7. Ceza Dairesi 2021/22604 E. , 2024/231 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/234 E., 2018/846 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temy…
**7. Ceza Dairesi 2021/22604 E. , 2024/231 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/234 E., 2018/846 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) 3. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 20.12.2013 tarihli ve 2013/712 Esas, 2013/755 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.(Kapatılan) 3. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 20.12.2013 tarihli ve 2013/712 Esas, 2013/755 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 3. Dairesinin 13.01.2015 tarihli ve 2015/23 Esas, 2015/18 Karar sayılı ilâmıyla; gerekçeli kararda maddi olayın hatalı olarak sanığın, 29.07.2013 tarihinde 7 gün izne gönderilmesine rağmen, süresi içerisinde Birliğine dönmeyerek 18.08.2013 tarihinde Birliğine dönmesi şeklinde kabul edildiği, daha sonra ise; 17.12.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyetine dair hüküm kurulduğu; bunun ise kısa kararla gerekçeli hüküm arasında ve gerekçeli hükmün kendi içinde çelişki ve teşevvüş (kargaşa) oluşturması, diğer taraftan, atılı suç açısından, kabul edilebilir bir özür nedeniyle birliğe zamanında katılma olanağının bulunmadığı hâllerde, suç işleme kastıyla hareket edildiğinden söz edilemeyeceği karşısında Askerî Mahkemece 27.11.2012 ve 07.12.2012 tarihlerindeki raporlarından sonra başka bir rapor alıp almadığının sanığa açıkça sorulmadığı ve bu durumun araştırılmadığı; yine sanığın 20.12.2012 tarihinde birliğine katılıp katılmadığının araştırılmadığı, 20.12.2012 tarihinde birliğine katılmış olması durumunda, bu tarih itibarıyla suçun temadisinin tamamlanacağı, bu durumun suçun oluşumuna etki edeceği dikkate alındığında, 27.11.2012 ve 07.12.2012 tarihli raporlarını takiben başka bir raporunun bulunup bulunmadığının keza, 20.12.2012 tarihinde birliğine katılış yapıp yapmadığının araştırılmamış olması sebepleriyle mahkûmiyet hükmünün usul ve noksan soruşturma yönlerinden bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilâmına uyarak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 3. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/98 Esas, 2015/478 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4.(Kapatılan) 3. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 01.10.2015 tarihli ve 2015/98 Esas, 2015/478 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 3. Dairesinin 05.01.2016 tarihli ve 2015/619 Esas, 2016/15 Karar sayılı ilâmıyla; sanığın, suç tarihlerini kapsayacak bir şekilde raporunun bulunup bulunmadığının araştırılmaması sebebiyle mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir. 5.Bozma ilâmı üzerine (Kapatılan) 3. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 24.01.2017 tarihli ve 2016/110 Esas, 2017/21 Karar sayılı kararıyla suç tarihinde Jandarma personeli olan sanık hakkında görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Çatalca Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 6.Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2017/234 Esas, 2018/846 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın, 14.11.2012 tarihinde istifa dilekçesi vermesini müteakip, 15 gün süre ile mazeret iznine ayrıldığı, izin süresi içinde rahatsızlanması nedeniyle 27.11.2012 tarihinde Çatalca İlyas Çokay Devlet Hastanesine başvurduğu, burada yapılan muayenesi sonrasında on gün istirahat verildiği, istirahat süresi sonunda 07.12.2012 tarihinde tekrar aynı Hastaneye başvurduğu ve yeniden hakkında on günlük istirahat raporu tanzim edildiği, 17.12.2012 tarihinde görevine başlaması gerekirken başlamadığı, 20.12.2012 tarihinde vermiş olduğu istifa dilekçesindeki eksikliklerin giderilmesi amacıyla Birliğine çağrıldığı, Birliğine gelen sanığa herhangi bir izni bulunmadığı için göreve başlaması gerektiğinin söylenmesine rağmen doktor raporu alacağını beyan ederek görevine başlamadığı, 01.01.2013 tarihinden itibaren ise 2013 yılı yıllık iznine mahsuben iki günü yol olmak üzere toplam 32 gün süre ile kanuni izne ayrıldığı, böylece 17.12.