Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ...'a karşı halihazırda 17/07/2018'de açılmış .... İcra Dairesi'nde ... Esas Sayılı dosya ile devam eden bir icra dosyası bulunduğunu, bu icra dosyası kapsamında 12/11/2018'den beri müvekkilinin maaşına haciz uygulandığını, dosya ödeme emrinde dosyanın dayanağı, "(Kredi kartı borcu) .... İcra-... Esas dosyalarından kaynaklanan alacağın takipte ve tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsili talebidir." şeklinde yazıldığını, müvekkili ...'ın, 2003 yılın
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Tic. Tur. Taş. Ltd. Şti. (“...” olarak anılacaktır) uzun yıllardır ulusal ve uluslararası kargo taşımacılığı işi ile iştigal eden bir şirket olduğunu, müvekkilinin yıllardır yapmış olduğu her türlü yurtiçi ve yurtdışı taşımalarında gösterdiği sektörel başarı ve hizmet kalitesi sayesinde geniş bir müşteri portföyüne sahip taşımacılık piyasasında tanınan ve bilinen bir şirket olduğunu, ayrıca müvekkilinin yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında sunmuş olduğu yüksek hizmet kalitesi ve sahip olduğu tecrübe sayesinde çeşitli ödüllere layık görüldüğünü, işbu davanın ikame edilmesine sebebiyet veren hadisenin müvekkilinin müşterilerinin müvekkiline davalının ticari unvanının aynı olmasının karışıklığa sebebiyet verdiğini, davalının unvanı sebebiyle şirketi müvekkilinin şirket ile karıştırdıklarını iletmeleri ile ortaya çıktığını, müvekkilinin birkaç müşterisinin sehven davalı şirketin adresine gitmiş olduğunu, ekte Mahkemeye sunulan depoya benzer küçük bir işyeri ile karşılaşmaları neticesinde davalının aslen müvekkilinin şirketi olmadığını anladıklarını, müşterilerinin sehven bu şirkete gitmeleri akabinde ise davalının aslında farklı bir şirket olduğu konusunda müşterilere bilgi vermediğini ve müşterileri kazanmaya çalıştığını, müvekkilinin müşterilerinden ve diğer şirketlerden aldığı şikayetler doğrultusunda yapmış olduğu araştırma neticesinde davalının yıllardır müvekkilinin ticari unvanının esas ve ayırıcı unsuru olan “...” ibaresini web siteleri de dahil olmak üzere müvekkilinin logosuna çok benzer bir logo kullanarak aynı müşteri kitlesine hizmet verme çabasında olduğunu, davalının bu hukuka aykırı davranışının yanında Müvekkilin müşterileri internetten arama yapılması neticesinde müvekkiline ulaşmaya çalıştıklarında sehven davalılara ulaşmakta ve davalının ise müşterileri yanıltarak müvekkilinin müşteri kitlesini elinden almaya çalıştığını, ayrıca ve önemle belirtilmesi gereken husus ise yapılan araştırmalar neticesinde ticaret siciline kayıtlı ... Ltd. Şti. isimli bir şirketin olmadığının tespit edildiğini, ancak davalının kendisi ve ... Ltd. Şti. isimli gerçekte ticaret sicile kayıtlı olmayan unvanı ... ... adı altında internet sitesinde belirtmekte ve şirketin ticaret unvanı...Dış. Tic. Ltd. Şti. olmasına rağmen ... Ltd. Şti. olarak gösterdiğini, bu hususa ilişkin ürün teslim fişi ve internet sitesinden alınan görsellerin ekte Mahkememiz dikkatine sunulduğunu, dolayısıyla davalının ticaret sicile kayıtlı “... Ltd. Şti.” isimli bir şirket olmamasına rağmen internet sitesine bu ibareleri yazması müşteri kitlesini yanıltmak saiki taşıdığını, müvekkil şirket ile hiçbir bağı ve ticari ilişkisi olmayan Davalının web sitesi uzantısının da müvekkilinin şirketinin web sitesi uzantısı ile benzediğini, hizmet kalitesi ile haklı bir üne kavuşmuş, bilinen ve aranan bir marka haline gelmiş olan müvekkil şirketinin, kendisi ile aynı sektörde ve aynı müşteri kitlesine hizmet sunan davalı ile hiçbir ticari ilişkisi olmadığı halde müvekkilinin müşterilerini yanıltarak müşterileri elinden almaya çalıştığını, dolayısıyla davalı tarafından Müvekkilin rızası olmaksızın, bilerek ve isteyerek iltibas yaratma saiki ile ticaret unvanının kullanılması sebebiyle işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin ticari unvanının müvekkilinin rızası olmaksızın bilerek ve isteyerek iltibas yaratmak amacıyla kullanıldığını, bu minvalde; Mahkemenizce de takdir edileceği üzere Müvekkilin TTK. Md.52. gereği Ticari Unvanının Korunmasını Talep Hakkı bulunduğunu, mezkur düzenlemenin “Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı bicinde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir” şeklinde olduğunu, TTK 56. Maddenin müvekkiline “Haksız rekabetin men’ini, Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,…” talep hakkı verdiğini, yukarıda Sayın Mahkemeye açıkladığımız üzere ... Tic. Turizm. Taş. Ltd. Şti.’nin Ticaret Unvanında Esas Unsur “...” Olup Davalı...Dış. Tic. Ltd. Şti. ‘nin Ticaret Unvanının Esas Unsuru Da Aynı Şekilde “...” ibaresi olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabet halinin tespiti ve men’ini, tecavüzün tespiti bakımından karşı tarafa tebligat yapılmaksızın mahallinde keşif yapılmasını, davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin sicilden terkinini, davanın ikame edilmesi ile birlikte davalıya ait web sitesine erişimin kalıcı olarak engellenmesini, sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesini ve müvekkiline ait ticaret unvanının kullanıldığı tabela ve her türlü basılı reklam ve evrakların toplatılarak yok edilmesi için tedbir kararı ittihaz edilmesini, yargılama neticeleninceye kadar davalıya ait iş yerinin tedbiren kapatılmasını, müvekkilinin maruz kaldığı ve yargılama neticesinde tespit edilecek maddi zarara karşılık fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin ticaret unvanını kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre belirlenmek üzere şimdilik 1.000,00TL maddi tazminatın ticari faiziyle birlikte tahsilini, müvekkilinin marka itibarı zedelendiğinden 50.000,00TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte tahsilini, hükmün masrafı davalı yandan alınmak sureti ile ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin 6325 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanununa istinaden davalı tarafça arabuluculuk toplantılarına mazeretsiz katılım gösterilmediğinden ötürü davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.