Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/1063 E. , 2024/1956 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/1063 Karar No : 2024/1956 DAVACI : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... A.Ş. VEKİLLERİ :Av. ... DAVANIN KONUSU : 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in "İşe alınmada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesi…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/1063 E. , 2024/1956 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/1063 Karar No : 2024/1956 DAVACI : ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... A.Ş. VEKİLLERİ :Av. ... DAVANIN KONUSU : 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in "İşe alınmada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI :Düzenlemenin evrensel hukuk ilkelerine ve Anayasada belirlenmiş hukuk devleti ilkesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğu, Anayasa'nın 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceğinin düzenlendiği, 20. maddesinin 3. fıkrasında "Herkes kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir." hükmünün yer aldığı; 128. maddesinde ise, kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarına ilişkin hususların kanunla düzenleneceğinin belirtildiği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin, düzenleme ile sadece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılması şartı getirilmesinin hukuka aykırı olduğu, bu haliyle mağduriyetlere yol açılacağından iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.'de idari hizmet sözleşmesiyle personel istihdam edildiği, 696 sayılı KHK'nın 117. maddesiyle 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesine "Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair ilgili mevzuat hükümleri PTT ve iştirakleri tarafından istihdam edilecek personel hakkına uygulanmaz." düzenlemesinin eklendiği, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle birlikte yürürlüğe giren 703 sayılı KHK ile devlet teşkilatını düzenleyen çok sayıda yasal düzenlemenin yürürlükten kaldırıldığı, bu kapsamda 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun bir kısım hükmü mülga edilerek 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden düzenlendiği, söz konusu Kararname'nin "Sözleşmeli Personel" başlıklı 391. maddesinin birinci fıkrasında " PTT personeli, 27.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 26. ve 27. maddelerine göre istihdam edilir." düzenlemesinin yer aldığı; 375 sayılı KHK'nın Ek 27. maddesinde "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür. .......Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı'nın görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verildiği; anılan madde uyarınca Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.'de Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin hazırlanarak 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Yönetmeliğin, "İşe Alınmada Aranacak Genel Şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde, "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" hükmünün yer aldığı; 26/10/1994 tarihli 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesi ve 14/02/2000 tarih ve 2000/84 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği ile 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 228 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararına dayanılarak, PTT A.Ş. Genel Müdürlüğü Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönergesinin hazırlandığı; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-8 maddesinde yer alan devlet memurluğuna alımlarda güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması şartının, Anayasa Mahkemesi'nin 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile iptal edildiği; 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli İle Kamu Görevlerine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa Mahkemesi'nin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile iptal edildiği, Anayasa Mahkemesi'nin bu kararları ile, kamu görevine atanmadan önce birtakım şartların getirilmesinin doğal olduğu, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasını öngören kuralların kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak bu alanda düzenleme getiren kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğinin yeterince açık olarak göstermesi ve olası kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerektiğinin ifade edildiği, bu konuda yasal düzenlemenin yapılması gerekmekte olup, yapılacak olan yasal düzenlemenin ardından idarece yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması faaliyetlerinin de bu düzenlemeye göre uyarlanacağı; ancak, bu aşamada söz konusu iptal kararlarının PTT A.Ş. personel alım işlemlerinde yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulamalarını kapsamadığı, idarece halihazırda yürütülen işlemlerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında değil, 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesi ve Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği ile 228 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararına dayanılarak hazırlanan PTT A.