Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/1771 E. , 2024/2469 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/1771 Karar No : 2024/2469 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, silahlı özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/1771 E. , 2024/2469 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/1771 Karar No : 2024/2469 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, silahlı özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken, özel güvenlik kimlik belgesinin süresinin dolması nedeniyle yenilenmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirildiğinden bahisle silahlı özel güvenlik kimlik kartı ve çalışma izni verilmemesi yolunda tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Adana Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanağı olan 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin (h) bendinde yer alan, özel güvenlik görevlisi olabilmek için güvenlik soruşturmasının olumlu olması gerektiğine ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği ve kararın verildiği tarihte kanun koyucu tarafından bu konuda henüz bir düzenlemenin de yapılmamış olduğu anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle özel güvenlik kimlik kartı verilmemesine ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Mahkeme kararında bahsi geçen Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42 K:2022/45 sayılı kararı incelendiğinde, iptal edilen 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının h bendinde yer alan "Güvenlik Soruşturması Olumlu Olmak" ibaresinin 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturmaları yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği ve sözkonusu kararda güvenlik soruşturması ve arşiv kaydı araştırması yapılamayacağına ilişkin bir gerekçenin bulunmadığının, nitekim uyuşmazlığa konu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla konuya ilişkin 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırma Kanunu'nun yürürlüğe girmiş olduğunun ve davalı idarenin de dava konusu işlemi anılan Kanun uyarınca oluşturulan komisyonca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesine göre tesis ettiğinin görüldüğü, bu durumda davacının silahlı özel güvenlik kartının güvenlik soruşturması ve arşiv kaydının olumsuz olduğu gerekçesiyle iptal edildiği dikkate alındığında, işlemin sebep unsurunun irdelenmesinin gerektiği, buna göre, davacının yapacağı görevin nitelikleri ve yargılaması hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla sonuçlanan suça konu eyleminin niteliği ve işleniş biçimi değerlendirildiğinde, 5188 sayılı Kanun'un 10/d maddesinde yer alan katalog suçlardan olmadığı ve davacının özel güvenlik hizmeti vermesine engel teşkil edecek bir mahiyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının özel güvenlik görevlisi olarak çalışmasının kamu güvenliğini tehlikeye düşüreceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Silahlı özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta olan davacının, özel güvenlik kimlik belgesinin süresinin dolması nedeniyle yenilenmesi istemiyle yaptığı başvuru üzerine, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirildiğinden bahisle silahlı özel güvenlik kimlik kartı ve çalışma izni verilmemesi yolunda tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Adana Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonu kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un "amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemektir." hükmüne; "kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Kanun, özel güvenlik izninin verilmesine, bu hizmeti yerine getirecek kişi ve kuruluşların ruhsatlandırılmasına ve denetlenmesine ilişkin hususları kapsar." hükmüne; "Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar" başlıklı 10. maddesinde, "Özel güvenlik görevlilerinde aşağıdaki şartlar aranır: a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak. b) Silahsız olarak görev yapacaklar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olmak. c) 18 yaşını doldurmuş olmak. d) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile; 1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak. 2) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak. 3) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak. e) (Mülga: 23/1/2008 – 5728/578 md.) f) Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak. g) 14 üncü maddede belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmak. h) Güvenlik soruşturması olumlu olmak." hükümlerine; "Çalışma izni" başlıklı 11. maddesi, 1. fıkrasında, "Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler ile özel güvenlik şirketlerinde, alarm izleme merkezlerinde ve özel güvenlik eğitimi verecek kurumlarda kurucu ve/veya yönetici olarak çalışacaklar hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ay içinde tamamlanır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her kimlik verilmesi veya ihtiyaç duyulması halinde yenilenir. Şirketlerde eğitici ve temsilci olacaklar ile şirket ortağı tüzel kişi ortaklarında da kurucularda aranan şartlar aranır ve güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıdaki mevzuat hükümleri ile dava konusu işlem birlikte değerlendirildiğinde, kamu güvenliğini tamamlayıcı nitelikte olan özel güvenlik görevinin niteliği ve önemi gereği güvene dayalı olduğu, mesleği icra eden görevlilerin mesleki yaşamda da özel hayatlarında da mesleğin önem ve vakarına uygun hareket etmeleri, hizmetin niteliği ile uyumlu olarak şüpheden uzak bulunmaları gerektiği, ilgili mevzuat uyarınca toplumsal etkisi olan bir takım suçların mesleğin icrasına engel olarak belirtilmesinin yanı sıra "güvenlik soruşturması olumlu olmak" şartı da eklenmek suretiyle meslekle bağdaşmayan hal ve davranışların tespiti halinde ölçülülük ilkesine uygun olarak idareye takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Özel güvenlik hizmetinin yukarıda bahsedilen niteliği dikkate alındığında, ortada kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmasa bile, özel güvenlik hizmeti ile bağdaşmayacak olan belli fiiller nedeniyle devam eden yargılamaların, ertelenen mahkumiyetlerin, denetimli serbestlik tedbirlerine tabi tutulmanın veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilmesinin de, güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olarak değerlendirilmesine neden olabileceği ve özel güvenlik görevlisi olarak çalışma izni verilmemesi işlemine dayanak alınabileceği tabiidir. Uyuşmazlıkta, davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile "Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak Kendiliğinden Dağılmama" suçunu işlediği gerekçesiyle 10 ay hapis cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dava konusu işlemde bu durum işlemin sebep unsuru olarak gösterilmemekle, sadece güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı belirtilmekle birlikte, davalı idarenin savunma dilekçesinde işlemin sebep unsurunun mezkur dava olduğunun ifade edildiği görülmektedir. Bu durumda, her ne kadar davacı hakkında üzerine atılı suçtan dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verilmiş ise de, anılan karar ve dosya içeriğine giren bilgi ve belgelerden davacının kovuşturmaya konu fiili gerçekleştirdiğinin açıkça anlaşıldığı ve dava konusu işlem tarihi itibarıyla ilgili kovuşturma hakkında düşme kararı da verilmediği dikkate alındığında, bu durumun davalı idare tarafından ilgili hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını olumsuz değerlendirmeyi gerektirecek nitelikte görülmesinin, özel güvenlik görevlisi olarak çalışmanın kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetinden kaynaklanan önem ve özelliği muvacehesinde, idareye mevzuatla tanınmış olan takdir yetkisinin sınırları içerisinde ölçülü ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/06/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu görüldüğünden, onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.