Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1133 E. , 2024/509 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1133 Karar No : 2024/509 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVACI) ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLLERİ: Av.... -Av. ... Av. ... İSTEMİN KONUSU Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması isten
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1133 E. , 2024/509 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1133 Karar No : 2024/509 TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... 2-(DAVACI) ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLLERİ: Av.... -Av. ... Av. ... İSTEMİN KONUSU Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adına, kurum kazancını hesaplarken makine alımından kaynaklanan faiz ve kur farklarını aktifleştirerek amortisman yoluyla itfa etmesi gerekirken, gider olarak kaydetmek suretiyle bir kısım kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013 yılından devreden kurum zararının ve amortisman tutarının yeniden hesaplanması sonucu 2015 yılının Nisan dönemi için re'sen salınan gelir (stopaj) vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin 2013 hesap döneminde yurt dışından temin suretiyle işletme aktifine kaydettiği 30 adet "stol makina" cinsi makinaların iktisap edildiği dönem sonuna kadar oluşacak kur farkı ve faiz giderlerinin makinanın maliyetine eklenmesi gerekirken gider olarak kaydetmek suretiyle kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle dava konusu tarhiyat yapılmış ise de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun değerleme ile ilgili 262, 269, 270 ve 273. maddelerinde sabit kıymetin finansmanı için kullanılan kredilerden dolayı ödenecek olan faiz ve kur farklarının nasıl değerleneceği konusuda herhangi bir düzenleme ve sınırlamanın yapılmadığı, buna göre mükelleflerin sabit kıymetin finansmanı için kullandıkları krediler için ödedikleri kur farkı ve faiz giderlerini sabit kıymetin maliyetine aktarabilecekleri gibi o yılın kazancının tespitinde doğrudan gider olarak dikkate alabilecekleri konusunda seçimlik bir hakka sahip olduklarının kabulü gerektiği, davacı şirketin yatırımlar için kullandığı krediler nedeni ile ödediği kur ve faiz giderlerinin gider olarak kayıtlarına almasında engel bir durum bulunmadığından, dava konusu tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin bu tutarlara isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, tarhiyatın işletme personeline verilen finansman hizmetinden elde edilen bir kısım faiz gelirlerine ilişkin kısmı yönünden ise davacı şirketin çalışanına 16/01/2013 tarihinde yapılan ödemenin personele borç olarak verilen bir ödeme olduğu, 2014 yılı için faiz işletildiğinin mükellef kurum temsilcisi tarafından beyan edildiği, yapılan ödemenin finansman hizmeti niteliğinde olduğu ve faiz hesaplanması gerektiği hususunda ihtilaf bulunmadığı anlaşıldığından, T.C. Merkez Bankasının reeskont işlemlerinde uyguladığı faiz oranları esas alınarak elde edilen faiz gelirinin hesaplanması ticari icaplara uygun olduğundan, davacı şirketin transfer fiyatlandırması nedeniyle elde edilen faiz gelirinden kaynaklanan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2014 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği 2013 yılından devreden kurum zararının azaltılmasından kaynaklanan 2015 yılının Nisan dönemi için kesilen ceza bakımından tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi azaltılmış, vergi ziyaı cezasının tekerrürden kaynaklanan kısmı ise kaldırılmıştır. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu tarhiyatın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.