12. Hukuk Dairesi 2015/29252 E. , 2015/31214 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı ol
**12. Hukuk Dairesi 2015/29252 E. , 2015/31214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, örnek 10 ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde icra mahkemesine başvurarak imza itirazında bulunduğu ve mahkemece imza itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK.nun 170/3. maddesinin gödermesi anılan Kanunun 68/a. maddesinin dördüncü fıkrasına göre; "İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2., 3. ve 4. fıkraları ve 310, 311 ve 312. maddeleri hükümleri uygulanır." hükmü yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 211. maddesinde; imza incelemesinin yöntemi belirtilmiş olup, buna göre hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle "imzanın borçluya ait olduğunu" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olup ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir. Somut olayda, borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak takip başlatıldığı, borçlunun yasal 5 günlük süre içerisinde imza itirazında bulunduğu, imza itirazına ilişkin başvuru ile birlikte toplam 186,90 TL gider avansının borçlu tarafından yatırılmış olduğu, icra mahkesince, tensip zaptının 11., 12. ve 13. maddelerinde belirtilen yükümlülüklerin borçlu tarfında süresi yerine getirilmediğinden bahisle itirazın reddine karar verilmiş ise de; tensip zaptı borçluya 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğ gibi itiraza konu imzanın borçlunun eli ürünü olduğunu ispat külfeti alacaklıda olduğu halde, ispat yükünü ters çevirecek şekilde borçlunun kesin süre içeresinde tensip zaptındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahis ile itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde, mahkemece, ispat yükü kendisinde olan alacaklıdan tensip zaptında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmesi istenilerek yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.