Ş. Genel Müdürlüğü Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönergesi kapsamında yürütüldüğü, Yönerge'de güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılırken nasıl bir yol izleneceğinin açıkça belli olduğu; ayrıca, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 7. maddesinde, posta hizmetlerinin gizliliği ve güvenliği düzenlenmiş olup, idarece sunulan hizmetlerin önemi de dikkate alındığında, istihdam edilecek personel hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunulmamış olmasının büyük önem arz ettiği, belirtilen nedenlerle dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in "İşe alınmada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa'nın 20. maddesinin 3. fıkrasında, herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu; bu hakkın, kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığı; kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği; kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir. 01/12/2018 günlü, 7070 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun'un 60. maddesiyle, 657 sayılı Kanun'un Devlet memurluğuna alınacaklarda aranılacak genel ve özel şartları düzenleyen 48'inci maddesinin (A) bendinin (8) numaralı alt bendine "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak.'' hükmü getirilmiştir. Dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan mülga 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrasında; "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 04/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir. 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (A) bendinin (8) numaralı alt bendi ile 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kabul edilmiş ve bu Kanun 17/04/2021 günlü, 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanun'un 13. maddesinin 8. fıkrası ile 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, 14. maddesi ile 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır. 17/04/2021 günlü, 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeleri, kimler hakkında yapılacağını, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğunu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağını, hangi mercilerin soruşturma ve araştırma yapacağını, Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esaslarını, veri güvenliği ile verilerin saklanma ve silinme sürelerini düzenlemektedir." hükmüne yer verilmiş; "Hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar", 3. maddesinde sayılmış; "Arşiv araştırması" 4. maddesinde; "Güvenlik soruşturması" 5. maddesinde; "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak birimler" 6. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında düzenlenmiştir. Bunun yanında anılan Kanun'un 7. maddesinde, yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulmasına ve bu komisyonun çalışma esaslarına ilişkin kurallara, "Kişisel Verilerin Korunması" başlıklı Üçüncü Bölümünde, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında erişilen bilgilerin ne şekilde işleneceği, korunacağı, güvenlik önlemlerinin alınacağı, ne kadarlık bir zaman dilimi sonrasında silinip, yok edileceği gibi düzenlemelere yer verilerek, bu kapsamda erişilen bilgilerin kişisel veri kapsamında korunmasına ilişkin kanuni bir çerçeve çizilmiştir. 12/04/2000 günlü, 24018 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin 11. maddesinde; "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında araştırılacak hususlar''; 12. maddesinde; "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasında İzlenecek Yöntem'' düzenlenmiştir. 15/07/2018 günlü, 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 28. bölümünde Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin teşkilat yapısına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, bu kapsamda, "Kuruluş" başlıklı 385. maddesinde; "(1) Bu Bölüm ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur. (2) PTT’nin sermayesinin tamamı Hazineye aittir." hükmüne yer verilmiştir. Kamu personeli hakkında arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yapılmasına ilişkin genel kurallar öngören mülga 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un yukarında metnine yer verilen 1. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 28/04/2020 günlü, 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 günlü, E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile; Devlet memurlarının göreve başlatılmasında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin olumlu olması şartını arayan 657 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 48. maddesinin (A) bendinin (8) numaralı alt bendinin de Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 günlü, E:2018/73; K:2019/65 sayılı kararıyla iptal edildiği anlaşılmaktadır. Bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin açmış olduğu davalarda da; hak veya menfaat ihlaline neden olan kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün uyuşmazlık yönünden değerlendirilmesi gerekeceği açıktır. Anayasa Mahkemesinin "arşiv araştırması/güvenlik soruşturması"na ilişkin yukarıda sözü edilen iptal kararlarında, gerek 657 sayılı Kanun gerekse 4045 sayılı Kanun'daki kamu görevine alınmada öngörülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması yönündeki iradenin hukuka aykırı olduğuna ilişkin bir gerekçe yer almamakta olup, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilecek