Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3752 E. , 2024/5473 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3752 Karar No : 2024/5473 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, .…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3752 E. , 2024/5473 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/3752 Karar No : 2024/5473 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Köyü mevkiindeki Sicil:... sayılı IV. grup maden işletme ruhsatına sahip davacı şirket tarafından, 3213 sayılı Maden Kanunun 24/12. maddesi uyarınca 62.743,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve E... işleminin iptali ile ödemiş olduğu tutarın iadesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta uygulanacak Kanun hükmüne göre; tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde üç yıl süre ile üretim yapılmaması veya üç yıllık süre içerisindeki toplam üretim miktarının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'undan az olması halinde idari para cezasının uygulanacağı, davacı şirket tarafından işletme projesinde beyan edilen yıllık üretim miktarının 22.000 ton olduğu, bu durumda; davacı şirkete ait maden sahasında davalı idare ekiplerince denetim yapıldığı, her ne kadar dava konusu işlemde 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılı da dahil edilerek mevzuata aykırı şekilde değerlendirme yapıldığı görülmekte ise de, idari para cezasına dayanak olan Mahallinde Tetkik Raporunda 2012,2013, 2014, 2015 ve 2016 yılları baz alınarak değerlendirme yapıldığı görülmekte olup, tespit tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemde 3 yıldan fazla üretim yapılmadığının mahallinde yapılan incelemeler sonucunda tespit edildiği, davacı şirket tarafından da 2013 ve 2015 yıllarında üretim yapılmadığının beyan edildiği, 2014 ve 2016 yıllarına ilişkin beyan edilen üretim doğru kabul edilse dahi, herhangi üç yıllık dönemdeki üretim miktarlarının toplamın, projede beyan edilen yıllık üretim miktarının %10'undan (2.200 tondan) az olduğu, Maden Kanununun 24. maddesinin 12. fıkrasında ve Maden Yönetmeliğinin 37. maddesinde seçimlik fiil öngörüldüğünden, 5 yıllık sürede 3 yıldan fazla üretim yapılmaması veya herhangi 3 yıldaki toplam üretim miktarının projede beyan edilen yıllık üretim miktarının % 10'undan az olması halinde idari para cezası uygulanmasının mümkün olduğu, söz konusu üretim dönemlerine ilişkin herhangi bir beklenmeyen hal ve mücbir sebebin ortaya konulmadığı veya davalı idarece kabul edilmiş geçici bir tatil süresinin de bulunmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin sübuta eren fiiline uyan Maden Kanununun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca 62.743,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, öte yandan; dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının dava konusu işlem sebebiyle davalı idareye ödenen 62.743,00 TL'nin iadesi talebinin kabulüne de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2013 yılından sonra sahada herhangi bir üretim yapılmadığı halde, imalat haritalarında üretim gösterildiğinin tespiti bilimsel olarak mümkün olamadığı gibi Maden Mevzuatı Uygulama Yönergesine de aykırı olduğu, üretim termin hesaplamasının takvim yılı başı değil, sicil ve ruhsat belgesinin imzalandığı tarihe göre yapılması, buna göre 5 yıllık periyot hesaplanırken her bir üretim yılının başlangıcı olarak 1 Ocak tarihinin değil, maden işletme izninin alındığı tarihin esas alınması, 05/09/2012 tarihi ile 04/09/2017 tarihleri arasındaki birer yıllık, toplamda 5 yıllık süreye göre değerlendirme yapılması gerektiği, ruhsat süresi 2017 yılında dolduğundan bakiye 4 ay 10 günlük sürede madencilik faaliyetinde bulunulmadığından, 2017 yılının 5 yıllık periyota dahil edilmemesi ve 2012,2013, 2014, 2015 ve 2016 yılları baz alınarak değerlendirme yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında sahada üretim yapılmadığının mahallinde yapılan tetkik ile tespit edildiği, mevzuata uygun işlem tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... ili, ... ilçesi, ... Köyü mevkiinde, ... tarihinden geçerli olmak üzere Sicil:... sayılı IV. Grup kömür maden işletme ruhsatına sahip davacı şirkete ait ruhsat sahasında ... tarihli ve E... sayılı Makam Oluru uyarınca davalı idare ekiplerince inceleme yapıldığı, şirketin işletme projesinde beyan ettiği yıllık üretim miktarının 22.000 ton olduğu, mahallinde yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen Mahallinde