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; istifa işlemlerinin uzayabileceğini tahmin etmediğini, istifa dilekçesi verdikten sonra kendisinde var olan sedef hastalığının tedavisi ile uğraştığını, mesaiye gelmemekle ilgili kötü bir niyetinin bulunmadığını, hastalığının 1997 yılında çatışma esnasında önce iki askerini ardından da annesini kaybetmesiyle yaşadığı üzüntü ve stres nedeniyle ortaya çıktığını beyan etmiştir. 3.Sanık (Kapatılan) Askerî Yargıtay 3. Dairesinin, 13.01.2015 tarihli ve 2015/23 Esas, 2015/18 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine verdiği savunmasında; amacının izinleri arasındaki boşlukları kapatmak için rapor almak olduğunu, Birliğine gitme sebebinin katılma değil evrak eksiğini kapatma amacı taşıdığını ifade etmiştir. 4.Sanığa 20.12.2012 tarihinde Birliğinden telefonla ulaşılarak, istifa dilekçesinde eksik hususlar olduğu belirtilerek kendisinden tekrar 20.12.2012 tarihli istifa dilekçesi alındığı, kendisine göreve başlaması gerektiği söylenmesine rağmen, sanığın istirahat raporu alacağını beyan ederek göreve başlamadığına dair tutulan 17.01.2013 tarihli tutanak dosyada mevcuttur. 5.Sanığın deri hastalığıyla ilgili görmüş olduğu tedavilere ilişkin Gata Haydarpaşa Eğitim Hastanesi ve Kasımpaşa Asker Hastanesi tarafından düzenlenen evrak ve raporlar dava dosyasında mevcuttur. 6.Kovuşturma aşamasında dinlenen cildiye uzmanı bilirkişi tarafından verilen 16.05.2013 tarihli sözlü ve yazılı mütalaada özetle; sanığın kendi uzmanlık alanına ilişkin olarak suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, bununla birlikte hematoloji uzmanından görüş veya rapor alınmasının uygun olacağını belirtmiştir. 7.GATA Haydarpaşa Askeri Hastanesi Hematoloji Polikliniği tarafından 13.09.2013 tarihli ve "... Hk." konulu yazı içeriğinde sanığın hematoloji polikliniğinde görüldüğü tarihlerde askerliğe elverişli olduğu ancak durumunun, TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin sınıfının geri hizmetlerinde veya karargah ve kurumlarda istihdam edilir cümlesine uyduğu bildirilmiştir. 8.Jandarma Genel Komutanlığının 03.06.2015 tarihli ve "... Hk." konulu yazı ekinde sanığın görmüş olduğu tedavilere ilişkin düzenlenmiş olan 5 adet rapor sureti gönderilmiştir. 9.İstanbul Çatalca İlyas Çokay Devlet Hastanesinin 16.10.2017 tarihli yazısı içeriğinde sanığın 17.12.2012 - 01.01.2013 tarihleri arasında kurum kaydına rastlanılmadığının bildirildiği görülmüştür. 10.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1."Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere, sanık savunmasına, bozma ilâmlarına ve tüm dosya kapsamına göre; istirahat izinlerinin bitiminden sonra kendisine izin hakkının olmadığı bildirilmesine rağmen askerlik hizmetine tercih edilebilecek geçerli bir mazereti olmaksızın birliğine katılmayan sanığın, gecikerek 31.12.2012 tarihinde kendiliğinden birliğine katılması karşısında sanığın 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren izin tecavüzü suçunu işlediği belirlenmekle, Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında, adli sicil kaydının bulunması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde, adlî para cezası seçenek yaptırımının tercih edilmiş olmasında ve bir gün karşılığı olarak adlî para cezasının suç tarihinde geçerli olan alt sınırdan belirlenerek adlî para cezasının taksitlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2017/234 Esas, 2018/846 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.