7. Ceza Dairesi 2022/11228 E. , 2024/180 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/192 E., 2017/386 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine, suça konu eşyanın müsaderesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.04.2017 tarihli kararı ile kaldırılıp sanığın mahkûmiyetine dair kurulan hükmün temyizi üzerin…
**7. Ceza Dairesi 2022/11228 E. , 2024/180 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/192 E., 2017/386 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine, suça konu eşyanın müsaderesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.04.2017 tarihli kararı ile kaldırılıp sanığın mahkûmiyetine dair kurulan hükmün temyizi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesine dayanılarak lehe yasa değerlendirmesi için Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesine iade edildiği, iade sonrası Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesince değerlendirme yapma görevinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine ait olduğu gerekçesiyle "hüküm verilmesine yer olmadığına" karar verildiği ve bu karar sonrası Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 22.04.2021 tarihli ve 2021/613 Esas, 2021/638 Karar sayılı kararı ile 12.04.2017 tarihli karar için tebliğname düzenlenmesi hususunda dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verildiği cihetle; 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanun'un kapsamına giren suçlardan dolayı kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 3 üncü ve 5 inci maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemesine gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sırasında Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak hükmün değiştirildiği, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca lehe yasa değerlendirmesi için dosyanın ancak ilk derece mahkemesine iade edilebileceği, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün değiştirildiği de nazara alındığında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 12.04.2017 tarihli ve 2017/192 Esas, 2017/386 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2016 tarihli ve 2016/810 Esas, 2016/954 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ve kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir. 2.Katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.04.2017 tarihli ve 2017/192 Esas, 2017/386 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi ile yerel mahkemece verilmesi gereken vekalet ücretinin verilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına ilişkindir. 2.Sanığın temyiz isteği, hakkında indirim hükümlerinin uygulanmadığına ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Olay tutanağına göre, ikamette kaçak sigara saklandığına dair ihbar üzerine Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3378 Değişik İş sayılı kararına istinaden sanığa ait ikametinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, ancak ikametin penceresinden bakıldığında pencerenin altında apartman bahçesinde yırtılmış siyah poşet içerisinde sigaraların görülmesi üzerine bahçeye kontrol için gidildiğinde toplam 22 karton kaçak sigaraya el konulduğu anlaşılmıştır. 2.Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporuna göre, suça konu sigaraların yabancı menşeli ve gümrük kaçağı olduğu bildirilmiştir. 3.Sanığın aşamalardaki savunmasından özetle, ikametinin alt katında bulunan bakkalın sahibi olan ... isimli Suriyeli arkadaşının söz konusu sigaraları kendisine emaneten bıraktığını ve kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 4.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair hakkında mahkûmiyet hükmü kurmaya yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ve suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1.Sanık Bölge Adliye Mahkemesi tarafından alınan savunmasında, önceki aşamalarda yaptığı savunmaları tekrar ettiğini ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; ikamette kaçak sigara saklandığına dair ihbar üzerine Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/3378 Değişik İş sayılı kararına istinaden sanığa ait ikamette yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, ancak ikametin penceresinden bakıldığında pencerenin altında apartman bahçesinde yırtılmış siyah poşet içerisinde sigaraların görülmesi üzerine bahçeye kontrol için gidildiğinde toplam 22 karton kaçak sigaraya el konulduğu olayda, Alo 136 hattına yapılan ayrıntılı ihbar, Sulh Ceza Hakiminden alınan arama kararı uyarınca yapılan aramada ele geçen sigaraların dört farklı markada ve 220 adet olması, sanığın savunmalarında ihbarı doğrular şekilde ve ihbarda bulunan adresteki bakkal dükkanı sahibi Suriye uyruklu bir şahıstan sigaraları emaneten aldığını belirtmesi hususları birlikte gözetildiğinde, sanığın gümrük kaçağı ve bandrolsüz tütün mamullerini ticari amaçla bulundurmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine ve suça konu kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılık dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de Bölge Adliye Mahkemesine ait bulunması zorunluluğu, 2.Katılan kurum kendisini ilk derece mahkemesinde ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesindeki duruşmalı istinaf incelemesinde vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihleri itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ayrı ayrı vekalet ücretlerine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.04.2017 tarihli ve 2017/192 Esas, 2017/386 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.