13. Hukuk Dairesi 2015/10724 E. , 2016/22577 K. "İçtihat Metni" 1-..., 2-..., 3-..., Dahili Davacılar: ... mirasçıları 1-..., 2-..., 3-..., 4-..., 5-..., 6-..., 7-..., 8-..., 9-..., 10-..., 11-... vekilleri avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında..... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.10.2014 gün ve 2014/292-1072 sayılı hükmün davacı ve davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu. KARAR Davacılar, davalının kardeşleri olduğunu
**13. Hukuk Dairesi 2015/10724 E. , 2016/22577 K.** **"İçtihat Metni"** 1-..., 2-..., 3-..., Dahili Davacılar: ... mirasçıları 1-..., 2-..., 3-..., 4-..., 5-..., 6-..., 7-..., 8-..., 9-..., 10-..., 11-... vekilleri avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında..... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.10.2014 gün ve 2014/292-1072 sayılı hükmün davacı ve davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu. KARAR Davacılar, davalının kardeşleri olduğunu, 20.4.2010 günü vefat eden kardeşleri ....in sağlığında davalıya verdiği 13.6.2008 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vekaleti ile tapuda kayıtlı hisseli evinin satışı için vekalet verdiğini, davalının bu vekaletname ile taşınmazı 6.11.2009 tarihinde 39.000 TL ye dava dışı....'a satıp bedelini tahsil ettiği halde hissesine düşen bedelleri vermediğini ayrıca, davalının emekli dul aylığını aldığı 11.9.2006 tarihli vekaletname ile 18.9.2006 ila 16.4.2010 tarihleri arasında 26.426,40 TL tahsil ettiği halde murise vermediğini bildirerek davalının miras payının mahsubu ile toplam 42.341 TL'nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 27.382,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile veraset belgesi nazara alınmak sureti ile davacılara eşit olarak verilmesine ve fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Davalının temyiz isteminin incelenmesinde; davacılar tarafından davalı aleyhine açılan alacak davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336/3. maddesi uyarınca kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtay'a yapılır. Aynı Yasa’nın 448. maddesi uyarınca bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. 336/3. maddesi, bu Kanun’un yargı yolu ve göreve ilişkin hükümlerinden olmadığından, geçici 1. madde kapsamında da değildir. Dolayısıyla anılan davalının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar vermeye yetkili mercii, temyiz incelemesi yapmakla görevli bulunan Dairemizdir. Bu çerçevede davalının adli yardım talebi ile ilgili olarak yapılan incelemede, 6100 S.K.'nun 335. vd. maddeleri uyarınca, adli yardım talebinde bulunan kimsenin, kendisiyle ailesini geçindirmek bakımından önemli bir zarurete düşürmeksizin, davanın gerektirdiği giderleri ödemekten kısmen veya tamamen acz içinde bulunduğunu (fakirlik şartı) ve davasında veya savunmasında haklı olduğunu (haklı olma şartı) ispat etmesi gerekir. Aynı Yasa’nın 336/2. maddesine göre de talepte bulunan kişi, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Somut uyuşmazlıkta ise. davalı tarafça sunulan adli yardım talebine ilişkin dilekçenin ekinde, taleplerini haklı gösterecek hiçbir bilgi ve belgeye yer verilmemiştir. Bu durum karşısında Dairemizce davalının kanun yoluna ilişkin harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK’nun 337/2. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Yukarıdaki 1. bentte açıklanan nedenlerle Dairemizce adli yardım talebinin reddine karar verildiğinden, bu kez mahkemece davalı vekiline, adli yardım taleplerinin reddedildiğinin bildirilmesi, davalı tarafça itiraz edilmediği takdirde, 1086 sayılı HUMK.’nun 5236 sayılı Kanun ile değişik 432. maddesi yollaması ile 426/D maddesi uyarınca peşin temyiz harcının ve dosyanın Yargıtay’a sevki giderinin ikmali için davalı vekiline HUMK.’ nun anılan hükümleri uyarınca gerekli meşruhatı havi davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekmektedir. Ancak davalı tarafından Dairemizce verilen adli yardım talebinin reddine ilişkin karara itiraz edildiği takdirde, 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Yasa'nın 23. maddesi ile değişik HMK’nun 337/2. maddesi gereğince işlem yapılması gerektiğinden dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir. 3-Davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının adli yardım talebinin reddine, (2) numaralı bent gereğince mahkemece Dairemizin adli yardım talebinin reddi kararının davalı vekiline tebliği ile sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın mahalline iadesine, (3) numaralı bent gereğince davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 01/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.