10. Hukuk Dairesi 2022/4952 E. , 2024/2850 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/822 E., 2022/389 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/572 E., 2019/500 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmes…
**10. Hukuk Dairesi 2022/4952 E. , 2024/2850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/822 E., 2022/389 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/572 E., 2019/500 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının önce ... Demir Çelik A.Ş. taşeronu ... Demir A.Ş.’de, daha sonra ... Demir Çelik A.Ş.’de 2008 Mayıs-2012 Şubat ayları arasında demir kesme işçisi olarak çalıştığını, çalışırken demir tozuna maruz kalarak meslek hastalığına maruz kaldığını, hastalığı süresince başka bir pozisyonda çalıştırılmadığını ve 2012 Şubat ayında işten çıkartıldığını, alınan rapora göre iş göremezlik oranının %19,2 olduğunu, aylık net 1600-1700 TL arası ücret aldığını, davalıların İş Kanunu’nun 2/7 maddesine göre sorumlu olduklarını ve gerekli tedbirleri almamış olmaları nedeniyle sorumluluklarının bulunduğunu belirterek, 1.000,00 TL maddi tazminatın 18.04.2012 tarihinden itibaren ve 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkillerden ... Demir A.Ş.’nin çalışanı olmadığını, davanın ... Sigorta A.Ş.’ye ihbar edilmesi gerektiğini, belirlenen sürekli iş göremezlik oranının yüksek olduğunu, meslek hastalığının davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, işçiye gerekli eğitimlerin verildiğini, koruyucu güvenlik malzemelerinin davacıya teslim edildiğini, manevi tazminat talebinin de yüksek olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 297.816,32 TL maddi tazminatın davalılardan ... Demir San. ve Tic. A.Ş.'nin sorumluluğu 22.336,22 TL ile sınırlı olmak üzere, meslek hastalığının tespit tarihi olan 05.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... Demir San. ve Tic. A.Ş.'nin sorumluluğu 5.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere, meslek hastalığının tespit tarihi olan 05.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminata ilişkin fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu meslek hastalığının, tamamen davacının dikkatsiz çalışması sonucu, ihmal ve kusurundan meydana geldiğini, meslek hastalığına tutulan işçinin 16.09.2008 yılında işe girdiğini ve o tarihten beri aynı işte çalışan, gerekli tüm eğitimleri aldığını, meslek lisesi mezunu, tecrübeli bir işçi olduğunu, meslek hastalığına tutulan işçinin, işe girişi ile meslek hastalığına tutulduğu tarih arasında da kendisine düzenli aralıklarla sürekli olarak İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimlerinin verildiğini, meslek hastalığı, tamamen işçinin kusur ve ihmali sonucu oluştuğunu, meslek hastalığına tutulan ..., davalıların işyerinde uygulanan iş güvenliği kuralları gereği kendisine teslim edilen koruyucu güvenlik malzemelerini kullanmakla yükümlü ve almış olduğu iş güvenliği eğitimleri sonucu bu ekipmanları kullanmasının şahsi güvenliği ve sağlığı için elzem olduğunun da bilincinde olduğunu, nitekim, meslek hastalığına tutulan ...’e verilen koruyucu güvenlik malzemelerinin, işçinin kendi imzası mukabilinde düzenlenen takip kartları ile de kendisine verildiği kayıt altına alındığını, bu sebeple, davalılarca ...’e sağlanan eğitimler sonucu sorumlu olduğu görevin risklerinin bilincinde olan ve işyerinde uygulanan iş güvenliği kuralları gereği kendisine sağlanan koruyucu güvenlik malzemelerini kullanma yükümlülüğünde olan adı geçen işçinin tutulduğu meslek hastalığında davalıların hiçbir kusuru bulunmadığını, davacı işçinin maluliyet oranının tespiti için yapılan: SGK Başkanlığı İstanbul İl Müdürlüğü tarafından 18.04.2014 tarihli kararında davacının maluliyet oranının %19,2 olarak tespit edildiğini, Sosyal Sigorta Kurumunun 25.12.2017 tarihli kararında davacının maluliyet oranının %24,2 olarak tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda da davacının maluliyet oranının %36,2 olduğunun tespit edildiğini, raporlara bakıldığı zaman maluliyet oranına ilişkin çelişki giderilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan rapor da bilirkişi tarafından davacı çalışma koşulları görülmeden salt dosya üzerinden yapılan inceleme ile rapor tanzim edildiğini, davacı ...’in çalıştığı ortam görülmeden sadece dosya üzerinden yapılan inceleme ile davalı şirkete kusur atfedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece yapılan