Başvuru, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi üzerinden yapılan vergi tarhiyatına ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davanın esası incelenmeden reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi üzerinden yapılan vergi tarhiyatına ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davanın esası incelenmeden reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 17/4/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun mal ve hizmet alımında bulunduğu mükellef firma hakkında vergi tekniği raporu düzenlenmiştir. Bu rapora göre vergi mükellefi firma, iş ve işlemlerinde sahte faturalar düzenlemiştir. Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü (Vergi İdaresi) tarafından 6/11/2017 tarihli yazı ile hakkında vergi tekniği raporu düzenlenen mükellef firmadan Mayıs 2013 döneminde yapılan mal ve hizmet alımlarına ait faturaların sahte olduğu belirtilerek başvurucudan bu alımlara isabet eden katma değer vergisinin (KDV) tenzil edilmesi istenmiş, aksi takdirde olumsuz mükellefler listesine alınacağı uyarısı yapılmıştır. Başvurucu anılan yazı üzerine olumsuz mükellefler listesine girmemek için 6/12/2017 tarihinde Vergi İdaresine ihtirazi kayıtla düzeltme beyannamesi vermiştir. Bu beyanname üzerine Vergi İdaresince KDV ve gecikme faizi tahakkuk ettirilmiş ve vergi ziyaı cezası kesilmiştir. Başvurucu, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi üzerine Vergi İdaresince tahakkuk ettirilen KDV ve gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezasının iptali talebiyle 26/12/2017 tarihinde İstanbul Vergi Mahkemesinde (Vergi Mahkemesi) dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, düzeltme beyannamesini Vergi İdaresinin zorlayıcı yazısı üzerine olumsuz mükellefler listesinde yer almamak için verdiğini ve ayrıca Vergi İdaresi tarafından tenzil konusu yaptırılan KDV düzenlemelerinin vergi inceleme müessesesini düzenleyen kanun maddelerine aykırı olması nedeniyle dava konu işlemin haksız ve kanuni dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür. Vergi Mahkemesi 4/10/2018 tarihli kararıyla davanın kabulüne karar vermiştir. Kararın gerekçesi özetle şöyledir:i. Türk vergi sistemi beyan esasına dayanmakta olup yükümlüler tarafından yapılan beyanın doğru olmadığının, yapılacak vergi incelemesi ile her türlü araştırma ve inceleme yapılarak somut verilerle ortaya konulması zorunludur. ii. Bu durumda yapılacak vergi incelemesi sonucu beyanın aksinin somut tespitlerle ortaya konulması hâlinde yükümlüler hakkında idarece işlem yapılacağı açıktır.iii. Başvurucu, dava konusu işlemin dayanağı olan düzeltme KDV beyannamelerini rızaen değil haklarında olumsuzluk bulunan mükellefler listesine girmemek için vermiştir.iv. Vergi İdaresinin yükümlüleri ikinci bir beyanda bulunmaya zorlama hak ve yetkisi bulunmamaktadır.v. Vergi İdaresince faturanın sahte olduğu iddia ediliyor ise vergi incelemesi yapılması suretiyle her türlü araştırma ve inceleme yapılarak somut verilerle belgenin sahteliğinin ortaya konulması gerekmektedir.vi. Buna mukabil başvurucu yükümlü tarafından indirim konusu yapılan vergilerin doğruluğu ve yükümlü nezdinde yapılmış bir vergi incelemesi sonucu somut verilerle ortaya konulmamıştır. Mahkeme kararına karşı Vergi İdaresi tarafından 22/11/2018 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulmuş, istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesi 27/2/2019 tarihinde istinaf başvurusunun kabulüyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın vergi ziyaı cezası yönünden reddine ve tahakkuk işlemleri yönünden ise incelenmeksizin reddine kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, vergi yükümlülerinin beyannamelerinde bildirdikleri matrahlara veya bildirilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin ihtirazi kayıt konulan kısmına karşı vergi davası açabilmelerine imkân var ise de bu taleplerinin yasal süresi içinde verilen beyannameler üzerine tahakkuk ettirilen vergileri kapsadığı ve yasal süresi geçtikten sonra verilen KDV düzeltme beyanına konulan ihtirazi kaydın beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen vergiye bir etkisinin bulunmadığı bildirilmiştir. Nihai karar başvurucu vekiline 29/3/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 17/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Arbay Petrol Gıda Turizm Taşımacılık Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve Arbay Turizm Taşımacılık İthalat İhracat İnşaat ve Organizasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., [GK], B. No: 2015/15100, 27/2/2019, §§ 19-