12. Hukuk Dairesi 2022/8804 E. , 2023/1975 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki takibin iptali talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyi…
**12. Hukuk Dairesi 2022/8804 E. , 2023/1975 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki takibin iptali talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi borçlular şikayet dilekçesinde; alacaklı tarafından başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takipte, aynı alacağın ipotekle de teminat altına alındığını, takibe konu bononun, ipoteğin tesis edildiği tarihten sonra düzenlendiğini, takip alacağının ipotek limitinin altında kaldığını, İİK’nın 45. maddesinin istisnası olan İİK’nın 167. maddesinin ancak ipotek limitinin aşılması durumunda söz konusu olduğunu, bu nedenle haklarında kambiyo takibi başlatılmasının İİK’nın 45. maddesine aykırı olduğunu, bu yönde yaptıkları başvurunun icra müdürlüğünce reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek ... 27. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14670 Esas sayılı dosyasında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet dilekçesi davalı alacaklıya tebliğ edilmemiş, alacaklı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından şikayetçi borçlular aleyhine 11/04/2017 tanzim tarihli 1.273.000 TL senede dayalı olarak toplam 1.276.819 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişildiği, ödeme emrinin şikayetçi borçlulara tebliğ edilerek takibin kesinleştiği, şikayetçi borçluların 09/07/2021 tarihli dilekçeleri ile kambiyo senedinden kaynaklanan borç için teminat olarak ipotek verildiğini, bu nedenle İİK'nın 45/3. Maddenin uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep ettikleri, icra müdürlüğünce 09/07/2021 tarihinde talebin reddine karar verildiği, takibe konu alacağı temin eden rehin bulunduğu takdirde İİK'nın 45. maddesine göre öncelikle rehnin paraya çevrilmesine ilişkin takip yolunun tercih edilmesi gerektiği, ancak aynı maddenin üçüncü fıkrasında sayılan kambiyo senetleri hakkında İİK'nın 167. Maddesi hükmünün saklı olduğunun belirtildiği, anılan maddede alacağın rehinle temin edilmiş olması halinde de kambiyo senedine dayalı takip yapılabileceğinin açıkça düzenlendiği, kambiyo senedine konu alacağın ipotekle temin edilmemiş olması halinde esasen bu istisnanın getirilmesinin anlamsız olacağı, yine ipotek bedelinin üstündeki kısmın talep edilmesi gerekliğine ilişkin düzenleme bulunmadığı, şikayetçi borçluların taleplerinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde; takibe konu bonodan kaynaklanan alacağın ipotekle teminat altına alındığını, takibe konu bononun ipoteğin tesis edildiği tarihten sonra düzenlendiğini, bu nedenle İİK'nın 45/3. maddesindeki istisnanın söz konusu olmadığını, ipotekle temin edilen alacağa dayalı kambiyo takibi başlatılmasının İİK’nın 45. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçluların iddiasına, dayandığı belgelere, İİK'nun 45. maddesinin amir hükmüne, alacak rehinle temin edilmiş olsa dahi kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlatılmasına engel bulunmamasına, kaldı ki henüz ipotekli bir takibin dahi söz konusu olmamasına, ilk derece mahkemesinin kararında yazılı gerekçelere göre kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi borçlular temyiz dilekçesinde; takibe konu bonodan kaynaklanan alacağın ipotekle teminat altına alındığını, takibe konu bononun ipoteğin tesis edildiği tarihten sonra düzenlendiğini, bu nedenle İİK'nın 45/3. maddesindeki istisnanın söz konusu olmadığını, ipotekle temin edilen alacağa dayalı kambiyo takibi başlatılmasının İİK’nın 45. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 45. Maddesine aykırılık nedenine dayalı takibin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 45. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat 3. Değerlendirme İİK'nın 45. maddesinde rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusunun, iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167. madde hükmünün mahfuz olduğu, aynı Kanunun 167. maddesinde alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte bulunabileceği düzenlenmiştir. Anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilir. Somut olayın incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından şikayetçi borçlular hakkında 05/11/2019 tarihinde şikayete konu ... 27. İcra Müdürlüğünün 2019/14670 Esas sayılı takip dosyası ile bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, daha sonrasında, 17/12/2019 tarihinde ... 12. İcra Müdürlüğünün 2019/16873 Esas sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı görülmektedir. Her ne kadar yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de; somut olayda öncelikle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe geçildiğinden alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup aynı alacağa ilişkin olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapamaz. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 20/01/2023 tarihli ve 2021/2 Esas 2023/1 Karar sayılı kararı ile de rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile, hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı yönünde karar verilmiştir. O halde; mahkemece, davalı alacaklının tercih hakkını iptali talep edilen kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipten yana kullandığı, bu takipten sonra başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin iptalinin huzurdaki şikayete konu edilmediği gerekçesi ile takibin iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi hükmü gereğince sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Şikayetçi borçluların temyiz itirazlarının reddine, Sonucu itibariyle doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.