12. Ceza Dairesi 2013/5636 E. , 2013/27600 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etme Hüküm : Beraat Özel hayata ilişkin Görüntü ve sesleri ifşa etme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Kişiye bağlı ve onun kişisel gelişimiyle ilgili olan özel hayatın gizliliği hakkı, evlilikle tamamen ortadan kalkmaz. Tarafların evli olmaları ve aynı konutu paylaş
**12. Ceza Dairesi 2013/5636 E. , 2013/27600 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etme Hüküm : Beraat Özel hayata ilişkin Görüntü ve sesleri ifşa etme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Kişiye bağlı ve onun kişisel gelişimiyle ilgili olan özel hayatın gizliliği hakkı, evlilikle tamamen ortadan kalkmaz. Tarafların evli olmaları ve aynı konutu paylaşmalarından dolayı birbirlerinin kişisel eşyalarına ve özel yaşam alanına giren hususlara kolayca ulaşabilme imkanına sahip bulunmaları, eşlerin hiçbir sınır olmaksızın birbirlerini sürekli gözetleyebileceği ve denetleyebileceği şeklinde yorumlanamaz. Ancak, kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında, özel hayata ait bilgileri okuma, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata ilişkin ses ve görüntüleri dinleme, izleme ya da kaydetme, kişisel verileri kaydetme, ele geçirme ve yayma eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, esasen bu hallerde, kişinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiğinden de söz edilemez. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre; sanık ile katılanın 17 yıllık evli olup aralarında boşanma davasının devam ettiği, aralarında resmi olarak verilmiş bir ayrılık kararının bulunmadığı, ancak tartışmaların devam ettiği bir dönemde, katılanın kendisine ve ailesine hakaret ettiğini gören sanığın, eşi ile yaşadığı bir tartışmayı kaydederek, daha sonra aralarında görülmekte olan boşanma davasında, vekili aracılığıyla, mahkemeye delil olarak sunduğu olayda; Katılan ve vekilinin iddia ettiği, sanığın, katılanın bir tanesi yatakta çıplak haldeyken, bir tanesi de banyoya girerken soyunduğu sırada almış olduğu görüntüleri ortak tanıdıklarına gösterdiğine yönelik eylemi açısından, savunmanın aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, katılanın kendi gösterdiği tanıkların dahi sanığın bu şekilde bir eyleminin olmadığını beyan ettikleri, dosya içerisinde de, bu yöndeki iddiayı destekleyen bir delil veya tespit de bulunmadığı, ayrıca; taraflar arasında yaşanan tartışmaya ilişkin olup bilirkişi tarafından çözümü yapılan dosya arasında bulunan görüntülerin sanık tarafından, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmediği, bu itibarla sanığın, boşanma davasındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket etmediği de anlaşılmakla, yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen fiili işlediğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sübuta ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.