Tetkik Heyet Raporunda; sahanın son tetkikinin 19.06.2013 tarih ve 3227 sayılı Olur kapsamında yapıldığı, heyetin tetkik tarihinden (2013 yılından) sonra sahada herhangi bir üretim yapılmadığı halde imalat haritalarında üretim gösterildiğinin, 2012 yılında 2.400 ton üretim yapıldığının, 2013 yılında üretim yapılmadığının, 2014 yılında üretim yapılmadığı halde 1.800,00 ton üretim beyan edildiğinin, 2015 yılında üretim yapılmadığının, 2016 yılında da üretim yapılmadığı halde 2.400,00 ton üretim beyan edildiğinin tespit edildiği, söz konusu tespitlere istinaden, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün dava konusu ... tarihli ve E... işlemiyle, davacı şirket hakkında Maden Kanununun 24. maddesinin 12. fıkrası uyarınca 62.743,00 TL idari para cezası uygulanması üzerine, anılan işlemin iptali ve ödenen 62.473,00 TL'nin iadesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun (10/06/2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5995 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen) 24. maddesinin 12. fıkrasında; "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında üç yıldan fazla üretim yapılmayan ruhsatlar, teminatları irad kaydedilerek iptal edilir. Bu üç yıllık süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10'undan az olması halinde de bu hüküm uygulanır" kuralına yer verilmiştir. 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değişik halinde, "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen hâller dışında üç yıldan fazla üretim yapmayan ruhsat sahiplerine 50.000,00 TL idari para cezası verilir. Bu üç yıllık süre içinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması hâlinde de bu hüküm uygulanır. İdari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere bu fıkraya aykırı fiilin tekrar tespit edilmesi hâlinde ise ruhsat iptal edilir. Ancak işletme projesinde, işletme izninin yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde madene ulaşmak amacıyla galeri, kuyu ve dekapaj yapılacağı beyan edilmiş ve ruhsat sahasındaki faaliyetlerin bu beyanlara uygun olarak gerçekleştirildiği tespit edilmiş ise idari para cezası uygulanmaz ve ruhsat iptal edilmez." şeklinde düzenlenmiştir. 28/11/2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7061 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile eklenen ve halen yürürlükte bulunan halinde ise, "Beş yıllık dönemde, üretimin en az olduğu herhangi üç yılında yaptığı toplam üretim projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının % 30'undan az olması durumunda, ruhsat sahiplerine 77.632 Türk lirası idari para cezası verilir..." düzenlemesine, 13. maddesinin 2. fıkrasında; "....bu kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır...." kuralına yer verilmiştir. 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Üretim yapılmayan işletme ruhsat sahaları ve tesisler" başlıklı 37. maddesinde; "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında üç yıldan fazla üretim yapılmayan ruhsatlar, teminatları irat kaydedilerek iptal edilir. Bu üç yıllık süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması halinde de bu hüküm uygulanır. (2) Birinci fıkra gereğince değerlendirme yapılırken aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurularak işlem tesis edilir: a) İşletme ruhsatlarının yürürlükte olduğu süre içinde, işletme izinli olarak tespit yapıldığı tarihten geriye doğru son beş yılda üç yıldan fazla bir süre mücbir sebep veya beklenmeyen hal olmadığı halde üretim yapılmadığının tespit edilmesi veya bu üç yıllık işletme izinli olarak geçen süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olduğunun belirlenmesi hallerinde, teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir..." düzenlemesi bulunmaktadır. 21/09/2017 tarihli ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliğinin "Üretim yapılmayan işletme izinli ruhsat sahaları ve tesisler" başlıklı 37. maddesinin 1. fıkrasında, "İşletme izinli ruhsat sahalarında tespit tarihinden önceki son beş yıllık sürenin mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında herhangi üç yıldan fazla bir döneminde üretim yapılmaması veya bu beş yıllık sürenin herhangi üç yılındaki toplam üretim miktarının projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan daha az olması halinde ruhsat sahiplerine Kanunun 24 üncü maddesinin on ikinci fıkrası gereğince idari para cezası verilir. İdari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere bu