11. Ceza Dairesi 2023/3770 E. , 2024/3577 K. K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/6891 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ…
**11. Ceza Dairesi 2023/3770 E. , 2024/3577 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/6891 Değişik iş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ...Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.11.2021 tarihli ve 2021/46411 Soruşturma, 2021/30703 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ...2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.01.2022 tarihli ve 2021/6891 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.01.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 2022/6081 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61535 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61535 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, Adana ilinde bulunan müştekinin donmuş tavuk ticareti yapmak üzere şüphelilerden Şahabettin Dursun ve ... aracılığıyla Beypiliç fabrika satış noktası olduğu söylenen diğer şüpheli ... ile tanıştırıldığı, müştekinin Kayseri'de Beypiliç firmasının bayisi olduğunu düşündüğü şüpheli ...'la mesafeli satış sözleşmesi yaptığı, buna göre 39.100,00 Amerikan doları karşılığında bahse konu ürünlerin gönderilmesi üzerine anlaştıkları, müştekinin kapora olarak şüpheli ...'a 5.000,00 Amerikan dolarını elden verdiği, geri kalan paranın malların araca yüklenmesinden sonra verileceği hususunda mutabık kaldıkları, daha sonra müştekinin tekrar Kayseri'ye geldiğinde kendisine daha önce gösterilen dolu olarak gösterilen deponun boş olduğunun farkına varınca şüpheli ile aralarındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği ve vermiş olduğu kaporayı geri istediği, ancak kaporanın iade edilmediği, müştekinin, şüphelinin sözde Beypiliç Firmasının ...il satış temsilcisi olduğunu düşünerek ilgiyi firmayı aradığında, bu kişilerin firmayla ilgisi olmadığının anlaşıldığı, ayrıca imzalanan belgelerde de ... isimli bir şahsın isminin kullanıldığının müşteki tarafından sonradan fark edildiği, bu şekilde müştekinin şüpheliler tarafından dolandırıldığı iddiasıyla müştekinin adı geçen şüphelilerden şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, olayın hukuki ihtilaf kapsamında kaldığından bahisle şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de, Müştekinin, dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere, şüpheli ...'ın Kayseri'de Beypiliç isimli firmaya ait bayisi olduğu hususunda diğer şüpheliler Şahabettin Dursun ve ...'ın telkinleriyle inandırılarak şüpheliye ait olduğu iddia edilen bahse konu ürünlerin olduğu deponun gösterildiği, yapılan sözleşmede ise anılan firmaya ait kaşede diğer şüpheli ...'nin ismi ve imzasının bulunduğu, bu şekilde müşteki ürün tedariki için piyasada ismi bilinen bir firmayla anlaşma yaptığını düşünerek menfaat konusu kaporayı şüpheliye verdiği anlaşılmakla; şüpheliler ... ve Şehabeddin Dursun'un şüpheli sıfatıyla beyanlarının alındıktan sonra, şüpheli ...'nin ve bahse konu sözleşmede ismi geçen diğer şüpheli ...'nin gerçekten Beypiliç adına satış yetkisi bulunup bulunmadığı ve tavuk satımına ilişkin işyerinin ve ekipmanının olup olmadığının araştırılarak, buna ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya getirtilmesini müteakip, yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin şüpheliler ... ve ... aracılığıyla tanıştığı, kendisini Beypiliç Fabrika Satış Noktası yetkilisi olarak tanıtan şüpheli ... ile 39.100,00 USD tutarında ürünün 29.06.2021 tarihinde teslimi üzerine anlaştıklarının, şüpheliler tarafından anlaşma konusu mallarla dolu bir deponun şikâyetçiye gösterilmesi üzerine, şikâyetçinin 5.000,00 USD parayı kapora olarak şüpheli ...'ye verdiğinin, belirlenen tarihte ...iline gelen şikâyetçinin daha önce kendisine gösterilen deponun boş olduğunu ve şüpheli ...'nin de Beypiliç isimli şirketle bir ilgisinin bulunmadığını öğrenmesi sonrası kapora olarak verdiği paranın iade edilmesini talep ettiğinin, ancak bir sonuç alamadığının ve yaptığı incelemede taraflar arasında imzalanan sözleşme üzerindeki kaşede şüphelinin isminin Tuna Çelebi olarak yazıldığını fark ettiğinin iddia olunması karşısında; şüphelilerin savunmalarının alınması, şikâyetçi tarafından ibraz edilen sözleşme sureti üzerindeki kaşede ismi yazan ... isimli bir kişinin gerçekte yaşayıp yaşamadığının, Beypiliç Fabrika Satış Noktası isminde bir iş yerinin bulunup bulunmadığının, varsa bu iş yerinin yetkilisinin kim olduğunun ilgili kurumlar nezdinde araştırılması, şüphelilerin fiilen dondurulmuş tavuk ticareti işi ile uğraşıp uğraşmadıklarının belirlenmesi, benzer eylemlerine yönelik başkaca soruşturma dosyaları olup olmadığının ortaya konulması ve ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/35603 Soruşturma sayılı dosyası getirtilip incelenerek bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şikâyetçinin dolandırıcılık suçuna dair iddiaları yönünden mükerrer soruşturma yapılıp yapılmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "...şüphelilerin sözleşme kapsamında faaliyet gösteren işyerlerinin bulunduğu ve sözleşme ile verilen kaporayı kabul ettikleri dikkate alındığında taraflar arasında çıkan edimin ifasından dolayı oluşan uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklanan bir hukuki uyuşmazlık olduğu, şüphelilerin başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerine dair müştekinin soyut iddiasından başka haklarında kamu davası açmayı gerektirir delil bulunmadığı, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin olarak da taraflar arasındaki hukuki anlaşmazlığın edimin ifasına ilişkin veya verilen kaporanın tahsili için ayrıca tarafların icra dairesi, ilgili hukuk mahkemesine başvurma haklarının bulunduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ...2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 06.01.2022 tarihli ve 2021/6891 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.