10. Hukuk Dairesi 2023/9524 E. , 2024/9139 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/753 E., 2022/1677 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/823 E., 2020/99 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge …
**10. Hukuk Dairesi 2023/9524 E. , 2024/9139 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/753 E., 2022/1677 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/823 E., 2020/99 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin fiili ve gerçek olarak çalışmasına rağmen 01.06.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının durdurulmasına karar verildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiş, İskenderun Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.09.2016 tarih ve 4910056 sayılı kararının iptalini yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ile durdurma tarihinden itibaren ödenmeyen her bir aylığın, ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık ve komşu işyeri çalışanlarının alınan beyanlarında dava dışı ...'in birden fazla işyerinin bulunduğu, işyerlerinin sezonluk olarak faaliyetine devam ettiği, davacının kışın çarşı içerisinde yazın işe pansiyon kısmında olmak üzere kesintisiz çalıştığını beyan ettikleri gerekçesi ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ve davalı Kurum vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1-Davacı vekili, davacının yaşının da dikkate alınarak bulunduğu güç durum dikkate olanarak yaşlılık aylığının iadesi talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2-Davalı Kurum vekili, bilirkişi raporunda herhangi bir işte çalıştığına dair bir bilginin ispatlanamadığını belirterek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının iptal edilen hizmetlerinin fiili olup olmadığına yöneliktir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın Yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2. Eldeki davada, Mahkemece verilen karar eksik araştırmaya dayanmaktadır. Davacının dava dışı işverene ait 66 sicilli mobilet iş yerinden ve dava dışı işverene ait 78 sicilli lokanta iş yerinden iki dönem halinde bildirimlerinin iptal edildiği; 19.03.2009 tarihli icra takibinden kaynaklı haciz işlemi nedeni esnasında, dava dışı iş yerinin kapalı olması, faaliyetinin bulunmadığının belirtilmesinin iptal nedenini oluşturduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının tanık beyanlarına dayalı olarak, dava dışı işverene ait pansiyon ve lokantada bekçilik yapıldığına dair karar verilmiş ise de yapılan araştırma yetersiz bulunmuştur. Öncelikle, Mahkemece, davacının beyanı alınarak, talebi somutlaştırılmalı; dava dışı işverene ait hangi iş yerinde , hangi adreste, ne sürede çalıştığı ve kimlerle çalıştığına yönelik belirleme yapılmalı; bu kapsamda belirtilen adresteki iş yerleri tespit edilerek dava dışı işverenle iritibatı somut olarak ortaya konulmalı, iş yerine ait resmi evraklar celp edilmeli, bu çerçevede iş yerine ait kapsam mahiyetine ilişkin iş yeri kayıtları celp edilmeli, vergi kayıtları ve ruhsatlandırma belgesi dosyaya dahil edilmeli; Kuruma verilen dönem bordroları celp edilerek, bordro tanıkları kendi dönemleri de gösterilmek suretiyle davacının çalışmasına dair beyanlarına başvurulmalı; yeterli gelmediği yahut bordro tanıklarının var olmadığı anlaşılırsa, komşu iş yeri tanıkları re'sen tespit edilerek, kendi çalışma dönemleri de gösterilmek suretiyle davacının fiili olduğunu iddia ettiği çalışma dönemine ilişkin beyanlarına başvurulmalı, öte yandan tespit edilen iş yerinin bir bekçiye ihtiyacı olup olmadığına yönelik araştırma yapılarak, değerlendirmede bulunulmalı; vergi kayıtları, alınacak beyanlar, icra yazıları hep birlikte değerlendirilerek, çalışmaya yönelik tereddütsüz kanıya varılarak sonuca göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.