personel hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının hiçbir şekilde yapılamayacağı değil; aksine, güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasına dair temel ilkelerin kanunda gösterilmesi, kişisel verilerin güvenliğine ve özel hayatın gizliliğine ilişkin güvenceleri sağlayan kuralların kanunda yer alması koşuluyla güvenlik soruşturmasının veya arşiv araştırmasının yapılabileceği ve elde edilen bilgilerin kamu görevine girmede dikkate alınabileceği sonucuna varılmıştır. Bu haliyle Anayasa Mahkemesi kararlarındaki gerekçe esasa yönelik değil şekle yönelik olup, kanun koyucu tarafından, şekle ilişkin bu gerekçeler dikkate alınmak suretiyle ve yasal düzenlemelerdeki eksiklikler giderilerek 7315 sayılı Kanun yürürlüğe konulmuştur. Mülga 4045 sayılı Kanun'da, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının; kamu kurum ve kuruluşlarında yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılacak kamu personeli hakkında yapılacağı düzenlenmiş; 7315 sayılı Kanun'un 3. maddesinde de; statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında arşiv araştırması yapılabileceği; kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının birlikte yapılacağı belirtilmiştir. Ayrıca 7315 Kanun'la, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmiş; kimler hakkında yapılacağı, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağı, hangi mercilerce soruşturma ve araştırma yapılacağı, bu kapsamda Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esasları, kişisel veri güvenliği ile kişisel verilerin saklanma ve silinme süreleri düzenlenmiştir. Bu itibarla, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarındaki gerekçeler dikkate alınmak suretiyle kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Kanun'la yeni yasal düzenleme yapılarak bu konudaki eksiklikler giderilmiştir. 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun "Posta tekeli" başlıklı 6. maddesinde; "Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmet yükümlüsünün tekelindedir; a) Temel ücret gözönünde bulundurularak Kurumun önerisi ve bakanlığın teklifi ile Cumhurbaşkanı tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi, b) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 7201 sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dahil her türlü tebligatın kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi, c) Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin posta hizmetleri, ...", hükmü, "Posta hizmetlerinin gizliliği ve güvenliği" başlıklı 7. maddesinde; "(1) Hizmet sağlayıcıları ile posta hizmetlerinde çalışanlar veya herhangi bir şekilde posta hizmetleri ile ilgili bilgiye sahip olanların, bu bilgileri ve posta hizmetleri ile ilgili ilişkileri açığa vurmaları, gönderileri açmaları, içlerinde ne olduğunu araştırmaları, üçüncü kişilere bilgi vermeleri veya herhangi birinin bunları yapmasına neden olmaları, gönderileri zapt veya yok etmeleri yasaktır. (2) Hizmet sağlayıcıları, yürüttüğü hizmetlerle ilgili olarak gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür. (3) Posta gönderileri, kanunla yetkili kılınan merciler dışındaki kişilerce alıkonulamaz, açılamaz ve içeriği araştırılamaz." hükmü yer almaktadır. Kamu kurumu niteliği ağır basan davalı İdarenin Anayasa ile güvence altına alınan iletişim ve haber alma gibi konularda kamu hizmeti verdiğinde kuşku bulunmamaktadır. İdareler gördükleri kamu hizmetinin etkin ve verimli yürütülmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Hizmetin doğru yürümesi ise her açıdan yetkin kamu görevlileri tarafından yerine getirilmesi ile olur. Kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli olarak yürütülmesinden sorumlu olan idarenin, mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin niteliği ve gereklerini esas alarak, bu hizmeti yürütecek personelin seçimi ve atanmasını belirli kurallara bağlama konusunda yetkisi bulunmaktadır. Davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin evrensel posta hizmet yükümlüsü olarak yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri, tebligatlar, barışta Türk Silahlı Kuvvetleri posta hizmetleri yönünden posta tekeline sahip olduğu; yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği, hizmet alıcılarının bu hizmetlere güven içinde erişim haklarının sağlanması, hizmet alanların bilgi güvenliğinin tehlikeye düşürülmemesi açısından yürütülen hizmetin önemi ve hassasiyeti dikkate alındığında; milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz hizmetin doğru ve etkin şekilde ehil kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için, davalı İdare bünyesinde her pozisyonda görev yapmak üzere işe alınacaklarda aranacak "güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" şeklinde yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in "İşe alınmada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İlgili Mevzuat: Anayasanın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında; herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu hakkın, kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsadığı, kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği, kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasında; "...(Ek:18/10/2018-7148/29 md.) