. hükümlerine göre davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini talep etme zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek, davalının ... model isimli (10637320050117 ve 10637320050018 ÜTS Birincil Ürün Numaralı) tek kullanımlık mekanik transport ventilatörün, standartlara ve üretici ... isimli firmanın orijinal kullanma kılavuzuna aykırı aldatıcı şekilde 10 kg ve üstü hastalar için uygun olduğu kısmının tahrif edilerek 8 kg ve üstü hastalara için uygun olduğu şeklindeki eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin pazarlamış olduğu resüsitatörün ISO standartlarında öngörülmüş olan basınç testlerini geçtiğini, cihazın 8 kiloluk hatta 6 kiloluk bir çocuk hasta için dahi uygun olduğunu, yapılan tüm bu testlerin TÜV tarafından da tasdik edildiğini, müvekkilinin malları hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamada bulunmadığını, ürünlerin test edilip onaylandığı üzere 8 kg.'lık hastaya uygun olduğu, ürün bilgilerinin keyfi olarak değil, test sonuçlarına dayanılarak Sağlık Bakanlığı'nın ürün takip sistemine kaydedildiğini, ürünün pazarlama şeklinin de test sonuçlarıyla uyumlu olarak yapıldığını, ürünün değiştirilmesinin ya da tehlikelerinin gizlenmesi suretiyle yanılması unsurunun oluşmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bir ürünün kullanma kılavuzunda açık veya örtülü şekilde kullanım alanına referans veriliyorsa bu referansın gerçeği yansıtması ve yanıltıcı olmaması (TTK md. 56/1.a.2), kullanıcılar tarafından bilinmesi gereken bilgilerin gizlenmemiş olması (TTK md. 56/1.a.9) gerektiği, aksi halde bu kullanımın haksız rekabet teşkil edeceği, bu bağlamda davaya konu ürünlerin kullanma kılavuzunda güncelleme yaparak “8 kg ve üstü hastalara uygun olduğu” hususunu beyan eden davalının, bu açıklamayı yapmadan önce bu durumu net bir şekilde ortaya koyacak bilimsel testleri yapmış, onayları almış olması gerektiği, bu hususun, TTK'nın 54. maddesi anlamında dürüstlük kuralının ve keza TTK'nın 18/2. maddesi anlamında basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğünün de gereği olduğu, ne var ki, dava tarihinde davaya konu ürünlerin "8 kg. ve üstü hastalara uygun olduğu" hususunu kanıtlar mahiyette bilimsel bir tespitin bulunmadığı, bu hususunun gerek alınan bilirkişi raporları ve gerekse Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kayıtları ile doğrulandığı, davalının aşamalardaki beyanlarında savunmanın ileri sürülüş şekline göre dahi TÜV SÜD tarafından davaya konu cihazların spesifikasyonunda yapılan değişiklik onayının, kullanım kılavuzunda yapılan revizeden ve davadan sonra 14/07/2020 tarihinde gerçekleştirildiğinin beyan edildiğinin anlaşıldığı, davacının davaya konu ... model numaralı cihazların kullanma kılavuzunda “8 kg ve üstü hastalara uygun olduğu” şeklinde değişiklik yaparak bilgilendirme yapmasının, ürününün gerekli testlerden geçtiği ve sonucunda bu uygunluğun tespit edilerek onaylandığı izlenimi yaratacağı ve ürünün kullanım alanını da genişleteceğinin açık bulunduğu, bu bağlamda, mevcut koşullar içerisinde davacının, ilgili ürünlerin “8 kg ve üstü hastalara uygun olduğu” şeklinde beyanda bulunarak piyasa arz etme yolundaki eyleminin, kullanıcıyı yanıltıcı mahiyette olup, dava tarihi itibariyle TTK md. 54. ve 55/1.a.2 ile 9. maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil edeceği gerekçesi ile davanın kabulü ile, davalının ... model numaralı cihazların kullanma kılavuzunda “8 kg ve üstü hastalara uygun olduğu” şeklinde değişiklik yaparak piyasaya arz etmek şeklindeki eyleminin TTK md. 54 ve 55/1.a hükümleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun tespitine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, teknik ve hukukî açıklamaların mahkemece dikkate alınmadığını, genel geçer bilgiler üzerine inşa edilmiş, hiçbir mevzuat hükmüne dayanmayan ve hukukî belirlilik içermeyen bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm tesis edildiğini, müvekkili şirket tarafından ithal edilen ... marka resüsitatörlerin, Sağlık Bakanlığının ürün takip sistemine (ÜTS) “8 kg ve üstü hastalarda kullanılabilir” olarak işlemiş olmasının geçerli ve haklı bir dayanağının olduğunu, müvekkili şirketin pazarlamış olduğu cihaz da düşük tidal volüm miktarlarında da düzgün bir şekilde çalışan, bu doğrultuda 6 ilâ 8 kg’lık hastalarda da emniyetle çalıştığı yapılan testlerle ispat edilmiş bir cihaz olup, buna ilişkin testlerin TÜV tarafından tasdik edildiğini, bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını, CE belgesi ile hukuka uygunluk karinesinden yararlanan bir ürünün standarda aykırı olduğu sebebiyle haksız rekabet fiili işlendiğinin söylenemeyeceğini, ortada bu ürünün “8. Kg ve üzeri hastalarda kullanılabilir olduğunu” ortaya koyan bir teknik laboratuvar testi olduğunu, TÜV tarafından düzenlenen onay belgesinin dava tarihinden sonra (14.07.2020 tarihinde) düzenlenmiş olduğu; bu yüzden bu tarihe kadar haksız rekabet fiilinin işlenmiş olduğu” sonucuna varılmış olmasının hukuken isabetli olmadığını, hukukî belirlilik ilkesini karşılayacak açıklıkta düzenlenmemiş olan düzen hükmü niteliğindeki mevzuat hükümlerine aykırılık haksız rekabet fiiline vücut vermeyeceğini, hukukî belirlilikten yoksun bir düzenlemeye dayanılarak, düzenlemenin muhatabı olan kişilere özel ya da kamu hukukundan doğan bir sorumluluk yüklenemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava tarihinde davaya konu ürünlerin "8 kg ile 10 kg arası hastalara uygun olduğu" hususunu kanıtlar mahiyette bilimsel bir tespitin bulunmadığının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kayıtları ile doğrulandığı, TÜV SÜD tarafından davaya konu cihazların spesifikasyonunda yapılan değişiklik onayının, kullanım kılavuzunda yapılan revizeden ve davadan sonra 14/07/2020 tarihinde gerçekleştirildiğinin beyan edildiğinin anlaşıldığı, davalının davaya konu cihazların kullanma kılavuzunda “8 kg ve üstü hastalara uygun olduğu” şeklinde değişiklik yaparak bilgilendirme yapmasının, dava tarihi itibariyle aslında olmamasına rağmen ürününün gerekli testlerden geçtiği ve sonucunda bu uygunluğun tespit edilerek onaylandığı izlenimi yaratacağı, ayrıca ürünün kullanım alanını da haksız yere genişleteceği, davalının, ilgili ürünlerin “8 kg ve üstü hastalara uygun olduğu” şeklinde beyanda bulunarak piyasa arz etme yolundaki eyleminin, kullanıcıyı yanıltıcı mahiyette olup dava tarihi itibariyle haksız rekabet teşkil edeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...