fıkraya aykırı fiilin tekrar tespit edilmesi hâlinde ise ruhsat iptal edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Madenlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması nedeniyle 3213 sayılı Kanun ile özel olarak düzenlendiği, aranmaları ve işletilmelerinin bir takım kurallara bağlandığı, maden mevzuatı hükümleri ile maden sahalarında daha etkin ve sürekli üretim yapılması ve sahaların atıl kalmayarak yer altı zenginliklerinin ekonomiye en etkin ve en verimli şekliyle kazandırılması amaçlanmaktadır. Bu nedenle anılan düzenleme ile sahada üretimin devamlılığının sağlanması ve atıl kalmasının önüne geçilmesi amacıyla üretimin yapılmadığı durumlar için bir takım yaptırımlar öngörülmüştür. Anılan düzenlemede; beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında üç yıldan fazla üretim yapılmayan ruhsatlara uygulanacak yaptırımın, 10/06/2010 yılından değişikliğin yapıldığı 18/02/2015 tarihine kadar teminatın irat kaydedilerek ruhsatın iptal edilmesi olarak düzenlendiği, 18/02/2015 tarihinden değişikliğin yapıldığı 28/11/2017 tarihleri arasında 50.000 TL idari para cezası olduğu, 28/11/2017 tarihinde yapılan değişiklikle de 77.632 TL idari para cezası olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu düzenlemede yaptırım uygulanması öngörülen beş yıllık süre içinde üç yıldan fazla üretim yapmama fiili, yıllara sari bir eylemdir. Fiilin gerçekleşmesi için ise; işletme izninin düzenlenmiş olması, tespit tarihinden önceki işletme izninin bulunduğu son beş yıllık sürenin tamamlanmış olması ve bu süre içerisinde herhangi bir üç yılda üretim yapılmamış olması gerekmektedir. İdarece yapılan denetim sonucunda anılan koşulların sağlanması halinde ise tespitin yapıldığı tarihte fiilin gerçekleştiği kabul edilerek, tespit tarihindeki mevzuatın öngördüğü yaptırımın uygulanması gerekeceği kanaatine varılmıştır. İlaveten; anılan düzenlemede yer alan ''üç yıldan fazla'' ibaresi uyarınca yaptırım uygulanması için en az üç yıl üretim yapılmamasının yeterli olduğu ve yine aynı ibare herhangi bir üç yılı ifade ettiğinden, üretimin yapılmadığı ve ardışık olmayan herhangi üç yılın olması durumunun, yaptırımın uygulanması için yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davalı idarece 15/11/2017 tarihli Makam Oluru uyarınca ruhsat sahasında inceleme yapıldığı, şirketin işletme projesinde beyan ettiği yıllık üretim miktarının 22.000 ton olduğu, mahallinde yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen Mahallinde Tetkik Heyet Raporunda; son tetkik tarihinden (2013 yılından) sonra sahada herhangi bir üretim yapılmadığı halde imalat haritalarında üretim gösterildiğinin, 2012 yılında 2.400 ton üretim yapıldığının, 2013 yılında üretim yapılmadığının, 2014 yılında üretim yapılmadığı halde 1.800,00 ton üretim beyan edildiğinin, 2015 yılında üretim yapılmadığının, 2016 yılında da üretim yapılmadığı halde 2.400,00 ton üretim beyan edildiği dikkate alındığında, sahada üretim yapıldığını gösterir bir bilgi ve belgenin bulunmadığı ve buna ilişkin olarak mücbir sebep veya beklenmeyen hal durumunun söz konusu da olmadığı sabittir. Bununla beraber, davacı şirkete idari para cezası verilmesi gerekmekte ise de; davacı şirketin idari para cezasına konu eyleminin tespitin yapıldığı tarihte gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, dolayısıyla eylemin 2017 yılı itibariyle gerçekleştiği, bu sebeple davalı idarece 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin 12. fıkrasında cezalandırılan eylemin gerçekleştirildiği yıl için öngörülen tutarda idari para cezası verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihinde geçerli olan yeniden değerleme oranı uygulanarak 2018 yılı için geçerli olan idari para cezası ile tecziyesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 16. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. (Ek cümle: 11/4/2013-6459/4 md.) Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." hükmü, idari yargıda, tam yargı davalarında talep edilen miktarın bir defaya mahsus artırılabilmesi hariç, davanın genişletilmesi yasağına dayanak teşkil etmekte olup bu bağlamda, dava dilekçesinde yer verilmeyen faiz isteminin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği açık olduğundan davacının bu talebi hakkında ayrıca bir hüküm kurulmamıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Kütahya İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 23/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.