10. Ceza Dairesi 2023/17400 E. , 2025/4270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/859 E., 2022/1214 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 a
**10. Ceza Dairesi 2023/17400 E. , 2025/4270 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/859 E., 2022/1214 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, 29.11.2022 tarihinde itirazın reddi kararı ile usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2023/12781 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94335 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94335 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez yargılama konusu 13.06.2017 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, Adı geçen sanığın evvelce 28.07.2015 tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak" suçundan Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2016 tarihli ve 2015/3902 soruşturma sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine, Dörtyol 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2016/84 esas, 2016/264 sayılı kararı ile mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 08.03.2016 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 13.06.2017 tarihinde aynı neviden suçu yeniden işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına ilişkin Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2019 tarihli ve 2019/747 esas, 2019/775 sayılı kararının verildiği, anılan bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine de Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2020/89 esas, 2021/1614 sayılı kararı ile sanıkta uyuşturucu madde kullanımının tespit edilmediği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra işlediği iddia edilen eylemin sabit olmadığı ve durma kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu nazara alındığında, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2018/2360 esas sayılı ek kararı kapsamında Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilerek, 13.06.2017 tarihli eylemin 01.09.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali olup olmadığının tartışılması ve gerektiğinde sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli ve 2022/859 Esas, 2022/1214 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 13.06.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2018 tarihli ve 2017/4393 Soruşturma, 2018/254 Esas, 2018/251 sayılı iddianamesi ile, Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesine 2016/84 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2018 tarihli ve 2018/176 Esas, 2018/479 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21.06.2019 tarihli ve 2018/2360 Esas, 2019/1130 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, 4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21.06.2019 tarihli ve 2018/2360 Esas, 2019/1130 Karar sayılı kararına karşı 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulduğu, 5. İtiraz üzerine Adana Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ek kararı ile, "....bu davanın dayanağını oluşturan Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/747 Esas, 2019/775 Karar sayılı kararının bozulmasına karar verildiği, dayanak davanın böylece ortadan kalktığı" gerekçesiyle itirazın kabulüne (CMK'nın 308/A), 21.06.2019 tarihli ve 2018/2360 Esas, 2019/1130 Karar sayılı Daire kararının ve yapılan kesinleştirme işleminin iptaline, Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/176 Esas, 2018/479 Karar sayılı hükmünün bozulmasına karar verildiği, 6. Bozmadan sonra, Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.10.2022 tarihli ve 2022/859 Esas, 2022/1214 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 29.11.2022 tarihinde itirazın reddi kararı ile kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dayanak Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/56 Esas, 2022/399 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 12.06.2015 (28.07.2015) tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2015 tarihli ve 2015/3902 Soruşturma, 2015/83 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 15.09.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 2. Şüphelinin 24.11.2015 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığı iddiasıyla erteleme kararının kaldırılarak Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2016 tarihli ve 2015/3902 Soruşturma, 2016/151 Esas, 2016/149 sayılı iddianamesi ile Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2016/84 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 08.03.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde 13.06.2017 tarihlinde işlediği aynı nev'i suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2019 tarihli ve 2019/747 Esas, 2019/775 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 5. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2020/89 Esas, 2021/1614 Karar sayılı kararı ile, 24.11.2015 tarihli hastane raporunda uyuşturucu madde kullanımının tespit edilmediği, ihlâl eyleminin sabit olmadığı, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından CMK'nın 223/8.maddesi gereğince durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 6. Bozmadan sonra, Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/56 Esas, 2022/399 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 18.04.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191/1-2-3. maddeleri "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a maddesinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4-b ve 191/4-c maddelerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Tüm bu açıklamalar ışığında; Dosya kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinde açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 13.06.2017 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın önceki 12.06.2015 (28.07.2015) tarihli eylemine konu Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/56 Esas, 2022/399 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 18.04.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, dolayısıyla inceleme konusu davada 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşmadığı gözetilerek, Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılması, hukuken mümkün olması halinde her iki davanın birleştirilmesi, sanığın eylemlerinin tek suç, erteleme kararının ihlâli, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığı hususlarının irdelenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2022 tarihli ve 2022/859 Esas, 2022/1214 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.