Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... TEKS. ÜRÜN. PAZ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.'nin 08.01.1992 tarihinde kurulduğunu ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... Sicil Numarası tescil ettirildiğini, şirket ortaklarından müvekkili ... 'ın %45 , ... 'ın %10 ve diğer ortak ... 'ın ise %45 oranında hisseye sahip olduğunu, şirketin faaliyet konusu ilk olarak kömür-odun alım satımı şeklinde başladığını, daha sonra davalı şirketin tekstil alanında da faaliyet göstermeye başladığını, 2004 yılı
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili Dr. ...'nun dava konusu şirketlerde %74 hissedar olduğunu (davalı taraf savunmasına göre ise %0.02 hissedar olduğu) Türkiye'de özel hastanecilik sektörünün tanınmış ve önde gelen ismi olduğunu, ... yılında ... Hastanesi, Alman hükümeti tarafından kendisine emanet edilen ... Hastanesi, Anadolu yakasının en büyük özel hastanesi olan ... Hastanesi ve İstanbul'un ...'li yılların başında en büyük özel hastanesi olan ... Hastanesi'ni faaliyete sokarak sürdürdüğünü, yabancı ortaklıkların kurulmakta olduğu 2000'li yılların ikinci yarısında gruba çok sayıda teklif geldiğini, ... Bankası kuruluşu ... ile uluslararası yatırımcılar ...ve...'nin bulunduğu Konsorsiyum'la %26 hisseye karşılık 140.000.000 USD'lik öz sermaye gerçekleştirilmesi hususunda Nisan 2011 tarihinde anlaşma yapıldığını, ilk 6 ay boyunca 6 kişiden oluşan ... A.Ş yönetim kuruluna davacı müvekkili ...'ve eşi...'nun da katıldığını, yabancı ortaklar tarafından yönetim kuruluna atanan üyelerin baskı ve dayatmaları ile 2011 yılı sonuna doğru müvekkili ve eşinin yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmak zorunda kaldığını, bu suretle önce yabancı konsorsiyumun eline fiilen geçen hastaneler grubunun bilahare yabancı konsorsiyumun da şirket zararlarındaki büyüme nedeniyle ortaklıktan çekilerek taraflarına şifahi olarak beyan edildiğini, hisselerini şu andaki yönetim kurulu başkanı Av. ...'e bırakmalarıyla 2012 yılından itibaren bir milli servet değerindeki Türkiye'nin en önemli ve en büyük özel hastaneler grubuna dahil hastaneler ile bunları işletmek üzere kurulmuş ruhsat sahibi durumundaki davalı şirketlerin bu zatın insafına terkedilmiş duruma düşmüş olduklarını, 2011 yılı Nisan ayında holding şirkete dahil hastanelerin aylık 20.000.000 TL üzerinde bulunan cirosu ile ve yabancı ortaklıktan gelen 140.000.000 USD'nin şirket kasasında bırakılarak müvekkili tarafından yabancı fonun atadığı kişilere teslim edilmek durumunda kalınan hastaneler grubuna takriben 6 ay sonra ödeme güçlüğü ve nakit sıkıntısı içerisine girdiğini, ...bank A.Ş başta olmak üzere müvekkilinin kefaletinde kullanılan 50.000.000 USD seviyesindeki kredilerle 2012 yılını çıkartamayacak hale geldiğini, şirketlerin son derece ciddi ve ağır bir kötü yönetim altında olduğunu, Ağustos 2012'den Mart 2013'e kadar hiçbir tedarikçiye ödeme yapılmadığını, 160.000.000 TL seviyesindeki şirket gelirinin akıbetinin belirsiz olduğunu, yönetimin bu gelirlerin nerede kullanıldığı ve ne şekilde sarfedildiği hususunda hesap vermediğini, açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, davalı şirketlerin iflasa sürüklenmelerinin önüne geçilebilmesi ve elde kalan tüm aktiflerin ortadan kaldırılmasını önlemek ve içerisinde kamu kurumlarının da bulunduğu şirket alacaklarının menfaatlerini korumak bakımından TTK 630/2 maddesi uyarınca davalı şirketler yönetiminin içerisinde bulunduğu ağır ihmal ve kötü yönetim dikkate alınarak yönetim hakkının temsil ve yetkilerinin kaldırılmasına, şirketlere kayyım atanmasına, davanın kabulü ile davalı şirketlerin tek kişiden ibaret yönetiminin azline, atanacak kayyım marifetiyle alınacak acil tedbirleri müteakip hesap verecek ve denetlenebilecek bir yönetim organı teşkiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.