6. Hukuk Dairesi 2022/1316 E. , 2023/2020 K. ... MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2740 E., 2022/34 K. ... HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/938 E., 2018/466 K. Taraflar arasındaki fazla ödemenin istirdatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine…
**6. Hukuk Dairesi 2022/1316 E. , 2023/2020 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2740 E., 2022/34 K. ... HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/938 E., 2018/466 K. Taraflar arasındaki fazla ödemenin istirdatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 30.06.2010 tarihli sistem kullanım anlaşması mevcut olduğunu, bu sözleşmeye istinadan müvekkili tarafından 31.08.2016 tarihli fatura düzenlendiğini, davalının verdiği sistem kullandırıma hizmetine fahiş artış uyguladığını, 2016 yılı ile yapılan artışın, TÜİK tarafından açıklanan yıllık enflasyon seviyesi ve TEFE-TÜFE oranını aştığını, davalı tarafından tanzim edilen fatura içeriğine süresi içerisinde Ankara 6. Noterliği'nin 20.09.2016 tarih 16639 yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, itiraz edilen tutarın tamamının ise ihtirazi kayıt ile davalıya ödendiğini belirterek, davalıya fazladan ödenen 207.102,34 TL nin ihtar tarihi 20.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin idari bir sözleşme olduğunu ve yargı yolu itirazlarının bulunduğunu, dava dilekçesindeki faturada bedellerinin mevzuata uygun olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " davaya konu faturada yer alan iletim sistemi kullanım ve işletim bedeli ile iletim ek ücretinin 6446 sayılı Kanun ile bu yasaya göre yürürlüğe konan yönetmelik, tebliğ ve EPDK kurul kararlarına dayandığı, 2016 yılında sistem kullanım ve işletim bedelinde ortaya çıkan olağandışı farklılığın fahiş düzeyde olduğu, ancak mevzuatta yapılan değişiklikle iletim sistemi kayıpları ile sıfır bakiye düzeltme giderinin davalı TEİAŞ gelir tavanına ilave edilmesinin sonucunda EPDK tarafından yürürlüğe konan tarifelerde yer alması nedeniyle ortaya çıktığı, 2016 yılı Mayıs ayından itibaren geçerli iletim tarifelerinin düzenleyici kurum olan EPDK'nın gelir düzenlemesi ve kurul kararına dayalı olduğu ve mevzuat hükümleri ile kurul kararlarının yürürlükte bulunduğu taraflar arasında akdedilen anlaşmada sistem kullanım bedellerinin tespitinde mevzuat hükümlerinin geçerli kılınması ve TEFE-TÜFE oranlarının uygulanması konusunda bir kararlaştırma bulunmaması nedeniyle davacının talebinin dayanaksız olduğu, 6719 sayılı yasa ile değişik 6446 sayılı yasanın 17. maddesi 10. fıkrası ile geçici 19. madde hükümlerine göre EPDK kurul kararları ve uygulamaya koyduğu tarifenin bağlayıcı olduğu, bu kapsamda davacının iletim sistem kullanım ve işletim bedelleri ile ilgili talebinin yasal düzenlemelere aykırı olduğu, davaya konu faturada iletim ek ücretinin hatalı olarak yer aldığı, davacının fazladan ödendiği KDV dahil 17,12 TL'yi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte talep etme hakkı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 17,12 TL'nin ödeme tarihi 20.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine" şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iletim kayıplarının karşılanması amacıyla Ocak 2016 ve devam eden dönemlerde oldukça bariz ve fahiş bir şekilde zam yapılması iletim kayıplarının davacı ve bu türden şirketlere yükletilmesinin hukuk devleti adalet ve şeffaflık ilkeleriyle ters düştüğünü, Aralık 2015 döneminde TÜFE yıllık %8,81 iken, Ocak 2016 ve devam eden dönem faturalarında sistem kullanım bedeli %36,58 artış, sistem işletim bedeli ise %1703 artış gösterdiğini, EPDK'ya sınırsız bir fiyatlandırma unsuru belirleme yetkisi ve görevi verilmediğini, yerel mahkemenin yetkisinin sadece faturada yer alan bedellerin EPDK tarafından ilan edilen tarifelere uygun olup olmadığının denetlenmesi ile sınırlandırılmamış olduğunu, mahkemenin artış oranının fahişliği, faturalandırmanın haksızlığı gibi davanın esasına ilişkin yargılama yapmasının önünde hukuki bir engel olmadığını bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faturadaki bedellerin mevzuata uygun olduğunu, TEİAŞ'ın tarife tekliflerini EPDK onayına sunduğunu, artışların yıllık enflasyon oranına göre değil, TEİAŞ'ın bütçe harcamalarının finansmanını karşılayacak düzeyde olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını , davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle birlikte istinaf mahkemesinin sadece davacının başvurusunu incelediğini, davalı talebi hakkında olumlu olumsuz karar vermediğini temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşması gereğince verilen hizmet bedeline 2016 yılı ile yapılan artışın fahiş olduğu gerekçesiyle fazla ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17.maddesinin dördüncü fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.Davalı vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; dosya içeriğine göre mahkemece davanın 17,12 TL üzerinden kısmen karar verilmiş olup, kabul edilen kısım Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. 3. Davacı vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.