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise, "Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmü yer almıştır. 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile; Anayasa’nın 13. maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmüne yer verilerek temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğinin ifade edildiği; 20. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağının belirtildiği ve son fıkrasında da herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu kuralının yer aldığı; 129. maddesinin birinci fıkrasında, memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülüklerinin düzenlendiği; Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere “...adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerin…” kişisel veri olarak kabul edildiği; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler bakımından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak bu alanda düzenleme öngören kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterince açık olarak göstermesi ve muhtemel kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerektiği, kuralda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu kapsamda kişisel veri niteliğindeki bilgilere ulaşması öngörülmüşken, Kanun’da bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı, bir başka ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir kanuni güvenceler belirlenmeksizin, kuralla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu soruşturma ve araştırma kapsamında kişisel veri niteliğindeki bilgileri almakla yetkili olduklarının belirtildiği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığından, kuralın Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, Sözleşme'ye taraf devletin milli güvenliği korumak için yetkili ulusal makamlarına, ilk olarak kişiler hakkında bilgi toplama ve halka açık olmayan siciller tutma, ikinci olarak milli güvenlik bakımından önemli kadrolarda çalışmak isteyen adayların bu işe uygunluğunu takdir ederken bu bilgiyi kullanma yetkisi veren kurallara sahip olmaları gerektiğinde kuşku bulunmadığını belirtmektedir. (Leander/İsveç, SB.No: 9248/81, 26/3/1987) Anayasa Mahkemesinin kararına ve AİHM içtihatlarına göre; kamu görevine atanmadan önce kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kural getirilmesi kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Ancak, bu alanda düzenleme getiren kurallarda, kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbir uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğinin açıkça gösterilmesi ve olası kötüye kullanmalara (keyfiliğe) izin verilmeyecek şekilde yeterli güvencelerin sağlanması gerekmektedir. Bu duruma göre, Anayasa Mahkemesinin yukarıda sözü edilen iptal kararı; gerekçesi dikkate alındığında, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilecek personel hakkında güvenlik soruşturmasının hiç bir şekilde yapılmayacağını değil; aksine, güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasına dair detayların kanunda gösterilmesi, kişisel verilerin güvenliğine ve özel hayatın gizliliğine ilişkin güvenceleri sağlayan kuralların kanunda yer alması koşuluyla güvenlik soruşturmasının veya arşiv araştırmasının yapılabileceğini ortaya koymuştur. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine,17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe konulmuştur. 7315 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulmasına ve bu komisyonun çalışma esaslarına ilişkin kurallara; "Kişisel Verilerin Korunması" başlıklı Üçüncü Bölümünde, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında erişilen bilgilerin ne şekilde işleneceği, korunacağı, güvenlik önlemlerinin alınacağı, ne kadarlık bir zaman dilimi sonrasında silinip, yok edileceği gibi düzenlemelere yer verilerek, bu kapsamda erişilen bilgilerin kişisel veri kapsamında korunmasına ilişkin kanuni bir çerçeve çizilmiştir. 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 28. bölümünde Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin teşkilat yapısına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, bu kapsamda, "Kuruluş" başlıklı 385. maddesinde; "(1) Bu Bölüm ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur. (2) PTT’nin sermayesinin tamamı Hazineye aittir." hükmüne, "Sözleşmeli personel" başlıklı 391. maddesinde; "(1) PTT personeli, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 26 ncı ve ek 27 nci maddelerine göre istihdam edilir. (2) Sözleşmeli personelin unvan ve sayıları Genel Kurul kararıyla belirlenir." düzenlemesine yer verilerek, Şirketin yapısı ve personel rejimiyle ilgili temel çerçeve çizilmiştir. 375 sayılı KHK'nın Ek 27. maddesinde, "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür. ...Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı'nın görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde uyarınca 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.' de Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin "İşe Alınmada Aranacak Genel Şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının dava konusu edilen (i) bendinde "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" düzenlemesi yer almaktadır. 