yargılamada davalı şirket tarafından iş güvenliği eğitimleri için verilen eğitimler, alınmış önlemlerin değerlendirilmediğini, iş mahkemelerinde açılan davalarda işveren daha dava başında kusurlu kabul edilip gerekli inceleme yapılmadan kusurlu kabul edildiğini, söz konusu meslek hastalığının tamamen davacı işçinin kendi kusuru ve ihmalkarlığından meydana geldiğini belirterek, istinaf talebinde bulunmuştur C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında aldırılan ve itibar edilen kusur durumunu bildirir raporun 3 kişilik A sınıfı iş güvenliği uzmanından oluşan heyet tarafından, iş güvenliği hususunda gözetilmesi gereken mevzuat çerçevesinde hazırlandığı, yapılan inceleme sonucunda davalı ... Demir San. ve Tic A.Ş.'nin kusur oranının %7,5 oranında olduğu diğer davalı ... Demir Çelik A.Ş.'nin kusur oranının %92,5 olduğu, davacı işçiye ise kusur izafe edilmediği, davacı ile davalı işverenlerin kusur durumlarının tespiti için alınan bilirkişi heyeti raporunun ehil ve konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kusur durumunun tespitine ilişkin raporun kapsamlı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gibi dosya kapsamına, delil durumuna ve somut olayın meydana geliş şekline de uygun olduğu, taraflara izafe edilen kusur oranlarının tarafların somut olaydaki yükümlülükleri ile de örtüştüğü ve kusur oranlarının hakkaniyete uygun olarak tasnif edildiği, bilirkişi heyeti raporunun tarafların görev ve sorumlulukları ile kusur oranlarının belirlenmesi açısından dosya kapsamı ile örtüştüğü, istinafa gelen davalılar tarafından davacı işçinin iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymadığı ve oluşan maluliyette kusurunun bulunduğu iddia edilmiş ise de dosyaya iddiaların ispatı yönünde herhangi bir delilin de sunulmadığı bu nedenle İlk Derece Mahkemesince bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kusur durumunun tespitine ilişkin rapora itibar edilerek bu raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, 18.04.2014 tarihli İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından maluliyet oranına ilişkin olarak düzenlenen raporda davacının silikozis meslek hastalığı nedeni ile maluliyetinin %19,2 olduğu kontrol muayenesinin gerekmediğinin belirtildiği, Mahkemenin ara kararı üzerine Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 25.12.2017 tarihli raporda davacının maluliyet oranının düzeltme kaydı ile %24,2 olarak tespit edildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 11.01.2019 tarihli raporda ise davacıda mevcut meslek hastalığının ilerleme gösterdiğinin ve 19.10.2018 tarihi itibariyle maluliyet oranının %36,2 olduğunun belirtildiğinin görüldüğü, karara esas alınan hesap bilirkişisinin raporunda 15.12.2016 tarihine kadar İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından tespit edilen %19,2'lik maluliyet oranın dikkate alındığı, bu tarihten sonrası için işlemiş dönem ve işleyecek dönem hesabında ise Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu tarafından tespit edilen %24,2'lik maluliyet oranı dikkate alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmış olup, istinafa gelenin sıfatı dikkate alındığında Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporda düzeltme kaydı ile maluliyet oranının tespit edildiği bu durumda İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından tespit edilen maluliyet oranının hatalı tespit edildiğinin daha sonra düzenlenen Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile ortaya konulduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporun ise artma kaydı içerdiği ve bahsi geçen iki rapordan da fazla oranda maluliyet oranı içerdiği ancak söz konusu Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilen maluliyet oranının hesaplamalarda dikkate alınmadığı anlaşılmış olup davacı tarafından istinafa gelinmediği de dikkate alındığında hesaplamalara esas alınan raporlar arasında çelişki olmadığı yalnızca kurum sağlık kurulları tarafından düzenlenen maluliyet tespitine ilişkin raporların düzeltme kaydına bağlı olarak oran değişikliği içerdiği anlaşıldığından, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının da reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 49, 50, 51, 52, ve 56 ve 417 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 19 ve 21 nci maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesinegönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.