İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalıya mal sattığını ve teslim ettiğini fakat karşılığını alamadığını, davalıya kesilen faturaya itiraz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/296 KARAR NO:2026/440 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:22/12/2025 NUMARASI:2025/875 Esas(Derdest) DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalıya mal sattığını ve teslim ettiğini fakat karşılığını alamadığını, davalıya kesilen faturaya itiraz edilmediğini ve faturanın kesinleştiğini, davalının malın tesliminde ödeme yapacağının kararlaştırıldığını ancak davalının halen herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının davalıdan tahsil edemediği alacağın vergi ve KDV'sini ödemek zorunda kaldığını, davalının borçlu olduğunu bilmesine rağmen ödeme konusunda davacıya hiçbir şekilde geri dönüş yapmadığından davacının alacağını tahsili amacıyla İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalı tarafça icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalının borca haksız yere itiraz etmiş olmasının borcu ödemede zaman kazanma çabasında olduğunun ve mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunun kanıtı olduğunu, bu nedenlerle alacakları karşılığında borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı vekilinin dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile faturaya dayalı ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafından anılan dosyaya itiraz edildiğini, davacı tarafın tek taraflı kesmiş olduğu fatura ile davalıyı borçlandırmasının mümkün olmadığını, buna yönelik doğrulanmamış ve şirket yetkilisi veya şirket adına irade beyan etmeye yetkili olmayan kişiler tarafından gönderildiği iddia edilen mailleri kabul etmelerinin mümkün olmadığını, dava konusu ürünlerin taraflarına teslim edildiğine dair davalı şirketçe imzalanmış bir belge bulunmadığını, sadece faturaya dayanarak ve özellikle teslim alma imzası bulunmayan durumlarda ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığını, bu hususlarda mahkemenin yargılamayı gerektiren uyuşmazlık olduğunu değerlendirerek ihtiyati haciz talebini reddedebileceğini, bu nedenlerle itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ek kararı eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ".. dosya kapsamındaki fatura, irsaliye, sipariş ve teslimat içerikli e-mail yazışmaları, borcu kabul eden ve ödeme planı sunan e-mail kayıtları ile cari hesap dökümü bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının davalıdan olan 62.231,33-EURO tutarındaki alacağının varlığı hakkında mahkememizce yaklaşık ispat standardında yeterli kanaat oluşmuştur. Davalı vekilinin itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirir nitelikte olmayıp, davanın esasında tartışılması gereken hususlar olduğuna..."gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:ihtiyati haczin istisnai niteliği ve yaklaşık ispat kavramının sınırları gözetilmeksizin tesis edildiğini, esasen esas yargılamada tartışılması gereken fatura, teslim ve borcun varlığına ilişkin çekişmeli hususların, ihtiyati haciz aşamasında kesin kabul gördüğünü ve bu suretle ihtiyati haczin amacının aşıldığını, dava konusu alacak, davalı şirketçe imzalanmış bir teslim belgesi veya açık bir borç ikrarı olmaksızın, yalnızca tek taraflı faturalara ve yetkisiz kişilerce yapıldığı ileri sürülen e-posta yazışmalarına dayandırıldığını, ihtiyati haciz gibi ağır sonuçlar doğuran bir tedbirin, hukuken güvenilir ve objektif delillerle desteklenmesinin zorunlu olduğunu, imza sirkülerinde yer almayan kişilerin yazışmalarının, ihtiyati haciz aşamasında borcun varlığına karine teşkil edecek şekilde değerlendirilmesi, yaklaşık ispat kavramını aşmakta ve hukuka aykırılık oluşturduğunu, bu yazışmalar dahi açık ve kesin bir borç ikrarı içermemekte olduğunu, taraflar arasında ciddi bir uyuşmazlık bulunduğunu ortaya koyduğunu, davalı şirketin köklü ve kurumsal yapısı, kaçma veya mal kaçırma riskinin bulunmadığını gösterirken somut olayda ihtiyati haczi haklı kılacak herhangi bir objektif risk de ortaya konulmadığını, alacağın varlığı çekişmeli olup yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından ihtiyati haczin devamı ölçüsüz ve telafisi güç zararlara yol açtığını, mahkeme gerekçesinde, davalı şirketin köklü ve kurumsal bir firma olmasının yalnızca teminat miktarı bakımından dikkate alınabileceği belirtilmiş ise de bu husus, kaçma, mal kaçırma veya alacağın tahsilinin imkânsız hale gelmesi riskinin bulunmadığını gösteren önemli bir karine olduğunu, ihtiyati haczin temel amacının alacağın ileride tahsilini güvence altına almak olduğu halde somut olayda bu yönde herhangi bir objektif risk ortaya konulmadığını, ara kararda, şirket çalışanlarının kurumsal e-posta adreslerinden yapılan yazışmaların “görünüşe güven ilkesi” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bu yaklaşımın, ihtiyati haciz bakımından yaklaşık ispat kavramının sınırlarını aştığını, imza sirkülerinde yer almayan, şirketi temsile ve borç altına sokmaya yetkili olmayan kişilerin yazışmaları; esas davada tartışılabilecek nitelikte olduğunu ve ihtiyati haciz aşamasında borcun varlığını kabul anlamına gelecek şekilde değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlık; fatura, teslim, yetki ve borcun varlığı gibi hususların ayrıntılı delil incelemesini gerektiren bir nitelik taşımakta olduğunu, ihtiyati haciz aşamasında yaklaşık ispatın varlığından söz edilemez olduğunu, ihtiyati haczin devamı; davalı şirket bakımından ölçüsüz ve telafisi güç zararlar doğurmakta olduğunu ve ihtiyati haczin istisnai niteliği ile bağdaşmadığını, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen haksız ve hukuka aykırı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Talep, derdest itirazın iptali davasında ticari satım sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması istemidir.Mahkemenin ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine itiraz reddine karar verilmiş, bu karara karşı itiraz eden davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, " Fatura 62.231,33 EUR" sebebine dayalı olarak 62.231,33 EUR asıl alacağın tahsili istemiyle 02.10.2025 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda, davacının takip konusu yaptığı 02.05.2025 tarihli ... numaralı 62.231,33 EUR tutarlı faturaya konu 25.920 kg... ... ... numaralı sevk irsaliyesi ile gönderilmiş olup, sevk irsaliyesinde araç plakasının ve şoförün isminin belirtildiği, dosyada bulunan mail yazışmalarındaki sipariş ile faturanın örtüştüğü, sevk irsaliyesinde belirtilen taşıyan aracın plakasının ve şoförün isminin davalıya bildirildiği, bunun yanı sıra taraflar arasındaki e-mail yazışmalarında siparişlere ve onaylara dair detayların yer aldığı ve ödeme planının sunulduğu görülmüştür. Bu haliyle ihtiyati haciz verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026