696 sayılı KHK'nın 117. maddesiyle 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesine, "Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair ilgili mevzuat hükümleri PTT ve iştirakleri tarafından istihdam edilecek personel hakkında uygulanmaz." düzenlemesi eklenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" ibaresi yönünden incelendiğinde; Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, her ne kadar Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet göstermekte ise de; gerek sermayesinin tamamının Hazineye ait olması ve teşkilat yapısının özelliği, gerek bünyesinde halen (anonim şirket olmadan önce istihdam etmeye başladığı) 657 sayılı Kanun'a tabi memur ve 399 sayılı KHK'ya tabi kadrolu ve sözleşmeli personel çalıştırmaya devam etmesi, gerekse personel rejimi ile ilgili konularda 375 sayılı KHK'nın kamu kurum ve kuruluşlarının idari hizmet sözleşmeli personel çalıştırması ile ilgili bölümlerine atıf yapılmış olması hususları göz önüne alındığında; davalı Kurumun halen kamu kurumu niteliğini koruduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 04/12/2014 tarih ve E:2013/84, K:2014/183 sayılı kararında, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin, kamu kurumu niteliği ağır basan bir anonim şirket olduğu ifade edilmiştir. 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun "Posta tekeli" başlıklı 6. maddesinde, "Aşağıdaki hizmetler evrensel posta hizmet yükümlüsünün tekelindedir; a) Temel ücret gözönünde bulundurularak Kurumun önerisi ve bakanlığın teklifi ile Cumhurbaşkanı tarafından ağırlığı veya ücreti belirlenen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi, b) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun elektronik tebliğe ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 7201 sayılı Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortam dahil her türlü tebligatın kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi, c) Barışta Türk Silahlı Kuvvetlerinin posta hizmetleri, ..."; "Posta hizmetlerinin gizliliği ve güvenliği" başlıklı 7. maddesinde ise, "(1) Hizmet sağlayıcıları ile posta hizmetlerinde çalışanlar veya herhangi bir şekilde posta hizmetleri ile ilgili bilgiye sahip olanların, bu bilgileri ve posta hizmetleri ile ilgili ilişkileri açığa vurmaları, gönderileri açmaları, içlerinde ne olduğunu araştırmaları, üçüncü kişilere bilgi vermeleri veya herhangi birinin bunları yapmasına neden olmaları, gönderileri zapt veya yok etmeleri yasaktır. (2) Hizmet sağlayıcıları, yürüttüğü hizmetlerle ilgili olarak gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür. (3) Posta gönderileri, kanunla yetkili kılınan merciler dışındaki kişilerce alıkonulamaz, açılamaz ve içeriği araştırılamaz." hükümleri yer almaktadır. Kamu kurumu niteliği ağır basan PTT A.Ş., Anayasa ile güvence altına alınan iletişim ve haber alma gibi konularda kamu hizmeti verdiğinden, bu hizmetin etkin ve verimli yürütülmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Hizmetin doğru yürümesi ise, her açıdan yetkin kamu görevlileri tarafından yerine getirilmesi ile olur. Kamu hizmetinin eksiksiz ve düzenli olarak yürütülmesinden sorumlu olan idarenin, mevzuatın öngördüğü şekilde hizmetin niteliği ve gereklerini esas alarak, bu hizmeti yürütecek personelin seçimi ve atanmasını belirli kurallara bağlama konusunda yetkisi bulunmaktadır. Bu durumda; evrensel posta hizmet yükümlüsü olarak yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderileri, tebligatlar, barışta Türk Silahlı Kuvvetleri posta hizmetleri yönünden posta tekeline sahip olan PTT A.Ş.'nin yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği hizmet alıcılarının bu hizmetlere güven içinde erişim haklarının sağlanması, hizmet alanların bilgi güvenliğinin tehlikeye düşürülmemesi açısından yürütülen hizmetin önemi ve hassasiyeti dikkate alındığında; milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz hizmetin doğru ve etkin şekilde ehil kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için, idare bünyesinde her pozisyonda görev yapmak üzere işe alınacaklarda "güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" şartının aranması yolunda yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan; yukarıda belirtildiği üzere, kamu personeli hakkında arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yapılmasına ilişkin genel kurallar öngören 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile; Devlet memurlarının göreve başlatılmasında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin olumlu olması şartını arayan 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendi ise Anayasa Mahkemesinin 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve bu iptal kararları üzerine 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu yürürlüğe konulmuş olup, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, Anayasa Mahkemesinin anılan kararlarında yer alan gerekçe doğrultusunda yürürlüğe konulan yasal düzenleme çerçevesinde yapılması gerektiği kuşkusuzdur. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in "İşe alınmada aranacak genel şartlar" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde yer alan "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda sakınca bulunmamış olmak" ibaresinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...- TL vekâlet ücreti ile...- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.