Ceza Genel Kurulu 2015/1070 E. , 2018/125 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 326-169 Kamu malına zarar verme suçuna teşebbüsten sanık ...'in TCK'nun 152/1-a, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Bayındır Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05.04.2013 tarihli ve 326-169 sayılı hükmün, sanık t…
**Ceza Genel Kurulu 2015/1070 E. , 2018/125 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 326-169 Kamu malına zarar verme suçuna teşebbüsten sanık ...'in TCK'nun 152/1-a, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Bayındır Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05.04.2013 tarihli ve 326-169 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 01.07.2015 tarih ve 24263-27974 sayı ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 11.09.2015 tarih ve 219690 sayı ile; "...06.06.2012 tarihli tutanakta '...kapı ve sandalyelerde zarar ve ziyan olmadığı' belirtilmiştir. Tanık beyanı da bu yöndedir. Sonuç olarak ne sandalyelerde, ne de kapıda kirlenme, zedelenme vs. meydana gelmemiş, bir değer kaybı oluşmamıştır. Mala zarar verme suçunda herhangi bir zarar oluşmadıkça, malın değerinde bir düşme bulunmadıkça suç oluşmuş sayılmayacaktır. Öte yandan bu suça teşebbüs mümkündür. Örneğin, söz konusu sandalyeler camdan yapılmış olsaydı, sanığın tekmelemesi sonucu kırılmasa, hiçbir zarara uğramasa bile eylem teşebbüs aşamasında kalmış olacaktı. Çünkü suça konu eşyanın dayanıklılığı suça teşebbüs yönünden önemlidir ve eşyanın cam gibi hassas, kırılma ihtimali yüksek malzemelerden imal edilmesi ile ahşap veya çelikten yapılması arasında dayanıklılık açısından bir fark vardır. Tutanakta ise sandalye ve kapının cam olduğuna ilişkin bir bilgi mevcut değildir. Ayrıca sanığın elinde kesici, delici vs. bir cisim olduğu da belirtilmemiştir. Bu durumda sandalye ve kapının tekmeye dayanıklı olduğu ve sanığın elverişli bir vasıtaya sahip bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından da söz edilemez. Eylem hoşnutsuzluk yaratsa da suç değildir. Yasa koyucu tarafından unsurlarıyla tanımlanması gerekir. Dolayısıyla mala zarar vermeye teşebbüs suçunun unsurlarının oluşmadığı düşünülmektedir" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Özel Dairece, 13.10.2015 tarih ve 14046-30320 sayı ile itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı kamu malına zarar verme suçuna teşebbüsün yasal unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından;